Abbadiler Devleti, Hanedanı, Dönemi, Hakkında Bilgi

ABBADİLER
 
İşbîliye merkez olmak üzere Güneybatı Endülüs’te hüküm süren bir Arap hanedanı (1023-1091).

İşbîliye Kadısı Ebü’l-Kâsım Muham­med b. Abbâd, Endülüs Emevî hilâfeti­nin son yıllarında mülükü’t-tavâifin or­taya çıktığı sırada Abbâdîler’in istiklâli­ni ilân etti (1023), Hanedanın kurucusu Muhammed b. Abbâd’ın Hîredeki Lahmî kralları soyundan gelen ataları, En­dülüs’ün fethinden hemen sonra Hıms’ tan İşbîliye’ye göç ederek orada yerleş­mişlerdi. Muhammed b. Abbâd başlan­gıçta Malaga’daki Hammûdîler’in hâki­miyetini kabul ettiyse de bu durum fazla devam etmedi. Bu devirde Ab­bâdîler’in en tehlikeli rakipleri Kurtuba’daki Cehverîler idi. Devri hakkında fazla bilgi bulunmayan Muhammed b. Abbâd 1042 yılında öldü.

Muhammed b. Abbâd’ın oğlu Ebû Amr Abbâd b. Muhammed, Araplar’ın lideri sıfatıyla Endülüs’teki Berberîler’e karşı harekete geçti. İlk İş olarak Kar-mûne’deki (Carmona) Muhammed b. Abdullah el-Birzâlî ve oğlu İshak ile mücadeleye girişti. Daha sonra ülkesini batıya doğru genişletmek için askerî harekâta başladı. Onun bu başarılan Batalyevs (Badajoz), Cezîretülhadrâ (Al-geciras). Gırnata ve Malağa hâkimlerini birleşmeye şevketti. Bir süre sonra Ba-talyevs’teki Eftasîler ile Abbâdîler ara­sında başlayan mücadeleler 1051 yılına kadar devam etti. Abbâd o yıllarda kom­şularıyla savaşmaktan da geri kalmıyordu. 1053 yılına kadar küçük Berberi hanedanlarını hâkimiyeti altına almıştı. Buna rağmen Gırnata’daki Zîriler onun karşısında başarıyla mukavemet edi­yorlardı. Bu arada Cezîretülhadrâ’yı Hammûdîler’den alarak oğlu İsmail’i Kurtuba üzerine gönderdi. Ancak İsmail Cezîretülhadra’da bağımsızlığını ilân et­meğe karar verdi. Bu sefer de diğer oğlu Muhammed Zlrîler’e karşı Malaga’daki Araplar’ı desteklemek için ha­rekete geçti. Fakat Zîrîler bu orduyu bozguna uğrattılar, Muhammed canını zor kurtardı. Buna rağmen Abbâdîler mülûkü’t-tavâifîn en kuvvetlilerinden biri idi. Tahta geçtiği zaman “Hâcib”, bir süre sonra da “el-Mu’tazıd-Billâh” unvanlarını kullanan, siyasî bakımdan son derece kabiliyetli ve başarılı olan Abbâd, yirmi yedi yıllık hükümdarlıktan sonra 1069 yılında öldü.

İşbîliye’nin bu kudretli hükümdarının yerine oğlu Muhammed geçti, “el-Mu’temid” unvanını alan Muhammed, tahta geçişinin ikinci yılının başında Cehverîler’in elinde bulunan Kurtuba’yı kendi topraklarına kattı. Ancak Tuleytula Hâkimi Me’mûn’un tahrikleri so­nunda İbn Ukkâşe adındaki bir macera­perest Kurtuba’ya saldırdı ve burayı Me’mûn adına zaptetti (1075). Mutemid üç yıllık bir mücadeleden sonra Kurtuba’yı tekrar geri aldığı gibi Vâdil-kebîr (Guadalquivir) ile Vadi Âne (Guadiana) arasındaki topraklan da ülkesi­ne kattı. Bu arada Kastilya Kralı VI. Alfonso’nun İşbîliye’ye saldırısını Vezir İbn Ammâr’ın gayretleriyle bertaraf etti.

Kurtuba’nın alınmasından sonra Mu’temid, İbn Ammâr’ın teşviki üzerine, Arap asıllı Muhammed b. Ahmed b.Tâhir’in idaresinde bulunan Mürsiye’nin zaptına teşebbüs etti. İbn Ammâr 1078 yılında Barselona Kontu II. Ramon Berenguer’e baş vurarak yardım istedi ve buna karşılık 10.000 dinar ile emîrin oğlu Reşîd’i rehine olarak vermeyi teklif etti. Uzun görüşmelerden sonra anlaş­maya varıldı ve İbn Ammâr Mürsiye’yi zaptetti. Ancak İbn Ammâr giriştiği entrikalar sebebiyle Mu’temid tarafın­dan öldürüldü.

Mülûkü’t-tavâif arasındaki mücadele­ler Endülüs’te İslâm hâkimiyetinin za­yıflamasına ve hıristiyan devletlerin kuv­vetlenmesine sebep olmuştur. Kastilya Kralı VI. Alfonso bu gelişmeleri yakın­dan takip ederek 1085 yılında güneye oğru harekete geçti ve Tuleytula’yı zaptetti; Cezîretülhadrâ’ya kadar ilerle­di. Alfonso’nun bu başarılı harekâtı En­dülüs’te İslâm adına bir felâket oldu. Artık kuzeydeki hıristiyan devletlerle başa çıkamayan müslüman hanedanlar Murâbıtlar’dan yardım istemek zorun­da kaldılar. Murâbıtlar’ın hükümdarı Yûsuf b. Tâşfin Cebelitârık’ı geçerek Zellâka’da hıristiyanlan bozguna uğrat­tı. Ancak bu başarısına rağmen Endülüs’teki fakîhler tarafın­dan iyi karşılanmadığı için geri dönmek zorunda kaldı. Yusuf b. Tâşfîn’in Endü­lüs’ü terketmesi üzerine hıristiyanlar tekrar harekete geçtiler. Bu defa Mu’temid, Yûsuf’tan yardım istedi. Yûsuf bu teklifi kabul ederek 1088 ilk­baharında Cezîretülhadrâ’ya çıktı. Fakat Endülüs’teki mülûkü’t-tavâif ile iş birli­ği yapmanın mümkün olmadığını anla­yan Yûsuf b. Tâşfin. Endülüs’e hâkim olmağa karar verdi ve sırasıyla Karmûne, Kurtuba ve İşbîliye’yi zaptederek Abbâdîler hanedanına son verdi (1092), Abbâdîler’in son emîri Mu’temid Tanca’ya ve oradan da Merakeşle kaçtı; 1095 yılında da öldü.

Bibliyografya
 
1-İbnü’1-Esîr, el-Kâmit (nşr. C.I. Tornberg), Leiden 1851-76-Beyrut 1399/1979.
2- İbn İzârî, et-Beyânü’t-muğrib (nşr. Muhammed İbrahim el-Kettânî v.dğr), Beyrut 1406/1985.
3- İbn Haldun, el-İber, Bulak 1284-Beyrut 1399/1979.
4- Makkari. Nefhu’t’tib (nşr. İhsan Abbas), Beyrut 1388/ 1968, bk. İndeks;
5- E. de Zambaur, Manuel de Genealogie et de Chronologie Pour l’Histoire de l’lslam, Hanover 1927.
6- Robert Mantran, L’Expansion Musulmane, Paris 1969.
7- R. Dozy. Span’tsh İslam (trc. F. Griffin Stokes), London 1972.
8- Anwar G. Chejne. Müslim Spain Its History and Culture, Minne­sota 1974.
9- Bernard Lewis. İslam, London 1974.
10- C. E. Bosworth. İslâm Devletleri Tarihi (trc. Erdoğan Merçil-Mehmet İpşirlil, İstanbul 1980, s. 20;
11- Philip K. Hlttİ. Siyasi ve Kültürel İslâm Tarihi (trc. Salih Tuğ), İstanbul 1980-81.
12- H. İbrahim Hasan. İslâm Tarihi (trc. İsma­il Yiğit v.dğr.), İstanbul 1985.
13- David Vasserstein. The Rise and Fail of the Party Kings, tSew Jersey 1985.
14- C. F. Seybolü, “Abbâdîler”, İA.
15- E, Levi-Provençal, “Mutemid”, İA, Vlll, 753-756;
16- E, Levi-Provençal, “Abbâdids”, El (Fr), 5-7.

TDV İslam Ansiklopedisi

Sitede Ara