Vilfredo Pareto Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

PARETO, Vilfredo (1848-1923)

İtalyan, iktisatçı ve sosyolog. İktisadi genel denge kuramını tamamlayan “Pareto optimum” tanımıyla ve seçkinler kuramıyla tanınmıştır.

15 Temmuz 1848’de Paris’te doğdu, 20 Ağustos 1923’te Cenevre’de öldü. Öğrenimine, babasının sürgünde bulunduğu Fransa’da başladı. 1858’de çıkan bir aftan sonra, ailesiyle birlikte İtalya’ya döndü. 1869’da Torino’da Politeknik Enstitüsü’nü bitirdi. Yaklaşık yirmi yıl, Roma Demiryolu Şirketi’nde ve çeşitli işletmelerde mühendis olarak çalıştı. Floransa’ya yerleştikten sonra İtalyan iktisatçı Maffeo Pantaleoni (1857-1924) ile tanışması iktisada ilgi duymasına neden oldu. Walras’ın “saf iktisat” konusundaki görüşlerinden etkilenerek, iktisadi sorunları matematiksel yöntemlerle çözümlemeye çalıştığı makaleler yayımladı. 1891’de Walras ile tanıştı ve 1893’te Walras’dan boşalan Lozan Üniversitesi’ndeki Politik İktisat Kürsüsü’ne iktisat profesörü olarak atandı.

Pareto, 1896’da yayımladığı ilk kitabı Cours d’economie politique’te (“Politik İktisat Dersleri”) Walras’ı izleyerek, genel denge yaklaşımının iktisadi ve toplumsal olguların karşılıklı bağımlılığını kavramanın anahtarı olduğunu ileri sürdü. Statik denge yaklaşımının, dinamik dengeyi anlayabilmenin gerekli bir aşaması olduğunu savundu. Manuale d’econo-miapolitica’dz (“Politik İktisat Elkitabı”) genel denge kuramını geliştirerek yeni bir tüketici talebi kavramıoluşturdu. 1907’de öğretim üyeliğinden ayrılarak İsviçre’de Celigny kasabasına yerleşti. İktisadın bazı sorunları çözemediğini ve daha genel bir yaklaşım gerektiğini düşünerek sosyolojik araştırmalara yöneldi. Toplumlann tarihsel gelişimini, seçkinler arasındaki mücadelenin belirlediğini ileri sürdüğü Trattato di sociologia generale (“Genel Sosyoloji Tezi”) adlı dön ciltlik kitabını 1916’da yayımladı. Seçkinlerin üstünlüğüne ilişkin görüşleriyle faşist ideolojiyi etkileyen Pareto, ölümünden kısa bir süre önce senatör atandı.

 

Walras ile birlikte, iktisatta Lozan Okulu’nun en önemli temsilcisi sayılan Pareto, Walras gibi, iktisadi nicel değişkenlerin karşılıklı olarak birbirlerine bağımlı oldukları düşüncesinden yola çıkarak eşanlı denklemler kurmuş ve bilinmeyen sayısı kadar denklem varsa mal ve üretim faktörü piyasalarında denge sorununun çözüleceğini ileri sürmüştür. İktisadi çözümlemede matematik kullanımını en yoğun noktasına çıkaran genel denge yaklaşımının tüm toplumsal bilimlere yaygınlaştınlabileceğini ve dolayısıyla bir bilim olarak iktisada uygulanacak yöntemin, aynı zamanda diğer toplumsal bilimlere uygulanması gereken ve matematik kesinliği olan bir yöntem olduğunu savunmuştur.

Tüketici talebi

Pareto, faydanın ölçülemez ve bireysel faydaların da karşılaştırılamaz olduğunu ileri sürerek, kardinal (sayısal) fayda ve ordinal (sırasal) fayda arasında ilk kez net bir ayrım yapmıştır. Ordinal fayda tanımlamasına göre, birey tüketim malları arasında kıyaslama yapabilmekte ve tüketimini tercih sıralamasına sokabilmektedir. Böylece tüketici davranışını, sayısal olarak ölçülebilir bir fayda kavramından bağımsızlaştıran Pareto, Edgevorth’un ortaya attığı kayıtsızlık eğrilerini kullanarak, yeni bir tüketici talebi kavramı oluşturmuştur. Pareto’ya göre, tüketici talebi, kayıtsızlık eğrilerinin türevidir. Onun bu yaklaşımı, Hicks ve Allen’in 1934’te kayıtsızlık eğrilerinden, ordinal fayda temelinde tüketici davranışını çözümlemekte faydalanılabileceğini göstermeleri üzerine, iktisadi yazında yaygın kullanım alanı bulabilmiştir.

Pareto optimum

Pareto’ya göre, bu kayıtsızlık eğrilerinin teğet noktalarından oluşan anlaşma eğrisi (contract curve) üzerindeki herhangi bir nokta, maksimum faydayı (ophelimite) sağlamaktadır, iktisadi yazında “Pareto optimum” olarak tanımlanan ve kaynakların en iyi biçimde dağıldığını ifade eden bu durumda, parasal gelir veri olarak alındığında hiçbir birey, diğer bir bireyin ya da bireylerin durumunu kötüleştirmeden kendi durumunu iyileştirememektedir. Pareto optimum, kıt kaynakların, bireylerin zevklerinin belirlediği fiyatlara göre dağılımının, mal ve faktör piyasalarında eşanlı olarak genel dengeyi sağlaması ile gerçekleşmektedir. Pareto’nun gelir dengesinde, gelir bölüşümü veri olarak alınmıştır. Çeşitli ülkeler için yaptığı istatistiksel araştırmalarda hep aynı sonucu elde ettiğinden, gelirin, evrensel bir kural olarak aynı şekilde bölüşüldüğünü ve düşük gelir gruplarının durumunu iyileştirmenin tek yolunun üretimi artırmak olduğunu ileri sürmüştür. Dolayısıyla Pareto için, gelir bölüşümüne siyasal olarak müdahale edilmesi iktisadi bakımdan anlamlı bir sonuç vermeyecektir. Pareto’nun gelir bölüşümü yasası ve statik tam rekabet koşullarında ulaşılabilecek maksimum refahı, gelir bölüşümünü veri olarak alan bir genel denge yaklaşımı ile tanımlamış olması eleştirilere neden olmuştur.

 

Tortular ve türetmeler

Pareto, matematiksel iktisadın kurucularından birisi olmasının yanı sıra sosyolojinin gelişmesine katkıda bulunan önemli kuramcılar arasında da sayılmaktadır. Pareto’ya göre, iktisat, toplumsal davranışın yalnızca bir yanıyla ilgilenmekte, iktisadın ele almadığı toplumsal davranış biçimleri, sosyolojinin konusunu oluşturmaktadır, iktisat insanların mantıksal ve akılcı davranışlarda bulunduğunu varsayar. İktisadın söz konusu etmediği mantıkdışı insan davranışlarını “mantıksal-deneysel” yöntemi uygulayarak çözümlemesi gereken bilim sosyolojidir. Pareto’ ya göre, sosyolojinin ele almak durumunda olduğu mantıkdışı davranışlar iki gruba ayrılır. “Tortular”’, kendini cezalandırma güdüsünün bir görünümü olan çilecilik gibi, duyguların ve içgüdülerin bir belirtisidir. “Türetmeler” ise, tortuları akla uygun gösterme çabasının ürünüdür ve insan düşüncesinin önemli bir bölümü bu türetmelerden oluşur. İdeolojiler, dinler, metafizik felsefeler bu mantıkdışı düşünceler grubuna girmektedir. Belirli bir seçkin (elit) grubu dışındaki yığınlar açısından, bu tortular zaman içinde değişme-mekte, ancak bu tortuların biçim değiştirmesi anlamında türetmeler değişmektedir. Örneğin baş eğme tortusu, krallara, din adamlarına, soylulara bağlılık biçiminden demagoglara, sendika şeflerine, patronlara bağlılık biçimine dönüşmektedir.

Azınlık yönetimi

Pareto’ya göre toplum, iki ana gruptan, seçkinlerden ve yığınlardan oluşur. Üstün bireylerden oluşan seçkinler de siyasal iktidarda olup olmamalarına göre iki gruba ayrılır. Yönetici olan ve olmayan seçkinler arasındaki yönetime gelme mücadelesi, toplumların tarihsel gelişimini belirler. Yönetime gelen seçkinler, yeni değer yargılarını da topluma dayatırlar. Pareto’nun zorbalığa dayalı yönetimlerin “insancıl” yönetimlerden daha uzun sürdüğünü savunarak demokratik ülkelerde “insancıl” yönetimlerin yerini sert ve militarist yönetimlerin alacağını öngörmesi, faşist düşüncenin öncülerinden sayılmasına yol açmıştır. İktidarın seçkinler arasında el değiştirmesi ve azınlık yönetimi konularında benzer görüşler ileri sürdükleri’için adları birlikte anılan Pareto ve Mosca’ ya, göre, tarihsel olarak her zaman bir azınlık zor kullanarak çoğunluğu yönetmiştir. Pareto ve Mosca’ nın seçkinler kuramına göre, sosyalizm de özünde bir azınlık yönetimi olacak ve bu nedenle Marx’ın öngördüğü sınıfsız toplum hiç bir zaman gerçekleşmeyecektir.

Pareto’nun, gelir bölüşümü, tortular ve azınlık yönetimi gibi konularda statik ve mekanik bir yaklaşıma sahip olması, iktisadi ve sosyolojik çözümlemesinde değişmezliği ön plana almasına neden olmuştur.

•    YAPITLAR (başlıca): Cours d’economie politique, 1896, (“Politik iktisat Dersleri”); Les systemes socialistes, 1902, (“Sosyalist Sistemler”); Manuale d’economia politica, 1906, (“Politik İktisat Elkitabı”); Trattato di sociologia generale, 1916, 4 cilt, (“Genel Sosyoloji Tezi”) Fatti e teorie, 1920, (“Gerçek ve Kuram”); Transformazione della democrazia, 1920, (“Demokrasinin Dönüşümü”).

•    KAYNAKLAR: H.G.Bosquet, The Work of Vilfredo Pareto, 1928; G.Busino, Introduction â une histoire de la sociologie de Pareto, 1966; G.Perrin, Sociologie de Pareto, 1966; G.Pirou, Les theories de l’equilibre economique: Walras et Pareto, 1938; G.Rocca, Bihliografia di Vilfredo Pareto, 1924.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Sitede Ara