Camille Pissarro Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

PISARRO, Camille (1830-1903)

Fransız, ressam. Sanat yaşamı boyunca İzlenimcilik’e (Empresyonizm) bağlı kalmış ve grubun tüm sergilerine katılan tek sanatçı olmuştur.

10 Temmuz 1830’da Danimarka’ya ait Batı Hint Adaları’ndaki St. Thomas’da doğdu, 13 Kasım 1903’te Paris’te öldü. Varlıklı bir Yahudi tüccarının oğluydu. Öğrenimini Paris’te yapmak için on iki yaşında evden ayrıldı. 1847’de Batı Hint Adaları’na geri döndü ve babasının dükkânında çalışmaya başladı. Bir yandan da bu egzotik adadan manzara taslakları çiziyordu. Resim öğrenimi yapmasına babası izin vermediği için 1853’te Caracas’a kaçtı. Sonunda babasının onayını alarak 1855’te Paris’e gitti. Ecole des Beaux-Arts’taki akademik eğitimden hoşlanmayınca Corot ile ilişki kurdu ve 1864’teki Salon sergisinde onun öğrencisi olarak yer aldı. Bu dönemde ayrıca J.F. Millet’in ve Courbet’nin yapıtlarına ilgi duydu. Academie Suisse’de Monet ile tanıştı ve İzlenimciler’e katıldı. 1870’te Prusya-Fransa Savaşı başlayınca İngiltere’ye gitti. Burada Monet ile birlikte Constable ve Turner’in yapıtlarını inceledi. 1872’de Fransa’ya döndükten sonra Paris yakınlarında Pantois’ya yerleşti. Aynı yıl, Cezanne ile birlikte çalışmalar yaptı. Burası uzun yıllar resimlerinin konusunu oluşturdu. 1884’te Gisors yakınlarındaki Eragny’e yerleşti. Signac ve Seurat ile tanıştıktan sonra bir süre yeni izlenimci (neo-empresyonist) tekniklere ilgi duydu. 1890’ların başında bir göz hastalığına tutuldu. 1892’de galerici Durand-Ruel’in açtığı toplu sergiyle ününü pekiştirdi. 1900’den sonra Paris’te yaşamaya başladı. Hastalığının ilerlemesine karşın, kaldığı otelin penceresinden resim yaparak çalışmasını ölümüne değin sürdürdü.

Pısarro daha çok evleri, fabrikaları, ağaçları, tarlaları, nehir kıyılarını ve çalışan köylüleri resimlemiştir. Biçimleri renkler içinde erimez, kütlesini korur. 1870’ ten sonra geliştirdiği virgülü anımsatan fırça vuruşlarıyla, ışığın pırıltılarını yakaladığı resimler yapmıştır. Ancak, izlenimci teknikle çalışmasına karşın, İzlenimciler gibi rasgele , hoşlandığı bir görüntüyü betimlememiş, konusunu özenle seçmeyi her zaman sürdürmüştür. Özellikle, toprakta çalışan insanları canlandırmasıyla Millet’i anımsatır. Cezanne da onun geçici izlenimlerden çok kalıcı olanı betimlemesiyle büyük ölçüde ilgilenmiş, izlenimci tekniği ve bu akımın sanat anlayışını ortaya koyarken Pisarro’dan etkilenmiştir. Ancak, 1880’lerin başında Pisarro da Cezanne gibi İzlenimcilik’in yeni bir yön araması gerekliliğini duymuş ve daha yapısal kaygıların öne çıktığı bir döneme girmiştir. 1885’teyse Yeni İzlenimciler’e yakınlık duyarak noktalama (pointi-lizrn) tekniğiyle çalışmıştır. Ancak, bu tekniği son derece kuramsal bulduğu ve doğadaki değişimleri betimlemeye bir türlü alışamadığı için yaklaşık 1890’da yeniden izlenimci tekniklere dönmüş ve parlak renklerin egemen olduğu ışıltılı resimler yapmıştır.

• YAPITLAR (başlıca): Natürmort, 1867, Toledo Sanat Müzesi, Ohio; Louveciennes Yolu, 1870, Jeu de Paume Müzesi, Paris; Kendi Portresi, 1873, Jeu de Paume Müzesi, Paris; Kırmızı Damlar, 1877, Jeu de Paume Müzesi, Paris; Meyve Bahçesindeki Kadın, 1887, Jeu de Paume Müzesi, Paris; Monmartre Bulvarı, ilkbahar, 1897; Monmartre Bulvarı, Gece Manzarası, 1897, Ulusal Galeri, Londra; Dieppe’te Saint-Jacques Kilisesi, Yağmurlu Bir Sabah, 1901; Pont-Royal ve Pavıllon de Flöre, 1903, Petit-Palais, Paris.

• KAYNAKLAR: J. Resvald, Camille Pisarro, 1963.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Sitede Ara