Rudolf Hilferding Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

Rudolf Hilferding (1877-1941)

Rudolf Hilferding, 1877 doğumlu ve 1941'de hayatını kaybetmiş olan bir Alman siyasetçi, ekonomist ve Marksist teorisyendir. Hilferding, sosyalizmin önemli figürlerinden biridir ve 20. yüzyılın başlarında sosyalist harekete önemli katkılarda bulunmuştur.


Hayatı

Viyana

10 Ağustos 1877'de, Viyana'da bir tüccarın çocuğu olarak dünyaya gelen Rudolf Hilferding, Yahudi bir ailenin çocuğuydu. Ebeveynleri Emil ve Anna Hilferding, genç Rudolf'un hayatında önemli bir rol oynadılar. Rudolf'un küçük kız kardeşi Maria da aileye katkıda bulunan bir başka üyeydi.

Eğitim hayatına devam ettiği sırada, sosyalist düşüncelerle tanıştı ve bu düşüncelere olan ilgisi giderek arttı. Viyana Üniversitesi'ne kaydolduğunda, sosyalist öğrenci gruplarına katılarak politik ve entelektüel bir gelişim sürecine girdi. Bu dönemde, özellikle Max Adler'in liderliğindeki öğrenci örgütü Freie Vereinigung Sozialistischer Studenten'e katılması, onun sosyalist hareketteki etkinliğini artırdı.

Hilferding'in eğitimi sırasında tanıştığı ve etkilendiği birçok sosyalist entelektüel arasında Karl Renner, Otto Bauer ve Max Adler gibi isimler yer alıyordu. Marksist teorisyen Carl Grünberg'in politik ekonomi derslerine katılarak ve Ernst Mach'ın felsefe derslerini takip ederek sosyalist düşüncelerini derinleştirdi.

Doktorasını tamamladıktan sonra, çocuk doktoru olarak çalışmaya başladı, ancak politik ekonomiye olan ilgisi onu mesleğinden uzaklaştırmadı. Özellikle Die Neue Zeit gazetesine ekonomik konularda katkıda bulunarak ve Karl Kautsky ile işbirliği yaparak sosyalist hareketteki etkinliğini artırdı.

Hilferding'in sosyalist hareket içindeki etkinliği, politik ve teorik çalışmalarıyla sınırlı kalmadı. Aynı zamanda Avusturya'daki ilk işçi okulunun kurulmasına da öncülük etti ve işçi eğitimini geliştirmek için bir dernek kurdu.

Sosyalist hareket içindeki faaliyetleri sırasında tanıştığı ve evlendiği doktor Margarete Hönigsberg ile olan evliliği, hayatında önemli bir dönüm noktasıydı. Kautsky'nin teşvikiyle, parti eğitim merkezi için Berlin'e taşındı ve sosyalist hareketteki etkinliğini daha da artırdı.

Berlin ve I. Dünya Savaşı

1906'da, doktorluk mesleğini geride bırakarak SPD'nin Berlin'deki eğitim merkezinde Ekonomi ve İktisat tarihi dersleri vermeye başlayan Rudolf Hilferding, Almanya'nın başkentine taşındı. Ancak, Alman vatandaşı olmayan öğretmenlerin çalıştırılmasını yasaklayan bir yasa nedeniyle bu görevine devam edemedi ve yerini Rosa Luxemburg'a bırakmak zorunda kaldı.

1915'e gelindiğinde ise, SPD'nin önde gelen gazetesi Vorwärts'ın dış editörü olarak ön plana çıktı. Bu pozisyon, Karl Kautsky'nin de desteğiyle, Marksist düşüncenin gazetede daha fazla yer almasını sağlamak amacıyla atanmıştı. Hilferding, kısa sürede gazetede etkin bir rol üstlendi ve genel yayın yönetmeni olarak atandı. Die Neue Zeit ve Der Kampf gibi yayınlar için yaptığı katkılar da ona ek gelir sağladı ve kariyerini sosyalist hareketin içinde sürdürmesine yardımcı oldu.

En ünlü eseri olan "Das Finanzkapital"i (Finans Kapital) 1910'da yayımlayan Hilferding, bu eseriyle iktisadi düşüncedeki önemli bir dönüm noktasına imza attı. Bu çalışması, onun SPD içindeki konumunu ve Marksist merkezdeki etkisini güçlendirdi. I. Dünya Savaşı'nın patlak verdiği 1914'te ise, savaşa karşı çıkan sosyal demokratlar arasında yer aldı ve parti liderliğinin savaş politikalarına karşı eleştirilerini sürdürdü.

Hilferding'in savaş sırasındaki tutumu, onun sadece teorik olarak değil, aynı zamanda pratikte de sosyalist hareketin içinde etkili bir rol oynamasını sağladı. Savaş boyunca yazılı olarak aktif kalan ve siyasi mücadelesini sürdüren Hilferding, Die Neue Zeit ve Der Kampf gibi yayınlarda birçok makale kaleme aldı. Bu makaleler arasında, örgütlü kapitalizm kavramını yeniden formüle eden ve SPD'nin durumunu özetleyen önemli çalışmalar da bulunuyordu.

Weimar Cumhuriyeti

Hilferding, 1918'de Almanya Bağımsız Sosyal Demokrat Partisi'ne (USPD) katıldı ve I. Dünya Savaşı'nın sona ermesiyle birlikte Almanya'da önemli siyasi ve toplumsal değişimlerin yaşandığı bir dönemde etkin bir rol oynamaya başladı. Kasım Devrimi'nin patlak vermesiyle birlikte, monarşinin çöküşü ve Cumhuriyet'in ilanıyla sonuçlanan olaylar zincirinde Berlin'e döndü. Bu dönemde, USPD'nin günlük gazetesi Die Freiheit'ın genel yayın yönetmenliğini üstlenerek parti yönetiminde etkin bir konuma geldi. Die Freiheit, 200.000 tirajıyla kısa sürede Berlin'in en çok okunan gazetelerinden biri haline geldi, ancak 1925'te Die Weltbühne'de gazeteyi zararsız hale getirmekle suçlandı.

Hilferding'in görevi, ateşkes sonrasında Almanya'da endüstrinin sosyalize edilmesi sürecini yönetmekti. Ancak, SPD liderliğinin sosyalizasyon fikrine karşı çıkması nedeniyle, bu konudaki çalışmaları büyük ölçüde görmezden gelindi. Özellikle, SPD'nin Berlin'deki devrimci denizcilerin bastırılması için askeri güç kullanmasını ve USPD'nin Halk Temsilcileri Konseyi'nden geri çekilmesini protesto etmek için Hilferding ve diğer USPD politikacıları işçi konseylerini desteklemeye başladılar. Bu dönemde, Hilferding, Die Freiheit'ta makaleler yazarak ve önerilerde bulunarak sosyalizasyonun uygulanması konusunda aktif bir rol oynadı.

Lenin liderliğindeki Bolşeviklerin aksine, Hilferding Ekim Devrimi'ne karşı çıktı ve Sovyetler Birliği'ni "ilk totaliter devlet" ve "totaliter devlet ekonomisi" olarak tanımladı. 1919'da Alman vatandaşlığı aldı ve 1920'de Reich Ekonomik Konseyi'ne atandı. Ancak, 1922'de Almanya Komünist Partisi'nin USPD ile birleşmesine karşı çıktı ve SPD ile birleşmeyi destekledi.

Weimar Cumhuriyeti'nin enflasyonunun zirvesinde, Ağustos'tan Ekim 1923'e kadar Alman Maliye Bakanı olarak görev yaptı. Hilferding, enflasyonun durdurulmasına katkıda bulunsa da, Reichsbank Başkanı Hjalmar Schacht'ın baskısı nedeniyle bu görevinden ayrıldı. Hilferding, 1924'ten 1933'e kadar teorik dergi Die Gesellschaft'ın yayıncısıydı ve 1924'te SPD'nin Reichstag'ına seçildi. SPD'nin mali konularda baş sözcüsü olarak görev yaparken, 1928-1929 yılları arasında Büyük Buhran'ın arifesinde tekrar maliye bakanı olarak görev yaptı. Ancak, Hjalmar Schacht'ın baskısı sonucunda bu görevinden ayrılmak zorunda kaldı ve Alman hükümetine kredi alma koşullarını dayatarak düşüşüne neden oldu.

Sürgünü

Hilferding, Hitler'in iktidara gelmesinin ardından, politik görüşleri nedeniyle büyük tehlike altında kaldı. 1933 yılında, Yahudi kökenli ve sosyalist kimliğiyle bilinen Hilferding, yakın dostu Rudolf Breitscheid ve diğer önemli parti liderleriyle birlikte Danimarka'ya kaçmak zorunda kaldı. Daha sonra sürgün hayatına devam etmek için önce Saarbrücken'e, ardından Paris'e ve son olarak da Zürih'e, İsviçre'ye gitti.

Zürih'te, Hilferding, SPD'nin Sopade'sinde önemli görevler üstlendi ve Die Zeitschrift für Sozialismus dergisinin genel yayın yönetmenliğini yaptı. Ayrıca Neuer Vorwärts'a katkıda bulundu ve 1939'a kadar SPD'nin Sosyalist Enternasyonal temsilcisi olarak görev yaptı.

Ancak, Fransa'ya yapılan Alman saldırısının ardından, Hilferding ve Breitscheid işgal edilmemiş Marsilya'ya kaçtılar. Varian Fry liderliğindeki Mülteci Komitesi, onları Vichy Fransası'ndan çıkarmak için çaba gösterdi, ancak kimlik belgeleri olmadığı için yasadışı yollardan ayrılmayı reddettiler. Sonunda, Vichy hükümeti tarafından güney Fransa'da tutuklandılar ve 9 Şubat 1941'de Gestapo'ya teslim edildiler.

Hilferding, Gestapo'nun eline geçtikten sonra Paris'teki bir hapishanede ciddi şekilde işkence gördü. Sonunda La Santé'nin Gestapo zindanında öldü, ancak ölüm nedeni tam olarak belirsiz kaldı. Bazıları, Gestapo'nun emriyle öldürüldüğünü düşünürken, resmi olarak ölüm nedeni hakkında hiçbir bilgi verilmedi.

Hilferding'in ölümünden sonra karısı Rose, Amerika Birleşik Devletleri'ne kaçtı. Ancak Hilferding'in önceki karısı Margarete, 1942'de Theresienstadt Gettosu'nda hayatını kaybetti. Hilferding'in ölümü, Nazilerin politik muhaliflerine karşı uyguladığı baskı ve zulmün trajik bir örneği olarak hatırlanmaktadır.

Finans Kapital

Hilferding'in "Finans Kapital" adlı eseri, Marksist analizin önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilir. Bu eserde, Hilferding, liberal kapitalizmin rekabetçi ve çoğulcu yapısının, tekelci mali sermayeye dönüşümünü detaylı bir şekilde inceler. Lenin ve Buharin'in yazılarında öngörülen teorik çerçeveyi şekillendiren bu çalışma, zamanının ötesinde bir etkiye sahipti.

Hilferding, özellikle son derece kartelleşmiş olan Avusturya-Macaristan ekonomisi bağlamında tekelci finans kapitalizmini ele aldı. Ona göre, tekelci finans kapitalizmi, önceki rekabetçi ve korsan kapitalizmden farklıydı. Endüstriyel, ticari ve bankacılık çıkarlarının birleşmesi, devletin ekonomik rolünün azaltılmasına yönelik liberal talepleri etkisiz hale getirerek merkezi ve ayrıcalık dağıtan bir devlet arayışını güçlendirdi.

Hilferding'e göre, bu dönüşüm, sermayenin ve burjuvazinin taleplerinde de bir değişikliğe neden oldu. 1860'lara kadar, sermayenin talepleri genellikle tüm yurttaşları eşit şekilde etkileyen anayasal taleplerdi. Ancak mali sermayenin yükselişiyle birlikte, giderek artan bir şekilde servet sahibi sınıflar adına devlet müdahalesi arayışına girildi. Artık devletin egemenliği, soylulardan ziyade kapitalistlerin eline geçiyordu.

Hilferding, mali sermayenin toplumsallaştırıcı işlevini vurgulayarak bu dönüşümü bir fırsat olarak gördü. Ona göre, mali sermayenin denetimi altına aldığı üretim dallarını toplumun doğrudan denetimine sokmak için, mali sermayenin ele geçirilmesi yeterliydi. Bu, dar bir sınıf ekonomiye egemen olduğu için, sosyalist devrimin dar sınıftan doğrudan mülksüzleştirme yerine, dolaylı olarak toplumsallaştırma yoluyla daha geniş bir destek elde edebileceğini savundu.

Hilferding'e göre, mali sermayenin politikaları, savaşa ve dolayısıyla devrimci fırtınaların serbest bırakılmasına yol açacaktı. Bu şekilde, sosyalizm için uygun bir zemin oluşacaktı.

Hilferding'in başlıca eserleri:

"Böhm-Bawerk’s Marx-Kritik" (1904) - Türkçe çevirisi "Böhm-Bawerk’in Marx Eleştirisi" olarak bilinir. Bu eserde, Böhm-Bawerk'in Karl Marx'ın çalışmalarına yönelik eleştirileri incelenir.

"Das Finanzkapital: Eme Studıe über die jüngste Entıvıcklung des Kapitalismus" (1910) - Türkçe çevirisi "Mali Sermaye: Kapitalist Gelişmenin Son Aşaması Üzerine Bir Çalışma" olan bu eser, kapitalizmin son evrelerinin incelenmesine odaklanır ve finans kapital kavramını tanımlar.

"Das historische Problem" (1954) - Bu eserin Türkçe çevirisi "Tarihsel Sorun" şeklindedir. Ancak orijinal eserin adı belirtilmemiştir. Bu eserde muhtemelen tarihsel bir sorunu ele alan Hilferding'in çalışmaları ve görüşleri incelenmektedir.

Yorum ekle...

Konu hakkında yorum ya da düşüncelerini paylaş...

Daha yeni Daha eski