David Hartley Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

HARTLEY, David (1705-1757)

İngiliz filozof, ruhbilimci ve tıp adamı. Çağrışımcı anlık kuramını geliştirmiş, yararcı ahlak kuramını doğuran temelleri kurmuştur.

30 Ağustos 1705’te Halifax’taki Luddenden’de doğdu, 28 Ağustos 1757’de Londra’da öldü. Tanrıbi-lim eğitimi gördüğü Bradford’dan sonra 1726’da Cambridge Üniversitesi Jesus College’ı bitirdi. 1729’da yüksek lisans derecesini kazanarak, bu kolejin öğretim üyeleri arasına katıldı. Evlenmesiyle, o dönemin kuralları gereği, bu görevi sürdürmesine olanak kalmadı. Rahiplik için gerekli dereceleri almaktan vazgeçerek tıp öğrenimine başladı. Özellikle beyin ve sinir anatomisi üzerinde çalıştı. Tıpta da bir akademik derece almamış olmasına karşın, Newark, Londra ve Bath’ta hekimlik yapmıştır.

Hartley tıp alanında çeşitli yapıtlar bırakmış olmakla birlikte onun adını düşünce tarihine yazan yapıtı, felsefi görüşlerini içeren Observations on Man, His Frame, His Duty, and His Expectations (“İnsan, Yapısı, Ödevleri ve Beklentileri Üzerine Gözlemler”) başlıklı yapıtıdır. Bu kitabı 1749’da yayımladığında Hume’un ünlü felsefe yapıtları on yıldan beri tanınmaktaydı. Ancak Hartley’in yaşça Hume’dan altı yıl büyük olması, çağrışımcılık öğretisinin ortaya konmasında kimin kimden esinlendiğini saptamayı güçleştirmektedir. Hartley yapıtlarında Hume’u hiç anmamasına karşın, yayımlanış sırasını temel alarak, onu, bu deneyci filozofun öne sürdüğü Çağrışımcı-lık’ı geliştirerek, Kuşkuculuk’tan arındırmaya çalışan bir düşünür olarak değerlendirenler çoğunluktadır. Çağrışımcılık’m kökenleri Locke’tadır. Hartley, Loc-ke’un bilgi felsefesini bütünüyle benimseyerek, kendine çıkış noktası yapar. Düşüncesinde ayrıca Newton’un ışık kuramından da izler bulunur.

Çağrışımcılık

Hartley, anlığın içerikleri arasında en önemli başlıca üç olgu olarak gördüğü duyum, ide (ya da kavram) ve eylemi açıklamaya çalışmıştır. Duyumun araç ve odağı olarak sinirleri, omuriliği ve beynin arkasındaki beyazımsı bölgeyi belirler. Dış nesneler duyu organları üzerinde etki yaptıklarında, bu organları beyine bağlayan sinirler uyarılır. Sinirlerde ışını andıran, çok ince bir sıvı vardır. Bu sıvı uyarıyı organlardan başlayarak, titreşimle beyne götürür. Titreşimin beyazımsı bölgeye ulaşması duyumlamayı oluşturur. Duyumların, yani titreşimlerin sık sık yinelenmesi, beyinde imge ya da tipler biçiminde kalıntılar yaratır. Bu kalıntılar yalın idelerdir. Hartley’ in idelerin kaynağını duyumlara bağlamakla Deney-cilik’i benimsediği görülüyor. O, Locke Deneycilik’i-nin yalm-bileşik ide ilişkisini de kullanarak, çağrışımcı kuramı şöyle belirginleştirir: Kimi duyu öbekleri birçok kez bir arada duyumlandığmda, bunların oluşturdukları ideler öyle bir bağlantı içine girerler ki, öbekteki duyumlardan yalnız biri gerçekleştiği zaman anlık içinde öbekteki öbür duyumların ideleri uyanır ve öne geçerler. İşte bu bağlantı, bu birbirini “çağrıştırma”, bileşik idelerin oluşumunun temel ilkesidir. Bütün anlıksal olayların ortaya çıkışı ve birbirini izleyişi bu çağrışım ilkesiyle açıklanabilir. Bilgi, idelerin sıkı ve tutarlı bir bağlantısıdır. Bilmek, idelerin sıralanışını araştırmak, bu sıralanışta geçici ve ilineksel bağlantıları atarak, kalıcı ve değişmez bir aradalık-ları sağlamaktır. Çağrışım, zamandaş veya birbirini izleyen iki ide arasındaki bağlılaşımdır.

Hartley’in duyum için verdiği mekanik açıklamanın onu Ozdekçilik’e, yani anlıksal olayları beyin ve sinir olaylarıyla özdeş tutmaya götürüp götürmediği belirgin değildir. O, beyin ve sinirleri düşünce ve duyumun araçları olarak değerlendirir. Tin, anlığın tözü olarak, beyini kullanmak yoluyla düşünür. Ancak özdek ile tin arasındaki ayrım bir derece ayrımıdır. Işında incelen özdek, ışından daha da incelirse tine dönüşür. Hartley, beyinde oluşan titreşimleri, duyum ve düşüncenin nedeni mi, yoksa özdeşi mi olarak gördüğünü belirginleştirmemiştir.

Kendiliğinden ve istençli devinim

Duyumların tersi yönde, beyinden motor sinirlerle kaslara giden titreşimler eyleme neden olurlar. İnsan gövdesinde kendiliğinden ve istençli olmak üzere iki türlü devinim oluşabilir. Kendiliğinden devinim, duyumların beyne etkisinden kaynaklanır. İstençii devinim ise ideler ya da düşüncelere bağlıdır. Örneğin, üzerine gelen bir taş görüp elini kaldırmak kendiliğinden, saate bakmak için elini kaldırmak istençlidir. istenç, duyusal ve motor titreşimlerle bağlantılı bir ideden başka birşey değildir. Böyle bağlantılar çağrışımların temelini oluşturur. Dış etmenlerin neden olduğu gövde devimleri, gövdede başlayan devimler olmadıklarından istençli de sayılamazlar. Ancak istençli olmak nedensiz olmak değildir. Her şeyin bir nedeni olduğu yönündeki nedensellik ilkesi insan eylemini de içerir. Bundan ötürü “felsefi” anlamda eylemin özgürlüğünden söz edilemez. Eylemin özgürlüğü, onun nedensiz oluşunda değil, nedeninin insanın anlığında oluşuyla olanaklıdır.

Hartley, haz ve acıları sınıflandırarak 18. yy Deneycilik’indeki Hazcılık’ı Bentham’m biçimlendirdiği Yararcılık (utilitarianism) aşamasına hazırlamıştır. Hazlar ve acılar niteliksel bir ayrım oluşturmazlar.Her haz bir sınırı aşınca acıya dönüştüğüne göre, bu ayrılık bir nicelik, bir derece ayrılığı olmalıdır. Duyum, imgeler, hırs, özüne ilgi, sempati, Tanrı duygulanımı ve ahlak duygusu gibi gruplarda toplanabilen haz ve acılar, değişik değerler taşır. Bu gruplardan birincisi en az, sonuncusu da en çok değer taşıyandır. İlki duyulur, öbürleri anlıksal haz ve acılardır. Her haz ve acı, başka bir haz ve acıdan kaynaklanır. Bu, yine bağlantıya dayanan bir çağrışım yoluyla gerçekleşir. Haz olarak alındıklarında, ilk üç grup, elde edilmeye değer değildir. İnsanı erdemli yapan, eylemin son üç grubundaki hazlara yöneltilmesidir.

Hartley, Bentham ve J.S.Mill’i etkilemiş, hem çağrışımcı anlık ve bilgi kuramı yoluyla, hem de Yararcılık’ı temellendirmekle Hume’un Deneycilik’ ini, kuşkucu yönünü törpüleyerek, 19. yy’a aktarmıştır. Hartley, Tanrı kanıtları üzerinde de çalışmış, ancak Clarke’m kanıtlarını yinelemenin ötesine geçememiştir.

•    YAPITLAR (başlıca): Observations on Man, His Frame, His Duty, and His Expectations, 1749, (“İnsan, Yapısı,Ödevleri ve Beklentileri Üzerine Gözlemler”).

•    KAYNAKLAR: T.L. Huguelet, Observations on Man, 1966: C. Warren, A History of Association Psychology, 1921.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Yorum ekle...

Konu hakkında yorum ya da düşüncelerini paylaş...

Daha yeni Daha eski