Akdeniz Coğrafi Özellikleri, Coğrafyası, Neresi, Hakkında Bilgi

AKDENİZ

Kuzeyde Avrupa, güneyde Afrika ve doğuda Asya ile çevrilmiş büyük iç deniz.

Dünyanın en büyük iç denizi olan ve yüzölçümü 2.5 milyon km2’yi geçen Akdeniz, batıda Cebelita­rık Boğazı ile Atlas Okyanusu’na bağ­lı olduğu gibi 1869’dan itibaren de Sü­veyş Kanalı ile Kızıldeniz’e ve dolayısıyla Hint Okyanusu’na bağlanmıştır. Cebeli­tarık Boğazından Suriye kıyılarına kadar uzunluğu 3800 km. kadardır. Yeryüzün­de karalar arasına bu kadar fazla soku­lan başka bir deniz yoktur ve bu özelli­ğinden dolayı Batı dillerinde “Karalar arasındaki deniz” anlamını taşıyan isim­lerle anılmaktadır. [İng. Mediterranean Sea, Alm. MitteHandisch.es Meer, Fr. Mer Mediterranee] Batı-doğu doğrultusun­daki uzunluğunun fazla olmasına karşı­lık genişliği azdır. Cenova ile Tunus kıyı­ları arasında 800 km, Matapan Burnu hizasında 400 km., Türkiye ile Mısır kı­yılan arasında 530 km. kadar olan ge­nişlik. İtalya’nın güneyindeki Taranto kıyıları ile Sirte körfezi arasında 1000 kilometreyi bulur.

Akdeniz, orta kesimlerde Sicilya ile Tunus arasında çok fazla darlaşır ve ge­nişliği 138 kilometreye inen bu dar ke­simin doğusunda kalan bölüme Doğu Akdeniz havzası, batısında kalan bölü­me de Batı Akdeniz havzası adı verilir. Asıl geniş ve kesintisiz alan Tunus ile Suriye arasında uzanan doğu kesimi olup geri kalan kesimler, aralarında kara par­çaları, yarımadalar ve adalar bulunan ayrı ayrı çöküntü havzalarıdır, bu yüz­den bunlara değişik adlar verilir. Fas ile İspanya arasında kalan kısma İber de­nizi (Betik denizi), İspanya kıyıları ile Kor­sika Sardinya adaları arasında kalan kısma Balear denizi, İtalya ile Sicilya Sardinya Korsika arasındaki kısma Ti­ren denizi. İtalya ile Balkan yarımadası arasında kalan kısma Adriya denizi, İtal­ya Sicilya Yunanistan arasında kalan kısma İyon denizi, Yunanistan ile Ana­dolu kıyıları arasında kalan kısma da Ege denizi denilmektedir.

Akdeniz’in dikkat çekici özelliklerin­den biri de iç denizlerin en derini olma­sıdır. Bu denizde 3000 metreden ve özel­likle Doğu Akdeniz’de 4000 metreden daha fazla derinliği olan birçok çukur bulunmaktadır. Doğu Akdeniz havzası­nın Tunus kıyılarındaki kesiminde de­rinlik nisbeten azdır ve geniş bir kıta sahanlığının (şelf) bulunduğu bu kesim­den doğuya doğru hızlı bir şekilde ar­tar. Sade bir çanak şeklinde olmayan Doğu Akdeniz havzasının deniz altı topografyası oldukça engebelidir. Küçük havzalar, çöküntü çukurlan, deniz altı zirveleri, plato özelliği gösteren dalgalı alanlar birbirini takip eder ve zemin bilhassa Mora yarımadasının batısıyla gü­neyinde çok engebeli bir hal alır. Akde­niz’in en derin yeri olan 5100 metrelik çukurluk da bu kesimdedir. Akdeniz’in bu noktadan daha doğuda bulunan ke­simlerinin en derin yeri ise Rodos ada­sının doğusundaki 4353 metrelik çukurdur. Yugoslavya ile İtalya arasında uzanan Adriya denizi fazla derin değil­dir; çoğu yerde 200 metreyi bulmaz ve kuzeye doğru giderek sığlaşır. Batı Ak­deniz havzasının Tiren denizinde çoğu yerlerin derinliği 200 metreyi geçer ve bir çukurlukta 3838 metreyi bulur. Ba­lear denizinde ise 2000 metreden fazla derinliği olan geniş ve derin bir çukur bütün havzanın tamamına yakın bir kıs­mını işgal eder, havzanın en derin yeri 3420 metredir. Balear havzasının batı kesiminde Afrika ile Avrupa arasında darlaşma başlar ve iki kıtanın birbirine iyice yaklaştığı noktada Akdeniz sona ererek Cebelitarık Boğazı ile Atlas Okyanusu’ndan ayrılır. Bu boğazın tabanı oldukça engebelidir ve deniz altı topog­rafyasının esasını doğu-batı doğrultu­sunda uzanan bir kanal oluşturur.

Akdeniz’in sularında binde 36-39 ara­sında değişen tuzluluk oranı, okyanus­ların ortalama tuzluluk oranından faz­ladır ve Atlas Okyanusu’ndan doğuya doğru gittikçe artar. İsrail ve Lübnan kıyılarındaki sularda biraz daha fazla olan bu oran Kıbrıs ile Mısır arasında en yüksek seviyeye ulaşır ve Nil deltası­na yaklaştıkça düşer. Tuzluluk. Anadolu kıyılarının Seyhan ve Ceyhan deltaları açıklarında da azalmasına rağmen Ana­dolu’nun güney kıyılarında nisbeten yük­sektir. Genel olarak tuzluluk oranı asıl Akdeniz’de yüksek, ona bağlı denizler­de düşüktür. Akdeniz sularının sıcaklık durumu da tuzluluk oranında olduğu gibi batıdan doğuya doğru artış göste­rir. Batı Akdeniz’de şubat ayında yüzey sularının ortalama sıcaklığı 13°-14° ol­duğu halde, doğuda bu değer 17 dere­ceyi geçer. Batıdan doğuya doğru görü­len bu artış yaz aylarında daha belirgin olup ağustos ayında Batı Akdeniz yüzey sularında 23′ dolaylarında bulunan sı­caklık, Doğu Akdeniz’de 25-28° dolay­larında seyreder. Sıcaklık değişmeleri sadece yüzeyden itibaren 300 m. kalın­lığında bir su tabakasında görülmekte, daha derinlerde sıcaklık yaz ve kış de­ğişmeden 13° olarak kalmaktadır.

Akdeniz bütünüyle sulan berrak bir denizdir. Kıyı sularının 10 m. derinliğin­de yapılan araştırmalara göre Manş de­nizinden daha berrak olduğu tesbit edil­miştir ve kıyı sularının en temiz oldu­ğu kesimler de Anadolu sahilleridir. Bu özellik Akdeniz kıyılarını dünyanın en tanınmış turizm merkezleri durumuna getirmiştir. Med-cezir hareketleri sonu­cunda meydana gelen seviye değişme­leri Akdeniz’de önemli değildir. Genel­likle 20-30 cm. civarında olan bu değiş­meler istisnaî olarak Tunus’un doğu­sunda 1 metreyi. Gabes körfezinde de 2 metreyi bulur.

Akdenizdeki akıntı sistemi sade bir görünüştedir. Bu akıntılar Cebelitarık Bogazi’ndan giren suların Afrika kıyıla­rı boyunca doğuya doğru ilerlemesi ile başlamaktadır. Akdeniz’in daha tuzlu suları da Cebelitarık’tan giren az tuzlu okyanus sularının altından Atlas Okyanusu’na gider ve farklı yoğunluktaki bu Akdeniz suyu belli bir yüzey boyunca birbirine karışmadan temas halinde bu­lunurlar. [aş. bk. ] Yüzey akıntısı Tunus açıklarından sonra Sicil­ya’nın kuzeyinden geçip İtalya kıyılarını takip ederek kuzeybatıya yönelir. Tu­nus kıyılarına varmadan önce bu akıntı­dan ayrılan diğer bir kol kuzeye yönele­rek Fransa kıyılarına kadar uzanır.

Akdeniz’de diğer bir akıntı sistemi Si­cilya’nın güneyinden başlamakta, Afri­ka kıyıları boyunca doğuya doğru ilerle­mekte ve Mısır’ı geçtikten sonra kuze­ye dönerek Güney Anadolu kıyılarında yeniden yön değiştirerek batıya, daha sonra da kuzeye yönelerek Ege denizi­ne girmektedir.

Bugün Akdeniz’i kuşatan ülkeler ara­sında İspanya. Fransa. İtalya, Yugoslav­ya, Arnavutluk, Yunanistan, Türkiye. Su­riye, Lübnan, İsrail, Mısır. Libya, Tunus. Cezayir ve Fas bulunmaktadır. Akde­niz’in en büyük adaları Sicilya, Sardinya, Kıbrıs, Korsika. Girit, Mayorka ve Ro­dos’tur.

Akdeniz’de derinliği az kısımlar dışın­da balıkçılık fakirdir. Bu bakımdan en verimli alanlar İspanya kıyıları ile Gabes ve Lion körfezleridir. Bunların dışında Sardinya’yı Korsika’dan, Sicilya’yı  İtalya’dan ayıran boğazlar ile kıyılardaki çe­şitli lagünler balıkçılık bakımından önemlidir. Genel olarak balıkçılık faaliyeti ba­tıdan doğuya doğru azalır. Torik ve us­kumru bütün Akdeniz kıyılarında en fazla avlanan balık türüdür. Akdeniz ül­keleri arasında en çok balık üretenler İtalya, İspanya. Fas ve Türkiye’dir. Ak­deniz’de tutulan balıkların yüzde 65’i taze olarak pazarlanır.

Akdeniz’in kayalık kıyılarında ıstakoz ve karides türleri, deltalarda ve az tuz­lu lagünlerde yılan balığı ticarî önemi olan deniz ürünleridir. Ticarî önemi fazla olan ton balığı (orkinos) Atlas Okyanusu’ndan Cebelitarık yoluyla bu denize girer ve çeşitli yönlere dağılır. Gabes körfezi ve Mısır kıyılarında süngercilik, Napoli kıyılarında mercan avcılığı geliş­miştir.

  • Akdeniz Tarihi, Özellikleri, Tarihçesi, Hakkında Bilgi
Daha yeni Daha eski