Amedeo Avogadro Kimdir, Hayatı, Hipotezi, Çalışmaları, Eserleri, Hakkında Bilgi

AVOGADRO, Amedeo (1776-1856)

Amedeo Avogadro, 9 Ağustos 1776'da İtalya'nın Torino kentinde doğmuş olan İtalyan bir bilim insanıdır. Avogadro, kimya ve fizik alanlarında özellikle moleküler teorisi ve gazların hacmiyle ilgili yaptığı çalışmalarla tanınır.

Amedeo Avogadro, aile adı olan "Avogadro"nun Latince "de advocatis"ten türediği bir aileden gelir. Hukuk ve felsefe alanlarında eğitim aldı ve din hukuku doktorası yaptı. Ancak, fen bilimlerine olan ilgisiyle matematik ve fizik okumaya başladı. 1809'da Vercelli Kraliyet Koleji'nde profesör olarak atandı. Evliliğinden altı oğlu oldu. 1820'de Torino Üniversitesi'nde İtalya'nın ilk matematiksel fizik kürsüsü kurulduğunda, bu kürsünün başına geçti. Ancak, ülke çapındaki kargaşalıklar nedeniyle kürsü kapanınca eski görevine döndü. 1850'de emekli oldu. Ölümünden dört yıl sonra, molekül hipotezi, Avogadro'nun kimyaya yaptığı önemli katkılar tanındı. 9 Temmuz 1856'da Torino'da öldü.


Dalton’un atom kuramı

1808'de Gay-Lussac'ın gaz tepkimelerinde tamsayı oranları keşfetmesi, Avogadro'nun hipotezini oluşturmasında büyük bir etki yaptı. Ancak, bu keşif, o dönemde hakim olan Dalton'un atom teorisiyle çelişiyordu. Dalton, elementlerin atom adını verdiği küçük parçacıklardan oluştuğunu ve bu atomların birleştirilmesi ya da bölünmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştü. Dalton'a göre, her elementin atomları aynı ağırlıkta ve kimyasal özelliklere sahipti. Ancak Gay-Lussac'ın bulguları, tepkimeye giren gazların hacimleri arasında tamsayı oranlarının bulunduğunu gösteriyordu. Bu durum, Dalton'un teorisine meydan okuyordu.

Gay-Lussac'ın deneylerinde, gazların belirli hacimlerinin belirli tamsayı oranlarında tepkimeye girdiği görülmüştü. Ancak bu bulgu, Dalton'un teorisine göre beklenmeyen bir sonuçtu. Örneğin, azot ile oksijenin tepkimesinden oluşan azot monoksitin hacmi, başlangıç maddelerinin hacimlerinin toplamıyla aynıydı. Bu durum, Dalton'un teorisine göre gazların hacimlerinin oranlarının bu şekilde olmaması gerektiğini gösteriyordu. Dalton, Gay-Lussac'ın sonuçlarını yanlış olduğunu düşündüğünden, bu bulguya pek önem vermedi. Ancak bu çelişki, Avogadro'nun moleküler hipotezini geliştirmesinde önemli bir rol oynadı.

Molekül hipotezi

Avogadro, gaz tepkimelerindeki tamsayı oranları sorununu çözmek için önemli bir adım atmış ve "eşit hacimdeki bütün gazların aynı koşullar altında eşit sayıda molekül içerdiği" hipotezini ortaya koymuştur. Ancak bu hipotezi geliştirmeden önce, elementleri ve molekülleri belirli özelliklerine göre sınıflandırmıştır.

Öncelikle, elementleri "temel molekül", elementlerin molekül halini belirten parçacıkları "bileşik molekül", ve farklı elementlerden oluşan bileşikleri "karma molekül" olarak adlandırmıştır. Daha sonra, basit gaz elementlerinde birden fazla sayıda (genellikle iki) atom bulunabileceğini belirtmiştir. Bu, birçok tepkimenin önce bir ayrışma gerektirdiğini ve sonra bir katılma tepkimesi oluştuğunu göstermiştir.

Azot monoksit oluşumundaki hacim sorununu çözmesi için, Avogadro, basit gaz elementlerinin birden fazla atom içerebileceğini belirtmiştir. Örneğin, azot ve oksijenin tepkimesinden oluşan azot monoksitin oluşumunda, başlangıç maddelerinin iki katı ölçüde ürün oluştuğunu göstermiştir.

Avogadro, hipotezini 1811'de yayımladığı bir makalede detaylıca açıklamıştır. Daha sonra, çeşitli bileşiklerin doğru formüllerini açıklamış ve elementlerin doğru atom ağırlıklarını belirlemiştir. Ancak, Avogadro'nun hipotezi, o dönemde Dalton'un atom teorisine ters düşmesi ve deneysel olarak kanıtlanamaması nedeniyle kabul görmemiştir.

Ancak, Avogadro'nun hipotezi, 1860'ta Cannizzaro tarafından yeniden vurgulandıktan sonra bilim dünyasınca benimsenmiştir. Bu hipotez, molekül ile atom arasındaki farklılığı ortaya çıkarırken, atom ağırlıklarının doğru olarak hesaplanmasına ve molekül yapılarının tanımlanmasına temel hazırlamıştır.

Amedeo Avogadro'nun başlıca çalışmaları:

"Essai d’une maniere de determiner les masses relatives des molecules elementaires des corps et les proportions selon lesquelles elles entrent dans les combinaisons" (1811) - Journal de Physique (73) adlı dergide yayımlanmıştır. Türkçe çevirisi "Cisimlerin Temel Moleküllerinin Bağıl Kütlelerini ve Bileşimlere Katılma Oranlarını Belirleme Yöntemi Üzerine Deneme" şeklinde olabilir.

"Fisica dei corpi ponderabili ossia trattato della constituzione generale dei corpi" (1837-1841) - 4 ciltlik yapıtıdır. Türkçe çevirisi "Tartılabilir Cisimler Fiziği ve Cisimlerin Genel Bileşimi Üstüne İnceleme" şeklinde olabilir.

Yorum ekle...

Konu hakkında yorum ya da düşüncelerini paylaş...

Daha yeni Daha eski