Aleksandr Sergeyeviç Puşkin Kimdir, Hayatı, Eserleri, Edebi Kişiliği, Hakkında Bilgi

PUŞKİN, Aleksandr Sergeyeviç (1799-1837)

Rus şair, roman, öykü ve oyun yazarı. Yarattığı yeni edebiyat diliyle çağdaşlarını ve daha sonraki kuşakları etkilemiş, modern Rus edebiyatının ilk önemli yazarı sayılmıştır.

6 Haziran 1799’da Moskova’da doğdu, 10 Şubat 1837’de St.Petersburg’da (bugün Leningrad) öldü. Soylu bir ailenin oğluydu. On iki yaşına kadar özel öğrenim gördükten sonra 1811’de soylu ailelerin yetenekli çocukları için kurulmuş Tsarskoye Selo Lisesi’ne girdi. Burada yazar Nikolay Mikhailoviç Karamzin’in (1766-1826), Konstantin Nikolayeviç Batyuşkov’un (1787-1855), Vasily Andreyeviç Jukovski’nin (1783-1852), Fransız şairlerinin ve Voltaire’ in yapıtlarından esinlenerek, çok genç yaşta yazdığı şiirlerinde kendine özgü bir üslup oluşturdu. 1816’da şiirleriyle o dönemin önde gelen şairlerinin dikkatini çekti. 1817’de liseyi bitirdiği zaman parlak bir genç şair olarak oldukça yaygın bir üne sahipti. Aynı yıl Dışişleri Bakanlığı’nda sekreterlik görevine getirildi. St.Petersburg’da geçirdiği üç yıl içinde bir yandan öğrencilik döneminde başlattığı ilişkilerini sürdürürken, bir yandan da edindiği yeni arkadaşlarıyla özgürlükçü düşünceden yana bazı demeklerin etkinlikleriyle ilgilendi. Gizli devrimci derneklerden hiçbirine üye olmamakla birlikte, yazdığı devrimci ve özgürlükçü şiirler bu çevreler tarafından büyük bir ilgiyle karşılanıyordu. 1820’de yayımlanmadan elden ele dolaşan bu siyasal içerikli şiirleri, yönetici çevrelerce tehlikeli görüldüğü için Puşkin görevli olarak Rusya’nın güneyine sürüldü.

Sürgündeki yapıtları
Kafkaslar’da ve Kırım’da kaldığı süre içinde Byron etkisiyle Kavkazski plennik (“Kafkas Tutsağı”) ve Bahçisarayski fontan (Bahçesaray Çeşmesi) adlı koşuk öykülerini yazdı. Sürgün döneminin iki yılını geçirdiği Kişinev’den sonra Odessa’ya gitti. Orada Çigane (“Çingeneler”) adlı uzun şiirinin büyük bir bölümünü yazdığı gibi, bir yandan da Yevgeni Onegin şiirine başladı. 1824’te Rusya’nın kuzeybatısında Mihaylosko-ye’deki aile malikânesine gönderildi ve gözetim altında geçirdiği iki yıl içinde kendini yoğun biçimde çalışmaya verdi. Çigani’yi bitirdi. Bir yandan Yevgeni Onegin’in yazımını sürdürürken, bir yandan da ünlü tarihsel oyunu Boris Godunov’u tamamladı. Gene bu dönemde Rus tarihini inceledi ve bir dizi halk masalı ve halk türküsü yazdı.

Dekabrist diye bilinen özgürlükçü aydınların ayaklanması 1825’te başarısızlıkla sonuçlanınca, Puşkin’in devrim coşkusu da bir ölçüde dizginlenmiş oldu. Yeni çar I.Nikolay 1825 Eylül’ünde Puşkin’in özgürlüğe kavuşmasını sağladı ve bundan böyle onu kendisinin denetleyeceğini açıkladı. Bazı arkadaşlarınca işbirlikçi olmakla suçlanması üzerine Puşkin “Druzyam” (“Dostlarıma”) adlı şiirinde bunun böyle olmadığını belirterek çarı aydın ve hoşgörülü bir hükümdar olmaya çağırdı. Gizli polisin yakından izlemesi altında üç yıl boyunca Moskova ile St.Petersburg arasında huzursuz bir yaşam sürdü ve bu nedenle de istediği ölçüde verimli olamadı.

Boldino günleri
1829’da orduda görev aldı, Rusya ile Osmanlı İmparatorluğu arasındaki savaşa katılmak üzere yeniden Kafkasya’ya gitti. Geri döndükten sonra bir süre gazetecilik etti. O zamana kadar oldukça fırtınalı bir yaşam sürmüştü, artık olgun bir insan olduğuna inanıyordu. Evlenip bir yuva sahibi olmak en büyük isteğiydi. 1830 sonbaharında aile malikânesinde çalışan köylülerle arasındaki sorunlara bir çözüm bulmak .için gittiği Boldino’da Yevgeni Onegin’i tamamladığı gibi Domik v Kolomne (“Kolomna’daki Küçük Ev”) adlı koşuk öyküsünü, Skupoy ritsar (“Cimri Şövalye”), Motsart i Salyeri (“Mozart ve Salieri”) ve Kamenniy gost (“Taş Konuk”) gibi küçük trajedilerini yazdı. Povesti pokoynogo I.P.Belkina (Byelkin’in Hikâyeleri) gibi düzyazı yapıtları da gene bu dönemin ürünleridir.

Uzun şiirleri
1831’de Moskova’da evlendi ve St.Petersburg’a yerleşti. Niyeti bir gazete çıkarmak ve tarih konusunda araştırma yapmaktı. Yeniden çalışmaya başladığı bir devlet dairesindeki görevi ona arşivlerde inceleme yapma olanağı sağladıysa da, yayımlamak istediği gazete için hiçbir zaman izin alamadı. Bu arada Batı Avrupa ve Rusya’daki siyasal gelişmeleri yakından izliyordu. 1832’de başladığı, bir soylunun ayaklanmasıyla ilgili Duhrovski adlı romanını 1833’te yanda bıraktı. Pugaçov’un önderliğinde gerçekleştirilen bir halk ayaklanmasıyla ilgilenmeye başladı. Aynı yılın Ağustos ve Eylül aylarında bu ayaklanmaya sahne olan Orenburg, Kazan ve başka köy ve kasabalara giderek belgeler topladı, olayın tanıklanyla görüştü. Urallar’dan dönerken 1833’te Boldino’ya uğradı, orada kaldığı bir buçuk ay içinde yoğun bir yaratıcılık dönemi yaşadı. “Skazka o mertvoy tsarevne” (“Ölü Prensesin Masalı”) ve “Skazka o ribake i ribke” (“Balıkçı ile Balığın Masalı”) gibi uzun şiirleriyle Istoriya Pugaçova (“Pugaçov Tarihi”) bu kısa dönemin ürünleridir. Pikovaya dama (Maça Kızı) adlı uzun öyküsü ile ölümünden sonra yayımlanacak olan Medni vsadnik (“Tunç Süvari”) adlı epik şiirinin ilk biçimini de Boldino’da geçirdiği bu süre içinde kaleme aldı. Bütün bu yapıtların ortak özelliği felsefe ve ahlak temalarıyla çağdaş sorunları ele almalarıdır.

St.Petersburg’a dönmesinden sonra Puşkin’in yaşamının en zor günleri başladı. Bu son yıllarında bile Rusya’nın en önemli şairi sayılmakla birlikte, bu ünü, son yazdıklarından çok 1820’lerde yazdığı romantik şiirlere borçluydu. Olgunluk döneminin başarılı ürünleri ise geniş okur yığınları, eleştirmenler ve bazı yakın dostları arasında ilgisizlikle karşılanıyor, bunlarda belli bir gerilemenin izleri olduğu ileri sürülüyordu. Ancak aralarında Gogol’un da bulunduğu çok dar bir çevre Puşkin’in bu son dönem yapıtlarının gerçek önemini kavrayabiliyordu. Tahta çıktığı zaman kendisinin tek sansür yetkilisi olacağına söz veren I.Nikolay bu yetkiyi çok geçmeden resmi sansür makamlarına devrettiği için Puşkin’in yapıtları sıkı bir denetimle karşı karşıya kalıyordu. Gerici basının sürekli saldırıları karşısında ilgisini ülkesinin tarihi ve çağdaş sorunları üzerinde yoğunlaştırdı. Yazmayı tasarladığı “Büyük Petro Tarihi” ile ilgili bilgileri toplarken bir yandan da Fransız Devrimi’ni, Rus edebiyatının başyapıtlarım inceledi. 1836’da Sovremennik (Çağdaş) adlı gazetesinde zamanın en yetenekli yazar ve eleştirmenlerini bir araya getirerek sanat ve edebiyatın toplumsal işlevi konusunda yaptığı yayınla ilerici gazeteciliğin parlak bir örneğini verdi.

Tarihe ve toplum sorunlarına ilişkin çalışmaları
Yaşamının son yıllarında şiir ve anlatı türlerindeki 4 çalışmalarını azaltarak daha çok eleştiri, tarih ve güncel toplum sorunlarına ağırlık veren yazılar yazdı. 1836’da Rusya’nın tarihini, ulusal kimliğini, yönetim düzenini ve karmaşık koşullar altında bireyin karşılaştığı ruhsal sorunları işleyen Kapitanskaya doçka (Yüzbaşının Kızı) adlı romanını bitirdi. Bu dönemde yazdığı lirik şiirlerde ise yalın bir dille ve nerdeyse büyük bir düş kırıklığı içinde insanların barış ve özgürlüğe duydukları özlemi dile getirdi.

Evliliğinin ilk yıllarından beri karısıyla ilgili dedikodular yüzünden sürekli bir tedirginlik içindeydi. 1836’da kendisinin ve karısının onurunu yaralamak amacıyla yazılmış imzasız bir mektup aldı. Düşmanlarının düzenlediği sanılan bu senaryo onun, karısının hayranı olduğu söylenen bir Fransız’la düello etmesine yol açtı. Bu düelloda karnından yaralandı ve iki gün sonra öldü.

Edebiyat tarihindeki yeri
Puşkin, yapıtlarının önemi ve yaratıcılığının 4 kapsamı ile kültür tarihinin en seçkin sanatçılarından biridir. Yirmi beş yıllık sanat yaşamında yalnız kendi ülkesinin değil, dünya kültürünün en başarılı örneklerini özümlemiş, halkının geleneksel sanat yapıtlarından esinlenerek Rus edebiyat diline çağdaş ve ulusal bir anlatım zenginliği kazandırmıştır. Başlangıçta 18. yy edebiyatının kalıplarından yola çıkmış, olgunluk döneminde yaşamın sınırsız değişkenliğini olanca zenginliğiyle yansıtan gerçekçi bir üslup oluşturmuştur. Kendinden sonra gelen Gogol, Lermontov, Nekrasov, Mikhail Saltikov-Sçedrin, Dostoyevski ve Tolstoy gibi yazarların geliştirecekleri edebiyatın temellerini hazırlamıştır.

Puşkin lirik şiir türünün eşsiz ustalarından biri olarak güncel sorunların da bu türde rahatça işlenebileceğini kanıtlamış, Yevgeni Onegin ve öbür uzun şiirlerinde somut kişileri ve olayları geniş bir tarihsel çerçeve içinde ele almıştır. Düzyazı yapıtlarında gözleme dayanan bir kavrayış ve yalın, süssüz bir dille Rus edebiyatının demokratlaşmasında ve gerçekçi bir boyut kazanmasında önemli bir aşama sağlamıştır. Gezi yazıları, tarihsel roman ve felsefi uzun öykü türlerinin ilk örneklerini vererek klasik Rus romanının hangi doğrultuda gelişeceğini de belirlemiştir. Tiyatro yapıtları sahnede büyük başarı kazanmamışsa da, bu oyunların düşünsel yoğunluğu ve psikolojik derinliği Rus edebiyatının öteki türlerini etkilemiştir. Tiyatro konusundaki eleştirel görüşleri gelecekteki gerçekçi Rus tiyatro edebiyatının kurulmasına büyük katkıda bulunmuştur.

Puşkin’in eleştiri alanındaki çalışmaları da, edebiyat yapıtlarını bir bütün olarak ele alıp çözümsel bir yaklaşımla değerlendirmeyi amaçlayan yöntemiyle, daha sonraki eleştirmenlere örnek olmuştur. Onun edebiyat alanındaki en büyük katkısı yaşamda geçerli olan nesnel yasaları, ele aldığı konuların somut tarihsel, ulusal özelliklerini akılcı bir gözle irdeleyen gerçekçi yöntemidir. Puşkin bu yöntemi, gerçeğin sorumlu bir yaklaşımla araştırılması ve yaşam sürecini belirleyen temel çelişkilerin çözümlemesi olarak tanımlamıştır. Onun temelini attığı bu yöntemle Rus edebiyatı insanın toplumsal sorumluluğuna, tarihsel gerçeklere ve nesnelliğe ağırlık veren bir edebiyat olmuş ve bir bakıma toplumun vicdanı olma niteliğiyle insanlık tarihindeki saygın yerini almıştır.

Eserleri

* Ruslan i Lyudmila – Ruslan ve Ludmila (1820) (şiir)
* Kavkazskiy Plennik – Kafkas Esiri (1822) (şiir)
* Bakhchisarayskiy Fontan – Bahçesaray Selsebili (1824) (şiir)
* Tsygany, – Çingeneler(öyküsel şiir) (1827)
* Poltava (1829)
* Küçük Trajediler (1830)
* Boris Godunov (1825) (dram)
* Papaz ve uşağı Balda’nın hikâyesi (1830) (şiir)
* Povesti Pokoynogo Ivana Petrovicha Belkina – İvan Petroviç Belkin’in hikâyesi (5 kısa hikâyeden oluşur: Atış, Kar Fırtınası, Cenazeci, Menzil Müdürü ve Bey’in Kızı) (1831) (düzyazı)
* Çar Saltan Masalı (1831) (şiir)
* Dubrovsky (1832-1833, yayınlandı1841, roman)
* Prenses ve 7 Kahraman (1833, şiir)
* Pikovaya Dama – Maça Kızı (hikâye) (1833) daha sonra operaya uyarlanmıştır.
* Altın Horoz (1834, şiir)
* Balıkçı ve Altın Balığın Hikayesi (1835, şiir)
* Yevgeni Onegin (1825-1832) (şiirsel roman)
* Mednyy Vsadnik – Bronz Süvari (1833, şiir)
* Yemelyan Pugachev isyanının Tarihi (1834, düz yazı)
* Kapitanskaya Dochka – Yüzbaşının Kızı (1836, düz yazı)
* Kirdzhali – Kırcali (kısa hikâye)
* Gavriiliada
* Istoriya Sela Goryukhina – Goryukhino Köyü’nün Hikayesi (bitirilmemiştir)
* Stseny iz Rytsarskikh Vremen – Şövalye Hikayeleri
* Yegipetskiye Nochi – Mısır Geceleri (kısa şiirsel hikâye, bitirilmemiştir)
* K A.P. Kern – AP. Kern’ne (şiir)
* Bratya Razboyniki – Haydut Kardeşler (oyun)
* Arap Petra Velikogo – Büyük Petro’nun Arabı (tarihsel roman, bitirilmemiş)
* Graf Nulin – Kont Nulinpuşkinin bir çok eserini filolog metehan mollamehmetoğlu türkçeye çevirmiştir.[yüzbaşının kızı ] [kış akşamı]
* Zimniy vecher – Kış akşamı

• KAYNAKLAR: E.J.Sİmmons, Pushkin, 1937; A.Slonimski, Masterstvo Puşkina, 1959.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Sitede Ara