Edward Westermarck Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

Eduard Alexander WESTERMARCK (1862-1939)

Edward Westermarck (1862-1939), Finlandiyalı bir sosyolog, filozof ve antropologdur. İnsan davranışları ve sosyal yapılar üzerine yaptığı çalışmalarıyla tanınır. Westermarck, özellikle ahlakın evrimi ve cinsellik üzerine olan çalışmalarıyla bilinir.

Westermarck'ın en ünlü eserlerinden biri "The History of Human Marriage" (1891) kitabıdır. Bu çalışmada, evliliğin kökenlerini ve evrimini incelemiş ve evlilik kurumunun farklı kültürlerde nasıl şekillendiğini analiz etmiştir. Westermarck, evliliğin doğal ve biyolojik temellere dayandığını, insan toplumlarının evlilik ve aile yapılarının biyolojik ihtiyaçlar ve sosyal düzenlemelerle şekillendiğini savunmuştur.


Ayrıca, Westermarck ahlakın kökenleri ve doğası üzerine önemli katkılarda bulunmuştur. "The Origin and Development of the Moral Ideas" (1906-1908) adlı eserinde, ahlaki duyguların evrimsel kökenlerini ve çeşitli kültürlerde ahlaki inançların nasıl değiştiğini araştırmıştır. Westermarck, ahlaki duyguların ve yargıların bireylerin toplumsal yaşantılarıyla şekillendiğini ve evrimsel biyolojinin bu süreçte önemli bir rol oynadığını ileri sürmüştür.

Westermarck'ın çalışmaları, sosyoloji, antropoloji ve psikoloji gibi disiplinlerde önemli etkiler yaratmış ve evrimsel bakış açısının sosyal bilimlere uygulanmasında öncü olmuştur.

Finlandiyalı filozof ve bilgin. Ahlak ilkelerinin sevinç ve üzüntü yaratan olaylardan kaynaklandığı görüşünü savunmuştur.

Hayatı

Edward Westermarck, 30 Kasım 1862’de Helsinki’de doğdu ve 3 Eylül 1939’da Lapinlahti’de vefat etti. Ortaöğrenimini tamamladıktan sonra, 1881 yılında Helsinki Üniversitesi’ne girerek felsefe, antropoloji ve sosyoloji alanlarında eğitim aldı. 1889’da evlilik konusunu ele aldığı çalışmasıyla doktor unvanını kazandı. Farklı kurumlarda çalıştıktan sonra, 1904 yılında Londra Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak felsefe, sosyoloji ve antropoloji dersleri verdi. 1906’da Helsinki Üniversitesi’nde felsefe profesörü oldu. 1918’de İsveç’te kurulan Abo Akademisi’ne önce üye, sonra başkan seçildi ve diğer görevlerinden ayrıldı. Avrupa dışında, yedi yıl süren geziler yaparak, çeşitli toplulukların gelenek, görenek, inanç, yaşam biçimi, sanat ve halk bilimi konularında araştırmalar gerçekleştirdi. Bu araştırmalardan elde ettiği bilgilerle ahlak, estetik ve felsefe konularını açıklamaya çalıştı.

Ahlak ilkeleri ve psikoloji verileri

Edward Westermarck, ahlakın doğası ve kökenleri üzerine kapsamlı çalışmalar yapmış, bu alanda önemli bir felsefi öğretisi geliştirmiştir. Ahlakın psikolojiyle olan bağlantısını vurgulayan Westermarck, insan davranışlarının ve ahlaki yargıların temelinde psikolojik süreçlerin yattığını savunmuştur.

Westermarck'ın felsefe öğretisinin temelini ahlak sorunları oluşturur. Ona göre, ahlak konusunun tam anlamıyla anlaşılabilmesi için psikoloji verilerinden yararlanmak şarttır. Çünkü psikoloji, insan davranışlarının kaynağını araştıran ve bu davranışlarla ilgili sorunlara çözüm bulmayı amaçlayan tek bilim dalıdır. Westermarck, ahlakın, insanın düşünme yetisi bakımından, içinde bulunduğu gelişim süreci dışında bağımsız bir alan olarak görülmemesi gerektiğini belirtir. Ona göre, insanda anlığa dayalı gelişmeyle yan yana yürüyen ve denetleyici bir öğe niteliği taşıyan "vicdan" bulunmaktadır.

Vicdanın evrimi ile ahlak ilkeleri ve anlık yetiler arasındaki bağlantı, bir yandan düşünme eylemine, diğer yandan da toplumsal uyarımlara dayanır. Vicdan geliştikçe, denetleyici, seçici ve düşünücü gücü de artar. Bu gelişme, geçmişten geleceğe doğru uzanan ve kesintiye uğramayan bir süreçtir. Westermarck, bu gelişim sürecini anlamak için yalnızca uygar insanları değil, tüm insan türünü gözlemlemenin ve onun yayılış alanını saptamanın gerekli olduğunu savunur. Oysa, filozoflar genellikle ileri uygarlık aşamasında bulunan toplulukları incelemekle yetinmişlerdir. Ahlak kavramlarının kaynağı psikolojiye dayanılarak araştırıldığında, insanın temel eğilimlerinden biri olan "heyecan"la karşılaşılır.

Westermarck'ın bu görüşleri, ahlakın evrimsel biyoloji ve psikoloji ile olan ilişkisini vurgulamakta ve ahlaki ilkelerin gelişiminde toplumsal ve psikolojik etmenlerin önemini ortaya koymaktadır. Bu bakış açısı, ahlak felsefesinde önemli bir perspektif sunar ve insan davranışlarının anlaşılmasında derinlemesine bir analiz sağlar.

Heyecan, vicdan ve tepki

Edward Westermarck, ahlak sorunlarını açıklarken "heyecan" kavramını merkeze alır ve insanı bir "heyecan varlığı" olarak tanımlar. Farklı şekillerde ortaya çıkan heyecan eylemleri, kişinin temel özelliklerini ve olaylar karşısındaki davranış biçimini yansıtır. Ahlak sorunları da bu eylemlerin bütününde ortaya çıkar. Bu nedenle, ahlakın temeli insanın yaşadığı gerçek bir olaydır. Olayın kaynağı ve yönlendirici öğesi vicdan olduğuna göre, ahlak ilkelerini de vicdanda aramak gerekir. Vicdan-heyecan bağlantısı, insan ile olay arasındaki ilişkiyi ifade eder.

Westermarck, biri üzüntü, diğeri ise sevinç yaratan iki karşıt olayın heyecan-vicdan bağlantısı içinde gerçekleştiğini öne sürer. Vicdan, değerlendirici ve yönlendirici bir öğe iken, heyecan olayın yarattığı yaşamsal tepkidir. Bu tepki, kişiyi iki tutumla karşı karşıya getirir: ödüllendirici, onaylayıcı bir tutum ve öfkelendirici, tiksindirici bir tutum. Burada ahlakla ilgili olan ödüllendirici heyecandır. Bu, kişiyi iyiliğe, sevgi ve saygıya yönlendirir; diğeriyse öfkeye, öç almaya ve direnmeye götürür. İlk tutumun görünümü sevinç, ikincisininki ise üzüntüdür.

Westermarck'ın bu görüşleri, ahlakın temelinde yer alan duygusal tepkileri ve vicdanın bu tepkilerle nasıl şekillendiğini vurgular. Ahlaki davranışların ve yargıların, insanın duygusal ve vicdani tepkilerinin bir yansıması olduğunu savunur. Bu yaklaşım, ahlakın evrimsel ve psikolojik temellerini anlamaya yönelik önemli bir katkı sağlar.

Olumlu ve olumsuz değerler

Edward Westermarck'a göre ahlak, iki karşıt edimden birini onaylar ve diğerini gereksiz ve olumsuz sayar. Onaylanan edim iyi, onaylanmayan ise kötüdür. İyi olan edimler, iyilik, yardımseverlik, erdem ve dostluk gibi değerleri oluştururken, tiksinti duyulan kötü edimler düşmanlık, öç alma ve uyumsuzluk gibi olumsuz durumları yaratır. Bu onaylanan ve onaylanmayan olaylar ve bunların insanlar üzerindeki etkileri, zamanla ahlak ilkelerinin şekillenmesine olanak sağlamıştır.

Westermarck'a göre, ahlak ve diğer toplumsal kurumların oluşmasında başlıca etken, farklı görünümlerle ortaya çıkan heyecandır. Başlangıçta bu heyecanların doğal bir olay olması nedeniyle herhangi bir anlamı yoktu. Ancak, insan anlığının ve diğer düşünme yetilerinin evrimiyle birlikte bu heyecanlar anlam kazanmaya başladı.

Ahlakın temeli olan bu iki karşıt edim, insanın duygusal tepkileriyle şekillenir. İyilik ve yardımseverlik gibi olumlu değerler ödüllendirici, onaylayıcı heyecanlarla desteklenirken, düşmanlık ve öç alma gibi olumsuz durumlar öfkelendirici, tiksindirici tepkilerle reddedilir. Bu süreç, insanlık tarihinin akışı içinde ahlak ilkelerinin evrimini sağlar.

Westermarck'ın bu görüşleri, ahlakın ve toplumsal kurumların evrimsel biyoloji ve psikoloji temelli bir perspektiften anlaşılabileceğini savunur. İnsan davranışlarının ve toplumsal yapılarının, duygusal ve vicdani tepkilerin evrimiyle nasıl şekillendiğini gösterir. Bu yaklaşım, ahlakın evrimsel ve psikolojik temellerine dair derin bir anlayış sunar.

Eserleri

Edward Westermarck, ahlak, evlilik, ve toplum üzerine önemli eserler vermiş bir düşünürdür. 

  1. The History of Human Marriage (1891): Evlilik kurumunun tarihsel evrimini inceleyen bu eser, farklı kültürlerdeki evlilik pratiklerini ve bunların kökenlerini analiz eder.
  2. The Origin and Development of the Moral Ideas (1906-1908): İki ciltlik bu çalışmada Westermarck, ahlaki fikirlerin kökenlerini ve gelişimini araştırır. Ahlakın evrimsel biyoloji ve psikoloji temelinde nasıl şekillendiğini açıklar.
  3. Ethical Relativity (1932): Bu kitapta Westermarck, ahlaki ilkelerin kültürden kültüre nasıl değiştiğini ve evrensel bir ahlak anlayışının mümkün olup olmadığını tartışır.
  4. Marriage Ceremonies in Morocco (1914): Bu çalışmada, Fas'taki evlilik törenlerini ve bu törenlerin kültürel bağlamını inceler. Etnografik veriler sunar.
  5. Three Essays on Sex and Marriage (1934): Cinsellik ve evlilik üzerine üç denemeden oluşan bu eser, bu konuların sosyolojik ve antropolojik perspektiflerini ele alır.
  6. Christianity and Morals (1939): Bu kitapta Westermarck, Hristiyanlık ahlakını ve Hristiyanlığın ahlaki öğretilerinin tarihsel gelişimini inceler.
  7. Ritual and Belief in Morocco (1926): Fas'taki ritüel ve inançları detaylı bir şekilde inceleyen bu eser, antropolojik açıdan önemli bir çalışmadır.

Westermarck'ın eserleri, ahlak, evlilik ve toplumsal yapılar üzerine yaptığı derinlemesine analizlerle, sosyoloji, antropoloji ve felsefe alanlarına önemli katkılarda bulunmuştur. Bu çalışmalar, insan davranışlarının ve toplumsal kurumların evrimsel ve kültürel temellerini anlamada büyük önem taşır.

Daha yeni Daha eski