Hipparkhos Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

HİPPARKHOS [Rodoslu] (İÖ 2.yy)

Eski Yunanlı bilgin. Antik Çağ’ın en önemli astronomu ve trigonometrinin kurucusudur.

Bugünkü adı İznik olan Nikaia’da doğdu. Doğum ve ölüm tarihleriyle öldüğü yer bilinmiyor. Büyük bir olasılıkla Nikaia’dayken gökcisimlerini gözlemeye başlamış, gözlemlerini kimi kaynaklara göre İÖ 161, kimi kaynaklara göre ise İÖ 146’dan sonra Rodos Adası’nda sürdürmüştür. Bir ara da İskenderiye’de yaşadığı sanılıyor. Eta Cani Majoris yıldızıyla ilgili gözlemlerinden yola çıkan tarihçiler, çalışmalarını IO 127’ye değin sürdürdüğünü belirlemişlerdir.

Günümüze yalnızca Aratos’un (İO 4. yy) Phaenomena’sı üzerine yazdığı bir kitabı ulaşabilen Hipparkhos’un çalışmalarına ilişkin bilgilerin kaynakları Amasia’lı Strabo’nun yazıları ve Ptolemaios’un Almegest adlı yapıtıdır.

Çalışmalarında İÖ 3.yy’da yaşamış olan Yunanlı astronom Aristarkhos ve İskenderiyeli Timokharis’in yapıtlarının yanı sıra Babil’den kalanlar da olmak üzere birçok kaynaktan yararlandığı bilinen Hippark-hos, yıldızların konumlarını gösteren bir yıldız atlası hazırlamış, kendi gözlemleriyle eski gözlemleri karşılaştırarak ılım noktalarının devindiğini belirlemiş, Ay’ın ve Güneş’in çaplarını ve Yer’den uzaklıklarını hesaplamaya, Güneş’in ve gezegenlerin hareketlerini açıklamaya çalışmıştır. Gözlemlerinde yararlanmak üzere Arkhimedes’inkine oranla çok daha gelişmiş bir divoptr icat ettiği Ptolemaios tarafından ileri sürülmüşse de, zamanında bilinenlerin dışında yeni gereçler kullandığına ilişkin başka bir kanıt bulunamamıştır. Hipparkhos’un, yine astronomi çalışmalarının bir aracı olarak ele aldığı matematiğe ise önemli katkılarda bulunduğu kesin olarak biliniyor. Dairenin 360 dereceye, derecenin de 6Û’ar saniyelik 60 dakikaya bölündüğünü Babilliler’den öğrenen Hipparkhos, kiriş uzunluğunu hesaplamakta kullanılan bir yöntem geliştirdi ve kiriş uzunluğunu veren çizelgeler hazırladı. Hipparkhos’un özellikle gökcisimlerinin, örneğin Ay’ın uzaklığını hesaplamakta kullandığı yöntemler, trigonometrik oranlara ilişkin bilgisinin çağının çok ötesine ulaştığını, dik üçgenlerin çözümünde başarıyla uyguladığı yöntemleriyle trigonometrinin kurucusu olarak anılmaya hak kazandığını gösteriyor.

Ilım noktalarının devinimi

Hipparkhos kuşkusuz en önemli buluşunu ılım noktalarının yer değiştirdiğini saptayarak yapmıştır. Yıldızların konumuyla ilgili gözlemlerini İskenderiyeli Timokharis’in 150 yıl,Babilliler’in daha da uzun bir süre önce gerçekleştirdiği gözlemlerle karşılaştırması sonucunda, arada gözlem hatasıyla açıklanama-yacak farklar bulunduğunu ve yıldızların batıdan doğuya doğru yer değiştirmiş olduklarını, Babilliler’ den kalan gözlemlerde Boğa burcunda görünen ilkbahar ılımının, geçen süre içinde Koç burcuna kadar gerilediğini gördü. Güneş’in yıllık devinimi sırasında burçlar kuşağının belirli bir noktasına gelebilmek için geçen zamanın, bir ilkbahardan öbürüne 2783
kadar ekvatora ulaşmak için geçen zamandan biraz daha uzun olması anlamındaki bu gerilemeyi, ılım noktalarının yer değiştirmesiyle açıkladı.

Yer’in yörünge düzlemiyle, eksenine dik düzlemin kesiştiği noktalar olan ılım noktalarının yer değiştirmesinin nedeninin Hipparkhos’un inandığı gibi gök küresinin dairesel devinimi olmayıp, Yer’in dönme ekseniyle ilgili olduğunun anlaşılması ancak Kopernik’in ve daha sonra Newton’un çabalarıyla olanaklı olmuştur.

Ilım noktalarının yıllık yer değiştirmesini hesaplamaya koyulan Hipparkhos bu değişimi bugün bilinen 50, 26 saniyelik değere yakın bir biçimde 45 ya da 46 saniye olarak hesapladı. Ardından yaptığı hesaplarla Güneş’in ilkbahar noktasından art arda iki kez geçmesi için gereken süre olan dönencel yıl ve yine Güneş’in gökyüzünde görünen yıllık devinimi sırasında belirli bir yıldıza art arda iki kavuşumu arasındaki süreye eşit olan yıldız yılının uzunlukları için oldukça başarılı değerler elde etti. Hipparkhos’un dönencel yıl için bulduğu değer bugün bilinenden yalnızca 6,5 dakika büyüktür.

Yıldız atlası

İÖ 134’te gözlemlediği parlak bir yıldızın, eski kaynakların hiçbirinde yer almıyor oluşunu, çağında egemen olan, gökcisimlerinin kalıcılığı ve değişmezliği inancıyla bağdaştırmakta güçlük çeken Hipparkhos, sorunu eski kayıtların düzensizliğiyle açıkladı ve kendisinden sonra gelecek araştırmacıların da benzeri güçlükleri yaşamaması için yıldızların o günkü konumlarını gösteren bir harita yapmaya girişti. IO 129’da tamamlanan ve yaklaşık 850 yıldız içeren bu ilk yıldız haritası büyük bir duyarlılıkla hazırlanmıştı. Yine ilk kez bu haritada yıldızlar kadirlerine göre sınıflandırılmışlardı.

Güneş ve Ay’ın devinimlerini açıklamaya yönelik araştırmalarında kendi gözlemleri kadar eski gözlemlerden de yararlanan Hipparkhos, bu iki gökcisminin hatta tüm gezegenlerin devinimlerini açıklamakta dış merkezlilik ve ilmek kavramlarının eşit ölçüde başarılı olduklarım kanıtladı. Güneş’in devinimini tutulumun eğimi için gerçeğe hayli yakın bir değer elde edecek ölçüde başarılı biçimde açıklayabilmesine karşın, Ay’m devinimini açıklamakta aynı başarıyı gösteremedi. Ay’ın yörüngesini tutulumla 5°’likaçı yapan deferent ve dairesel ilmekler yardımıyla betimlemeye kalkıştıysa da yalnızca Dolunay’m konumu için başarılı olabilen bu modeli bir süre sonra terketti.

Hipparkhos Ay ve Güneş’in Yer’den uzaklıklarını Aristarkhos’un kullandığı bir yöntemle, Ay’ın tutulma anında ölçülen ıraklık açısından yararlanarak hesaplamaya girişti. Dik üçgenlerin çözümüyle ilgili olarak geliştirdiği ve trigonometrinin kurucusu olarak tanınmasını sağlayan çizelgeler yardımıyla yaptığı hesaplar sonucunda, Ay’ın Yer’den uzaklığının Yer’in çapının otuz katı dolayında olduğu kanısına vardı. Güneş’in ıraklık açısının o günkü araçlarla ölçülemeyecek derecede küçük oluşunu da Yer’dençok uzakta olmasıyla açıkladı.

Evren modeli

Hipparkhos, Eudoksos tarafından tasarlanan, daha sonra Kallippos ve Aristoteles tarafından geliştirilen ve yer merkezli kürelerden oluşan evren modelinin yerine yine yermerkezli bir başka model önerdi. Yarım yüzyıl önce Appolonios tarafından ortaya atılmış bir düşünceden yola çıkarak geliştirdiği bu modelde en dışta tüm durağan sanılan yıldızların yer aldığı bir küre ve onunda içinde her gezegen için birer yermerkezli büyük küre (deferent) bulunur. Gezegenler, merkezleri kendileri için tasarlanan büyük kürenin üzerinde bulunan ikinci ve küçük bir küre (ilmek) üzerinde yer alırlar. Böylece her gezegen ayrı hızlara sahip iki kürenin devinimlerinin bileşimiyle belirlenen oldukça karmaşık bir yörüngede devinir. Hipparkhos büyük kürelerin merkezlerini Yer’in merkeziyle çakıştırmayıp, Yer’in merkezine yakın ve Yer’in merkezi çevresinde dönmekte olan bir nokta olarak düşünerek, gezegenlerin devinimlerine üçüncü bir bileşen daha ekledi. Hipparkhos’un evren modeli, gezegenlerin devinimlerindeki düzensizlikleri açıklamakta oldukça başarılıdır ve Ptolemaios’un ancak 15.yy’da Kopernik tarafından yıkılacak olan Yermerkezli sisteminin öncülüğünü yapmıştır.

İÖ 3.yy’da Aristarkhos günmerkezli bir sistem tasarlamış ve öbür gezegenler gibi Yer’in de Güneş’in çevresinde dolanmakta olduğunu öne sürmüş, ancak çok az sayıda yandaş bulabilmişti. Bugün bilim tarihçileri Hipparkhos’un, Aristarkhos’tan 150 yıl sonra yermerkezli bir sistemi seçmiş olmasının, yalnızca yaygın inançlardan kopamamasıyla açıklanamayacağı görüşündedirler. Hipparkhos’un amacı gezegenlerin çeşitli nedenlerle saptanması gereken konumlarını belirlemekte oldukça başarılı bir matematiksel sistem kurmaktı. Aristarkhos’un düşüncesini o çağda matematiksel bir sisteme oturtmak olanaksız olduğu için günmerkezli bir evren modelinden yararlanarak gezegenlerin konumu belirlenemezdi. Bu yüzden de Hipparkhos’un evren modelinin yıkılması için 15.yy’ı Kopernik’in, Aristarkhos’un evrenine uygun bir matematiksel sistem geliştirmesini beklemek gerekti.

Eratosthenes’in coğrafyayla ilgili çalışmalarını da inceleyen ve yeryüzündeki herhangi bir noktanın belirlenmesini sağlayacak matematiksel yöntemler geliştirmeye çalışan Hipparkhos’un etkisini 15.yy’a değin sürdürebilmesi, astronominin gelişimi açısından ne denli önemli çalışmalar yaptığının kanıtıdır.

•    KAYNAKLAR: H.S.Williams, The Great Astronomers, 1930; J.L.E, Dreyer, A History of Astronomy from Thales to Kepler, 1953.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Yorum ekle...

Konu hakkında yorum ya da düşüncelerini paylaş...

Daha yeni Daha eski