Bertrand Russell Kimdir, Hayatı, Felsefesi, Eserleri, Hakkında Bilgi

RUSSELL, Bertrand (1872-1970) İngiliz, matematikçi ve filozof. Yeni Gerçekçilik öğretisinin öncülerinden-dir. Mantık ve matematik ilkelerine dayalı bir felsefe anlayışı geliştirmeye çalışmıştır.

18 Mayıs 1872’de Monmouthshire yakınlarında Trelleck’de doğdu, 2 Şubat 1970’te Wales dolaylarında Penrhyndendraeth’te öldü. Gerçek adı Russell Lord Bertrand Arthur William’dır. İngiltere’nin eski ve soylu bir ailesindendir. Ataları arasında yüksek görevlerde bulunmuş kimseler olduğu gibi, çağma göre önemli sayılan düşünürler de vardır. İlk ve ortaöğrenimini doğduğu yerde gördükten sonra 1890’da girdiği Cambridge Trinity College’da felsefe, matematik ve ahlak okudu. 1910-1916 arasında, bitirdiği üniversitede, rektör olarak görev aldı. I. Dünya Savaşı’nda savaşa karşı olduğunu açıklayınca tutuklandı, salıverildikten sonra, bir süre Califomia Üniversitesi’nde rektörlük görevini üstlendi. Çin ve SSCB gezilerine çıktı. 1940-1943 arasında Bames Foundation’da felsefe profesörü olarak çalıştı. Düşünce özgürlüğünü savunan girişimlerini ve uluslararası barıştan yana eylemlerini sürdürdü. Orduların nükleer silahlarla donatılmasına karşı çıkarak, uygarlığın gelişimiyle bağdaşmayan ve insanlığın geleceği için büyük bir yıkım olan, her türlü savaş aracı yapımının yasaklanmasını öngören girişimlerde bulundu. Savaş yanlılarının düşüncelerinin yargılanması, savaşın önlenmesi için, aralarında Fransız filozof J.P.Sartre’ın da bulunduğu, arkadaşlarıyla “Russell Mahkemesi”ni kurdu, bütün teknik buluşların insan yararına kullanılması gereğini savundu. Bunun bir insanlık ödevi, uygarlık gereği olduğunu anlatan yazılar yayımladı, konuşmalar düzenledi.

Yeni Olguculuk, Yeni Gerçekçilik
Russell’m bilimsel ilgisi matematikten felsefeye, ahlaktan sosyolojiye değin değişik sorunları içeren geniş bir alanı kaplar. Önceleri Platon’dan esinlenen bir gerçekçiliği benimsemiş, sonra Yeni Olguculuk’un düşünme yöntemine yakınlık duymuş ve bilimsel bir kuramcılıktan yana görünmüş, en sonra da Yeni Gerçekçilik ve Lojistik öğretilerinin öncüleri arasına katılmıştır. Bu üç değişim aşamasına uygun olarak, onun düşünceleri de üç odak üzerinde toplanır. Bunlardan ilki matematiksel mantık, İkincisi felsefe, ahlak, üçüncüsü ise toplumsal ilişkiler ve gelişmelerdir.

Matematik, mantık ve bilgi
Matematik mantık bağlantısı Russell felsefesinin temelini oluşturur. O, bu temel üzerine kurduğu öğretisine “mantıksal atomculuk” adını verir. Bu kurama göre gerçekliği kavrayabilmek için algı verilerinin ilk öğelerine değin gitmek gerekir. Böyle bir çalışmada uyulacak yöntem matematikte bulunabilir. Çünkü matematik yalnız sayı ve niceliklerin değil, doğa düzeninde yasal belirlilik ve bağlılıkla kazanılabilecek bütün içeriklerin bilimidir. Bu özelliği dolayısıyla matematik genel mantık ya da genel mantık, matematik niteliği taşıyan bir bilimdir. Bu alanda başarıya ulaşabilmek için önce mantığın temel kavramlarını, bu temel kavramların birbiriyle olan bağlantısını saptamak gerekir. Bu da ancak belli birer anlam içeren imlerle (sembol) sağlanabilir. Bu konuda gerekli imler bulunduktan sonra, onlarla yeni bir mantık dili kurulur. Russell, kendi düşünce dizgesi için gerekli olan bu dili, arkadaşı filozof ve matematikçi A.N. Whithead’le ortaklaşa yazdığı Principia Mathematica adlı yapıtında ortaya koymuştur. Russell’a göre algı tinsel ve özdeksel alanda, olayların birbiriyle olan bağlantısını verir, nesnel olanın kendini kavramayı sağlamaz. Bu durumda insan varlığın özünü değil, duyularla verilen niteliklerini bilebilir. Bu da görüntü ve gerçeklik arasındaki ayrılığı kanıtlar. Çünkü, nesnel varlıklar karşısında, insanın bilebileceği yalnız kendi durumuna göre olan, duyularla kendisine verilendir. Duyular ise varlığın gerçeğini değil görüntüsünü verir. Russell bilgi kuramını ilgilendiren bu sorunları The Prohlems of Philosophy (Felsefe Meseleleri) adlı yapıtmda çözümlemeye çalışmıştır.

Felsefe ve gerçeklik
Russell’ın öğretisinde ikinci temeli oluşturan felsefe ve ahlak sorunu insan-doğa ilişkisi içerisinde incelenir. Ona göre felsefe bilimsel olma gereğindedir, genel ilkelerini dinden ya da dine dayalı bir ahlaktan değil, doğa bilimlerinden, doğanın kendinden çıkarmalıdır. Çünkü içinde yaşanılan doğa salt mantık ilişkileriyle birbirine bağlanan duyu verilerinin oluşturduğu bir bütündür. Bu bütün içinde bilinenlerin bilinçte bulunması da gerekli değildir, bilincin dışında olan bilinen nesne özneden büsbütün ayndır. Russell’ın “dolaysız gerçekçilik” diye adlandırdığı felsefe kuramı budur. Öte yandan, özdek gerçektir ancak doğrudan doğruya bilgiye dönüşecek durumda değildir.

Ahlak-iyi yaşam
Ahlak değişmez geleneklere, alışkanlıklara değil felsefeye, bilime dayanmalı ve ereği insanın iyiliği, mutluluğu, güzel bir yaşam olmalıdır. İnsan, düşüncelerini beyninin çalışmasıyla ve doğa yasalarına göre üreten, bütün bildiklerini doğadan alan bir varlıktır. Bu özelliği dolayısıyla da doğanın bir bölümcüğüdür,

Bilginin tek kaynağı durumunda olan bilim, insana tanrısal varlık, ölümsüzlük gibi nesnelere inanmak için yeterli bir kanıt göstermemektedir. Korku üzerine kurulan din de böyle bir inancı, bilimsel ilkelere dayanarak, gerçekleştirecek durumda değildir. Öyleyse insanın gerçek önemi doğanın bir bölümcüğü oluşunda ya da din kavramlarına bağlanmasında değil, yarattığı değerlerle yeni bir dünya oluşturmasındadır. Bu değerler dünyası, içinde yaşanan gerçek dünyadan üstündür, insan buna göre bir yaşama düzeni, ahlakı kurma gereğindedir. Bu yaşamı biçimlendiren öğe insanın ereği, dünya görüşüdür. “İyi ve mutlu bir yaşam” olan bu ereğin temelini sevgi ve bilgiden kaynaklanan yönetim oluşturur.

Toplumsal ilişkiler
Russell’a göre insan içinde yaşadığı toplumla uyum ve denge sağlama gereğini duymalıdır. Bu uyum ve dengeyi kuran da bilgiye dayalı ilişkiler, barış içinde yaşama, düşünce ve davranış özgürlüğüdür. Uygarlığın gelişmesinde başlıca etken olan bilim ve teknik insanlığın yararı, mutluluğu için kullanılmalı, her türlü yıkıcı girişimlerin karşısına çıkmalıdır. Özellikle teknik buluşların uluslararası düşmanlıkları geliştirici nitelikte kullanılması yalnız yaşanan çağın değil, geleceğin insanları için de büyük sakıncalar yaratacak durumdadır. İnsan yaşamını yönlendirmesi gereken bilimi, tekniği insanın geleceğini yıkacak araçların yapımına adamak bilimin özüyle bağdaşmaz. Gerçekte insan, yaşadığı evrende, bir çatışma içindedir, onun bunu engelleme olanağı yoktur. Ancak bunu yıkıcı olmaktan kurtarmak, daha etkisiz bir duruma getirme tek tek bireylerin değilse de, yönetimlerin elindedir. İnsanın giriştiği çatışmalar insanın doğayla, insanın insanla, insanın kendi kendisiyle olmak üzere üç türlüdür. Özleri bakımından birbirine benzemeyen bu çatışmalar tarih boyunca göreceli olarak değişir. İnsanın doğayla olan çatışmasını bilim, insanın insanla olan çatışmasını politika ve savaş, insanın kendisiyle yaptığı çatışmayı da din yönlendirir. Russell’m insan ve toplum ilişkileri konusundaki görüşleri, felsefe ve bilimsel çalışmalarının yanı sıra, çok geniş bir etki alanı yaratmıştır. Özellikle nükleer silahlara karşı çıkışı, barışın korunması ve özgürlüğün gelişmesi konusundaki yayın ve eylemleri yeni bir dünya politikasının doğmasına katkıda bulunmuştur.

• YAPITLAR(başlıca): Principia Mathematica (A.N. White-head ile), 3 cilt, 1910-1913, (“Matematiğin İlkeleri”); The Problems of Philosophy, 1912, (Felsefe Meseleleri, 1934); Our Knoıvledge of External World, 1914, (“Dış Dünya Bilgimiz”); Roads to Freedom, 1918, (“Özgürlüğün Yolları”), Mysticism and Logic, 1918, (Mistiklik ve Mantık); Introduct’ıon to Mathematical Philosophy, 1919, (“Matematik Felsefesine Giriş”); Analysis of Mind, 1921, (“Anlığın Çözümlenmesi”); The Analysis of Matter, 1927, (“Maddenin Çözümlenmesi”); On Education, 1926, (Eğitim Üstüne, 1984); An Outline of Philosophy, 1927, (“Felsefenin Temel Çizgileri”); Mariage and Morale, 1929, (“Evlilik ve Ahlak, 1963);History ofWestern Philosophy, 1946, (Batı Felsefesi Tarihi, 1968-1970).

• KAYNAKLAR: G.H. Hardy, Bertrand Russel and Trinity, 1970; P.A. Schilpp, The Philosophy of B. Russel, 1944; A. Wood, B. Russel, Skeptiker aus Leidenschaft, 1959.

Sitede Ara