Paul Klee Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

KLEE, Paul (1879-1940) Alman, ressam. Çocuklara özgü bir duyarlık ve saflık içeren resimleriyle çağdaş sanatın başta gelen adlarındandır.

18 Aralık 1879’da Bern yakınlarındaki Münchenbuchsee’de doğdu, 29 Haziran 1940’ta Locama yakınlarındaki Muralto’da öldü. 1898-1901 arasında Münih Akademisi’nde ressam, heykelci ve grafik sanatçısı Franz von Stuck’un (1863-1928) yanında çalıştı. 1901’de İtalya’yı gezdi. Bern’de 1902-1906 arasında ilk gravürlerini yaptı. 1906’da Münih’e döndü. Burada Cezanne, Van Gogh ve bazı İzlenimcilerim (Empresyonist) yapıtlarım görmek olanağı buldu. 1911’de August Macke, Kandinsky ve Franz Marc gibi Der Blaue Reiter sanatçıları ile tanıştı ve grubun 1912’deki üçüncü sergisine katıldı. 1912’de Paris’te Delaunay ile tanıştı, onun bazı yazılarını Almanca’ya çevirdi. 1914’te Macke ile birlikte Tunus’ ta bir geziye çıktı. I.Dünya Savaşı sırasında 1916-1918 arasında Alman ordusunda görev yaptı. 1922’de Gropius’un kurduğu Bauhaus adlı okulda öğretmenlige başladı. 1925’teki ilk uluslararası Gerçeküstücüler sergisine katıldı. 1926’dan başlayarak Kandinsky, Feininger ve Jawlensky ile birlikte Die Blaue Vier adlı bir grup oluşturarak yapıtlarını sergiledi. 1929’da Mısır’ı gezdi. 1931’de Bauhaus’dan ayrıldı ve Düsseldorf Akademisi’ne geçti. 1933’te nasyonal sosyalist yönetim buradaki görevine son verince, ölünceye değin kalacağı Bern’e yerleşti.

İlk yapıtları
Klee’nin sanatı sürekli bir üslup arayışı olarak özetlenebilir. Voltaire’in Candide’inden esinlenerek yaptığı ilk gravürleri, bir yandan alay ve yergi dolu bir ilişkiler ortamım yansıtırken, öte yandan figürlerin ve nesnelerin alabildiğine abartılmasına dayanan çizgisel bir biçimcilik anlayışı ortaya koyarlar.

Bunları izleyen Der Blaue Reiter dönemi yapıtları, zamanın genel sanat eğilimi doğrultusunda, nesnelerin uyandırdığı duygulara açık seçik bir biçimsel anlam kazandırmak kaygısının ürünüdür. Bu yüzden de, var olan her şeve biçimini kazandıran doğanın yaratıcılığının temelinde yatan büyüme ilkesini ve ritmik gelişimin özünü yakalamaya yönelik bir biçim anlayışını yansıtırlar.

Tunus gezisi
Tunus gezisi Klee’nin sanatçı kişiliğini ve düş-gücünü doğayla bütünleştirdiği manzara resimleri yaratmasına yol açmıştır. Biçimsel açıdan, Cezanne’ın renkle hacimlendirme yöntemlerinin, Kübistier’in üst üste getirilmiş yüzeylerinin ve Delaunay’m renk alanlarının yan yana getirilmesine dayanan orfist düzenlemelerinin özgün bir bileşimi olan bu manzaraların temel anlatım aracı renktir. Renk titreşimleri ve alanlarıyla yüklü hareketli bir yüzeyin elde edilmesi, doğal olarak, biçimlerin temel özelliklerine indirgenmesini, perspektifin dışlanmasını ve mekân derinliğinin daraltılmasını gerektirmiştir. Resim yüzeyinin kuruluşu ise, renk alanlarını birbirinden ayıran sınırlarla ya da basit birkaç kaligrafik işaretle gerçekleştirilmiştir. Bütün bu biçimsel kaygıların yanı sıra, Kırmızı ve Beyaz Kubbeler gibi Klee’nin 1910’lardaki suluboyaları, masal dünyasını çağrıştıran olağanüstü bir hava yansıtırlar.

Üslup özellikleri
Klee’nin üslup gelişimi büyük değişiklikler geçirmemiş, ancak çağdaş sanat akımlarının etkisiyle beliren bazı eğilimlere ve onun belli dönemlerde çözümlemeye çalıştığı sanat sorunlarının gereklerine göre sınırlı dalgalanmalar göstermiştir. Bauhaus yıllarının ürünlerinde, bu okulda güdülen ilkelerin etkisiyle deseninin sadeleştiği, biçimlerinin de yapımcı (kons-trüktif) yanı ağır basan bir anlayış içinde ele alındığı görülür. Geometrik ve soyut kuruluşlarına, birbirini az farkla yineleyen biçimlerin derece derece açılan ya da koyulaşan renklerle işlenmelerine karşın, resimlerinin bütünü gizemli ve şiirsel bir etki uyandırır. Sinbad-Gemici operası için yaptığı mücadele sahnesi, Siyah Prens, Düş Kenti, Dolunay ve Aylı Manzara gibi masalsı havanın doruk noktaya ulaştığı resimleri, onu,: katıksız şiirsel düşünceyle özdeşleştiren resim eyleminin en etkileyici örnekleri arasındadır.

Mısır gezisi
Klee’nin Mısır gezisi, renkli şeritlerin soyut düzenlemeler içinde yan vana getirilmesine dayanan bir biçim anlayışı geliştirmesiyle sonuçlanmıştır. Başlangıçta yüzeysel bir yapısı olm bu şeritleri Klee, sonraları ışıklı yüzeylerin ara tonlar oluşturacağı biçimde, üst üste çakıştırarak yoğun bir atmosfer etkisi yaratacak gibi kullanmıştır. Bunun yanı sıra bu resimlerde mekân derinliği artmış, renkler ışıklanmış, resim yüzeyi renk mozaiklerinin titreşim alanına dönüşmüştür.

Son dönem yapıtları
Klee’nin son dönem ürünlerinde ise amblemi andıran biçimlerin büyüdüğü, çizginin dokusal bir boyut içinde kalınlaştığı, renk alanlarının yalınlaştığı izlenir. Çoğunluğu soyut bir anlayış üstüne temellenen Ölüm ve Ateş, Olağanüstü Bir Yayın Vuruşları ve Tutsak gibi yapıtları, çizgi, renk, doku ve kaligrafik düzenlemelerin, kişisel ve gizemli bir dünya yaratma doğrultusunda büyük bir başarıyla birleştirildiği örneklerdir.

Klee’nin resimlerinin büyük bir bölümü suluboya türündedir. Özellikle başlangıçta daha çok suluboya ile çalışmış ve yaşamının sonuna değin de bu tekniği bırakmamıştır. Bu nedenle de yapıtlarının çoğu küçük boyutludur.

Klee’nin olağanüstü başarısı, Orfistler’in ve Der Blaue Reiter grubunun düşünceleri ile kendi romantizminden gelen eğilimlerin bireşiminden, insanla görsel gerçek arasında bir köprü kurmuş olmasından kaynaklanmaktadır.

• YAPITLAR (başlıca): Resim: Kırmızı ve Beyaz Kubbeler, 1914, Kuzey RenWestfalya Eyaleti Sanat Koleksiyonu, Düsseldorf; Dolunay, 1919, Otto Stangl Galerisi, Münih; Düş Kenti, 1921; Dolunay ve Aylı Manzara, 1923; Sinbad-Gemici operası için mücadele sahnesi, 1923; Kuşlu Bahçe, 1924, Otto Stangl Galerisi, Münih; Altın Balık, 1925, Sanat Salonu, Hamburg; Siyah Prens, 1927, Kuzey Ren-Westfalya Eyaleti Sanat Koleksiyonu, Düsseldorf; Bereketli Bir Ülkenin Görünüşü, 1929, Devlet Galerisi, Frankfurt; Prens, 1930; Arap Şarkısı, 1932, Philips Galerisi, Washington D.C.; Acıya Yazgılı Çocuk, 1935, Albright-Knox Sanat Galerisi, Buffaio, Ne w York/ABD; Olağanüstü Bir Yayın Vuruşları, 1938; Ölüm ve Ateş, 1940, Klee Vakfı, Bern; Tutsak, 1940. Kitap: Pedagogischesı Skizzenhuch, 1925, (“Pedagojik Notlar”); Wissen-schaftliche Experimente im Bereiche der Kunst, 1928, (“Sanat Alanında Bilimsel Deneyler”); Über die moderne Kunst, (ö.s.), 1954, (“Modern Sanat Üstüne”).

• KAYNAKLAR: D.Chevalier, Klee, 1971; C.Giedion-Welcker, Paul Klee, 1954; W.Grohmann, Paul Klee, 1954; W.Haftmann, The Mind and Work of Paul Klee, 1954.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Sitede Ara