Blaise Cendrars Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

CENDRARS, Blaise (1887-1961)

İsviçre asıllı Fransız şair, roman ve deneme yazarı. Şiirleriyle Apollinaire’i ve Gerçeküstücülük’ü etkilemiştir.

Asıl adı Frederic Sauser Cendrars’dır. 1 Eylül 1887’de, İsviçre’de La Chaux-de Fonds’da doğdu, 21 Ocak 1961’de Paris’te öldü. Annesi İskoçyalı, babası İsviçreli’dir. Babasının işleri nedeniyle, çocukluğu Mısır, İngiltere, Fransa, İsviçre ve İtalya’yı dolaşarak geçti. Daha sonraki yıllarda ailesi İsviçre’de Neuchâtel’e yerleştiyse de Cendrars genç yaşlarda yolculuk ve serüvenlerle dolu bir yaşamı benimsedi. 1902’de

Çin, Iran, Sibirya ve Hindistan’ı dolaştı, mücevher alım satımıyla para kazanmaya çalıştı. Londra’da bir müzikholde hokkabazlık yaptığı sıralarda aynı odayı paylaştığı Charlie Chaplin’le dost oldu. Kendini bir dünya vatandaşı olarak gören Cendrars, Rusya, ABD, Kanada, Brezilya, Arjantin ve daha birçok ülkeyi dolaştı, arıcılık, tarım işçiliği, traktör sürücülüğü, savaş muhabirliği, oyunculuk, senaryo yazarlığı, film yönetmenliği ve yayıncılık gibi türlü işlerde çalıştı. New York’ta kaldığı yıllarda yazdığı Pâques d New York’un (New York’ta Paskalya) 1912’de yayımlanmasıyla şair olarak tanınmaya başladı. Paris’te Apollinaire, Max Jacob gibi şairlerle, Chagall, Fernand Leger ve Modigliani gibi ressamlarla dostluk kurdu. I. Dünya Savaşı’nda Yabancılar Lejyonu’na girdi, savaşta bir kolunu kaybetti. Eleştirmenlerce uzun süre önemsenmemekle birlikte, 1948’de tüm şiirlerinin ikinci kez yayımlanmasıyla, ilgileri üzerine çekti. Öldüğü yıl aldığı Paris Edebiyat Büyük Ödülü’yle ünü yayıldı.

Pâques d New York ve 1913’te yayımlanan La Prose du Transsiberien et de la petite Jebanne de France (Transsiberien’in ve Fransalı Küçük Jehanne’ m Öyküsü) adlı şiirleri anı ve ağıt türlerinin özelliklerini birleştirir. Cendrars, gerilim ve hareket dolu bir yaşamı şiire yansıtabilmek amacıyla yeni bir üslup arayışına girişmiş, geleneksel şiir ölçülerine, sözdizimi ve noktalama kurallarına bağlı kalmamıştır. Onun için şiir, hareketin yepyeni biçimlerle söze dökülmesi ve izlenimlerin yoğun bir duygu, çağrışım ve imge ağıyla karmaşık ve çarpıcı bir tarzda ifade edilmesidir. Abel Gance ile birlikte film yönetmenliği de yapmış, film tekniklerinin etkilerini şiirlerine yansıtmıştır. Güçlü bir ritm ve coşkulu bir hava içinde gelişen uyaksız, noktalamasız şiirlerindeki serbest çağrışımlar Apollinaire’in şiir tarzıyla benzerlik gösterir.

Cendrars’m yazmaya başladığı yıllar sanatta yeni biçimlerin denendiği bir dönemdir. Resmin Kübizm ve Ekspresyonizm gibi yeni akımlarla, müziğin ise Stravinski, Satie, Milhaud ve Honneger gibi sanatçılarla yeni anlatımlara yöneldiği, sinemanın doğup geliştiği bir dönemde yeni yüzyılın değişen dünyası ile sanatsal anlatım biçimleri arasındaki etkileşim şiire de yansımış, geleneksel şiir biçimleri zorlanmış, şiirde çağdaş toplumun serüvenini ifade edebilecek yeni bir biçim arayışına girilmiştir. 20. yy’m ilk yarısında, Apollinaire, Max Jacob, Jean Cocteau ve Pierre Reverdy gibi şairlerle birlikte Cendrars’m şiirleri de bu tür bir arayışın bir parçasını oluşturmuştur. Cendrars, mekanikleşen bir çağın havasını yansıtan, çağdaş yaşamın baş döndürücü hızını dile getiren şiirleriyle Fütürizm’e yakınlaşmıştır.

Çoğu otobiyografik nitelikteki romanları da benzer bir şiirselliği ve lirik bir üslubu yansıtır. Gezilerinde yaşadığı olaylar ve edindiği izlenimlerle beslenen romanlarında çağdaş serüvenci insanı ele alır, L’Or (“Altm”), Rhum (“Rom”) ve La Vie dangereuse’de (“Tehlikeli Yaşam”) olduğu gibi, zaman zaman tehlike ve serüven dolu bir yaşamı yüceltir. Ancak bunlar ile Moravagine ve Les Confes-sions de Dan Yack gibi birçok başka romanı, birer gezi yazısı olmanın ötesinde, hızla değişen bir yüzyılın yepyeni görünümü içinde yazarın çağdaş bireyi ve kendi benliğini tanımlama çabasının örnekleridir.
Cendrars’m zengin ve çarpıcı imgelerle dolu üslubu ABD’li yazar Henry Miller’in dikkatini çekmiş, 1950’lerde sanatı değerlendirilmeye başlandığında, eleştirmenler Cendrars’m serbest çağrışımlarla kendiliğindenci bir tarzda gelişen şiirinin Apollinai-re’i ve Gerçeküstücülük’ü etkileyen başlıca kaynaklardan biri olduğu görüşünde birleşmişlerdir. Cendrars, çağının sanat akımlarıyla da yakından ilgilenmiş, Picasso, Leger, Braque ve Chagall gibi ressamlarla Kübizm ve Orfizm gibi akımlar üzerine denemeler yazmıştır.

• YAPITLAR (başlıca): Oeuvres Completes de Blaise Cendrars, 1963, (“Blaise Cendrars’m Tüm Yapıtları”). Şiir: Poesies Completes de Blaise Cendrars, 1944, (“Blaise Cendrars’m Tüm Şiirleri”); Pâques â Nem York, 1912, (New York’ta Paskalya); La Prose du Transsiberien et de la petite Jehanne de France, 1913, (Transsiberien’in ve Fransalı Küçük Jehanne’m Öyküsü). Roman: L’Or, 1925, (“Altm”); Moravagine, 1926; Le Plan de l’aiguille, 1928, Les Confessions de Dan Yack, 1929, (“Dan Yack’m İtirafları”); Rhum, 1930, (“Rom”); La Vie dangereuse 1938, (“Tehlikeli Yaşam”); Le Main coupee, 1946, (“Kesik El”); Le Lotissement du del, 1949, (“Gökyüzünün Parsellenmesi”). Deneme:    Aujourd’hui,    1931, (“Bugün”). Yönetmen Yardımcılığı Yaptığı Filmler: J’accuse!
1919; La Roue, 1922.

• KAYNAKLAR: L. Parrot, Blaise Cendrars, 1948; J. Rousselot, Blaise Cendrars, 1955.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Sitede Ara