Francesco Petrarca Kimdir, Hayatı, Kitapları, Hakkında Bilgi

PETRARCA, Francesco (1304-1374)

İtalyan, ozan ve düşünür. Hümanizm akımının öncüsüdür.

20    Temmuz 1304’te Arezzo’da doğdu, 18 Temmuz 1374’te Padova yakınlarında Arqua’da öldü. Ünlü ozan Dante’nin yakın arkadaşı olan babası Floransa’dan sürülmüş, papa Vl.Clementius’un çağrısı üzerine Avignon’da yerleşmişti. Petrarca önce Carpentiras ve Montpellier’de, sonra Bologne’da çağının önde gelen ozanlarından Cino Da Pista’nın yanında öğrenim gördü. Bu dönemde Yunan ve Latin dilleriyle felsefeleri üzerinde çalıştı, özellikle şiir türünde ortaya konan düşünce türleriyle ilgilendi. 1324’te Avignon’a döndü, çalışmalarını sürdürdüğü sırada Laura adında genç ve evli bir kadını sevdi, ancak onunla yakınlık kuramadı. Oldukça sarsıcı bir gelişim gösteren bu sevginin etkisiyle, biraz da avunmak için, Avrupa’nın birçok yerini gezdi, gençlik döneminin en içli, duygulu ve etkili şiirlerini bu gezileri sırasında ortaya koydu. Romalı kumandan Scipio’yu konu edinen Africa adlı destanını yazdı. Bir aralık manastıra çekilerek rahip oldu. 1341’de, şiirleriyle sağladığı başarı yüzünden, kendisine “şairlik tacı” giydirildi. Elçilikle görevlendirilerek İtalya’nın birçok yerini dolaştı.

Özgür istenç ve düşünce

Petrarca, çalışmalarında, Eski Yunan ve Latin düşüncesinin yeniden gündeme getirilmesine ağırlık verdiğinden, önce ilgili yazmaları toplayıp büyük bir kitaplık kurdu, sonra bunları yeniden açıklamaya, yorumlamaya girişti. Platon, Aristoteles ve Cicero’ nun yapıtlarını inceledikten sonra, Aristoteles’in görüşlerinden kaynaklanan Gezimcilik’e karşı çıktı, onun beslediği Skolastik felsefenin ve tanrıbilimin insanı, bir bütünlük içinde, anlayamayacağım ileri sürdü. Özellikle Platon-Cicero İkilisinin ahlak ve varlık anlayışlarını düşüncelerine temel alan Petrarca için üzerinde durulması gereken başlıca konu insandır. Platon’un Symposion (Şölen) adlı yapıtında bir coşku varlığı, düş gücünün etkisiyle şiirin kanatlandırdığı bir yaratıcı olan insan, Cicero’nun yapıtlarında salt ve özgür istence dayanan bir ahlak varlığı olarak görülür. Petrarca’ya göre Avrupa aydınının benimsemesi, tanıması gereken örnek düşünce bu iki bilgenin kişiliğinden doğmuştur. Yapılacak iş onları yeterince anlamak, onların görüşlerini bir eylem ilkesi diye yaşama uygulamaktır.

Petrarca’nın düşünce dizgesinde güzel, yetkin, iyi, doğru ve özgür istenç temel ilkelerdir. Bu ilkeler yaşamın bütün alanlarında geçerli olmalı, bütün eylem ve davranışları biçimlendiren, yönlendiren kural niteliği kazanmalıdır. Bunlar, düşünen insan için, gerçek bir yaşama biçimi oluşturan öğelerdir. Bu öğelerin önemini, insan varlığındaki değerini kavrayabilmek için kişinin kendi Ben’ine dönmesi, içekapalı bir yaşama yöntemi benimsemesi gerekir. Bu yöntem toplumu oluşturan bireylerden kaçma, onları önemsiz sayma anlamına gelmez, kişinin kendini geliştirmesi, yetkin kılması, insanın özünü kavraması bakımından tutulan yol olarak nitelenir. Bu yöntem, bir ahlak varlığı olan, insan için temel ödevdir. Kişinin başkalarını anlaması, tanıması kendini bilmesine, özünü oluşturan öğeleri kavramasına bağlıdır. Çünkü kişi çevresine ancak kendi Ben’inden yola çıkarak varabilir.

İnsan, sevgi, bilgelik

İnsan bir ahlak varlığıdır, bu ahlakın temelini kuran iki öğe de sevgi ve bilgeliktir. Sevgi kişinin kendi özünde başkalarını bulması, başkalarının varlığında kendini görmesidir. Bilgelik ise kendini bilmekle başlayan, Ben’den çevreye açılan bir anlama, bir tanımadır. Ne kendini bilmeyen başkalarını, ne de başkalarını yeterince tanımayan kendini bilebilir. İnsan, düşünmek için, yalnızlığı seçer, arada bir sevdikleriyle görüşürse yaşamın önemini, sevginin, dostluğun değerini daha iyi kavrayabilir. Sevgi kişinin düşünce evrenini genişlettiği gibi ona derinlik de kazandırır. İnsanda gö^de ile tine yönelik sevgi iç içedir, birbirini bütünleyen iki öğedir. Bu nedenle ne yalnız gövdeyle ilgili olan, ne de yalnız tinle bağlantılı bulunan birbirlerinden ayrı varlıklarmış gibi sevilebilir.

Yaşamın ereği mutluluk

Petrarca için yaşamın amacı olan mutluluğun sağlanması özgür istenç ve düşünceye bağlıdır. Özgür istenç ve düşünce kişiyi dinginliğe ulaştırır, ona mutlu yaşamın yollarını gösterir. Ancak özgür istenç ve düşünce sevgiden ayrı değil, onunla birliktedir. Çünkü özgür istençle düşünmeyi bilmeyen kimse sevginin etki ve değerini de kavrayamaz. Bu sevgi bir yandan insanı, bir yandan da onun içinde yaşadığı, doğayı
kuşatır. Özgür istençle us el eledir. Bütün davranışları us yönlendirmeli, onlara uyulması gereken temel ilkeleri göstermelidir. Petrarca sevgi, istenç, us gibi üç öğeyi birlikte düşünür ve insanı bu üçüyle bütünleşmiş bir düşünen varlık diye anlar.

Tanrı kavramına, Incil’den gelen bir inançla, bakan Petrarca’va göre ölüm korkusunu gidermek için bu yüce varlığa inanmak kaçınılmazdır. Çünkü insanı gelecek kaygısından, ölüm korkusundan, öte-dünva ile ilgili tedirginliklerden kurtaracak olan tanrısal kayradır. Ancak bu kurtarış da kesin değildir. Düşünen, inanan insan belli bir yerde durmaz, sürekli bir eylem içine dalar, böylece kurtuluş bir umut niteliği kazanır. Petrarca için, içinde yaşanan evren önemlidir, onu ötedünya uğruna yok saymak gereksizdir. Onu Tanrı sevgisine, tanrısal kayraya, tinsel dinginlik özlemine iten etkenlerin başında Laura’ya olan bağlılığı gelir. Bu bağlılık duygusal nitelik taşımasına karşın, Incil’den de esinlenerek, tinsel ve tanrısal sevgiye dönüşür, bilgeliğe ağırlık verir.

Petrarca, Batı düşüncesinde, Hümanizm akımının öncüsü olarak çağlar boyunca etkisini sürdürmüştür. Onun, Eski Yunan-Latin uygarlık ürünlerini yeniden açıklama ve tanıtma girişimi, insan değerlerini, insan yaşamını konu edinen öğretilerin doğmasına olanak sağlamış, yeni bir felsefe anlayışının gelişmesine ışık tutmuştur. Eski Yunan-Latin ozanlarıyla ilgili açıklamaları, Avrupa şiirinin kaynağını oluşturan yaratı alanına yönelme eğilimini doğurmuş, odağına insan sevgisini yerleştiren sanat görüşünün aydınlığa çıkmasına katkıda bulunmuştur. Petrarca’nın etkisi biri sanat, öteki insan değerlerini konu edinen, öğretiler olmak üzere iki alanda görülür. Sanatta şiir, öğretide ahlak ağır basar.

•    YAPITLAR (başlıca): Opera Omnia, (ö.s.), 1581, (“Bütün Yapıtlar”).

•    KAYNAKLAR: E.Galin, L’umanismo italia.no, 1952; G.Koerting, Petrarca’s Leben und Werke, 1878; E.Kessler, Petrarca und die Geschichte, 1978; F.Schalk, Petrarca, Beitrage zu Werk und VVirkung, 1975.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi
vikipedi

Sitede Ara