Roman Jakobson Kimdir, Hayatı, Kitapları, Hakkında Bilgi

JAKOBSON, Roman Osipoviç (1896-1982) Rus dilbilimci ve Slav dilleri uzmanı. Moskova Dilbilim Çevresi ve Prag Dilbilim Okulu’nun kurucularındandır.

11 Kasım 1896’da Moskova’da doğdu, 1982’de öldü. Yükseköğrenimini Moskova Üniversitesi’nde tamamladı. 1915’te, daha çok lehçebilim, halkbilim ve antropoloji alanlarındaki çalışmalarıyla tanınan Moskova Dilbilim Çevresi’nin kuruluş çalışmalarına katıldı. 1920’lerin başında Prag’a gitti. 1930’da Prag Üniversitesi’nde doktorasını yaptı. 1926’da oluşturulan Prag Dilbilim Okulu’nun kurucuları arasında yer aldı ve 1935’e değin bu çevrenin çalışmalarında etkin bir rol oynadı. 1933-1939 arasında yine Çekoslovakya’daki Brno Üniversitesi’nde Rus Dili ve Edebiyatı Kürsüsü’nde profesörlük yaptı. II. Dünya Savaşı’nda Alman işgali üzerine Çekoslovakya’dan ayrıldı. Üç yıl boyunca İskandinav ülkelerinde, Kopenhag, Oslo ve Uppsala’da ders verdi. 1941’de ABD’ye gitti. 1942-1946 arasında New York’ta, özellikle II. Dünya Savaşı sırasında Avrupa’dan göç eden bilim adamlarını bir araya toplamak amacıyla kurulmuş olan Ecole Libre des Hautes Etudes’de genel dilbilim, Çekoslovak dili ve edebiyatı dersleri verdi. Ayrıca 1943’ten 1949’a değin Columbia Üniversitesi’nde çalıştı. Bu sırada New York Dilbilim Çevresi’nin kurulmasında yardımcı oldu. 1949’da Harvard Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapmaya başladı. 1957’den sonra ise MIT’de (Massachusetts Institute of Technology) genel dilbilim ve Slav dilleri dersleri verdi. 1967 ve 1971’de Yale Üniversitesi’nde, 1968’de Priceton’da, 1969-1970 arasında Brown Üniversitesi’nde, 1970’te Brandeis Üniversitesi’nde, 1972’de College de Fran-ce’ta ve Louvain Üniversitesi’nde, 1973’te New York Üniversitesi’nde, 1976’da Bergen Üniversitesi’nde konuk profesör olarak bulundu. Geniş bir alanı kapsayan çalışmalarıyla çeşitli ödüller kazandı. Bu arada Legion d’honneur nişanı da aldı. 1982’de, ölümünden birkaç ay önce, kendisine değişik bilim dalları arasında ilişki kuran çalışmalarından ötürü Stuttgart’ta Hegel ödülü verildi.

Jakobson ve Rus Biçimcileri
Jakobson’un ilk çalışmaları, Rus Biçimcileri’nin görüşleri doğrultusundaki yazın incelemeleridir. Rus Biçimcileri’ne göre bir edebiyat yapıtı toplumbilim, psikoloji ve tarih gibi bilim dallarından ayrılarak kendi biçimsel özellikleri çerçevesinde incelenmelidir. Jakobson edebiyat incelemelerine Rus şiirini, özellikle Klebnikov’ın şiirini incelemekle başlamıştır. Daha sonra Çek şiiriyle Rus şiirini karşılaştıran çalışmalar yapmıştır. Dilin şiirsel işlevi ile başka işlevlerini ayırarak, incelemelerinde daha çok birincisi üzerinde durmuştur. Başka sanat dallarını konu alan sonraki incelemelerinde giderek Yapısalcılık’a yönelmiştir.

Dilbilime katkısı ve sesbilim – Sesbilime katkısı
Jakobson’un dilbilime yaptığı en büyük katkı sesbilim kuramıyla ilgili çalışmalardır. Prag Dilbilim Okulu’nun bir başka kurucu üyesi olan Trubetzkoy gibi Jakobson da sesbirimlerin (fonem) dağılımlarından çok, ayırıcı özellikleri ile ilgilenmiştir. Dillerin ayırıcı sesbirim özellikleri, ikili karşıtlıklar biçiminde ifade edilebilir. Örneğin, seslerin ünlü olup olmaması bir ayırıcı özelliktir. Dillerdeki [b] ve [d] sesleri [4-ünlü] özelliğine, buna karşılık [p] ve [t] sesleri ise [—ünlü] özelliğine sahiptir. Bu durumda, ünlü ayırıcı özelliği [4-] ve [—] olmak üzere iki karşıtlık halinde gösterilmektedir. Jakobson bütün dünya dillerindeki seslerin betimlenebilmesi için ikili karşıtlıklar halinde on iki ayırıcı özellik gerektiğini öne sürmüştür. Onun bu görüşleri, 1952’de yayımlanan, Fante ve Halle ile birlikte yazdıkları Preliminaries to Speech Analysis (“Konuşmanın Çözümlenmesi İçin Ön Çalışmalar”) adlı kitapta toplanmıştır. Jakobson ABD’ye göç etmeden önce, 1941’de yayımlanan Kindersprache, Aphasie und allgemeine Lautgesdtze (“Çocuk Dili, Söz Yitimi ve Evrensel Ses Kuralları”) adlı yapıtında, çocukların dil öğrenirken seslerin ayırıcı özelliklerini gelişigüzel değil de, belirli bir sıra içinde kendilerine mal ettiklerini ileri sürer. Böylelikle, ayırıcı ses özellikleri, çocukların en erken ve çabuk öğrendiklerinden, en geç ve zor öğrendiklerine doğru sıralanan hiyerarşik bir düzen içindedir. Bu sıralamaya göre bazı dillerde, çocukların en geç öğrendikleri ayırıcı özelliklerin hiç bulunmadığı gözlemlenmiştir.

Jakobson’un çalışmalarından sonra sesbilim bir karşıtlıklar sistemi olarak ele alınmaya başlanmıştır. Bu yeni yaklaşım, seslerin geleneksel olarak eklemleme noktası ve eklemleme biçimine dayanarak yapılan betimlenmesinden oldukça farklı olup, sesbilim kuramında çeşitli tartışmalara yol açmıştır. Chomsky ve Halle’nin daha sonraları geliştirdikleri üretici dönüşümsel sesbilim kuramı, Jakobson’un ileri sürdüğü bu ayırıcı ses özellikleri ve ikili karşıtlıklar kavramları üzerine kurulmuştur. Ancak bugün sesbilim kuramında kullanılan ayırıcı özellikler, Jakobson’un öne sürdüğü on iki ayırıcı özellikten hem farklıdır, hem de sayıca fazladır. Sesbilimin betimlenmesinde kullanılan bu ayırıcı özellik kavramı, daha sonraları anlambilim gibi dilbilimin başka alanlarında ve göstergebilimde de etkili olmuştur.

Ruhdilbilime katkısı
Jakobson, ruhdilbilimde (psikolinguistik) dil edinimi, çocukların bir dildeki sesleri öğrenmeleri, dil bozuklukları gibi çeşitli sorunlarla ilgilenmiştir. Jakobson’a göre konuşmak için iki işlemin yapılması gerekir: Seçme ve birleştirme. Konuşan kişi düşüncelerini dilsel olarak anlatabilmek, yani bir bildirişimde bulunabilmek için, o dilde bulunan dilsel birimler arasında amacına uygun olanları seçer. Seçme işleminden sonra bu birimleri, o dilin oldukça karmaşık olan kurallarına göre birleştirir. Jakobson, dil bozukluklarını işte bu iki işlem, yani seçme ve birleştirme işlemleri sırasında çıkan bozukluklar olarak belirler.

Jakobson ve bildirişim kuramı
Bildirişim kuramının görüşlerinden yararlanan Jakobson’a göre bir bildirişim eyleminde altı öğe yer alır. Önce bir konuşucu ya da gönderici, onun da belli kurallara uyarak yazdığı ya da söylediği bir bildiri vardır. Bu bildiriyi alan kişi dinleyici ya da alıcıdır. Bu üç öğenin dışında (konuşucu, bildiri ve dinleyici), bildirinin anlaşılabilmesi için ortak bir kod (ortak bir dil gibi) ve bildirinin gönderilmesini oluşturan bir bağlam gereklidir. Bildirişimin gerçekleşmesini sağlayan bu altı öğeden birinin ötekilere göre daha ağır basmasından ise değişik işlevler ortaya çıkar. Örneğin, bildiri öteki beş öğeden birine değil de kendine yönelikse, o zaman işlevi şiirsel olur.

• YAPITLAR (başlıca): Kindersprache, Aphasie und allgemeine Lautgesatze, 1941, (“Çocuk Dili, Söz Yitimi ve Evrensel Ses Kuralları”); Preliminaries to Speech Analysis (G. Fant ve M. Halle ile), 1952, (“Konuşmanın Çözümlenmesi için On Çalışmalar”); Fundamentals of Language, 1956, (“Dilin Temelleri”); Fonema e Fonologla, 1967; Cbild Language, Aphasia and Phonoiogical Universals, 1968, (“Çocuk Dili, Dil Yitimi ve Sesbilimsel Genel Önermeler”); Linguistics, Poetica, Cinema, 1970, (“Dilbilim, Poetika, Sinema”); Shakespeareys Verbal Art (L.G. Jones ile), 1970, (“Shakespeare’in Sözsel Sanatı”); Questi-ons de Poetique, 1973, (“Poetika Sorunları”); Main Trends in the Science of Language, 1973, (“Dil Biliminde Ana Akımlar”); Form und Sinn, 1974, (“Biçim ve Anlam”); Pushkin and his Sculptural Myth, 1975; Hölderlin, Klee, Brecht, 1976; Yeats5 Sorrow of Love Through the Years (S. Rudy ile), 1977, (“Yeats’in Sürüp Giden Aşk Hüznü”); The Sound Shape of Language, 1979, (“Dilin Ses Biçimi”); Modern Russian Poetics, (“Modern Rus Şiir Kuramı”).

• KAYNAKLAR: B. Moran, Edebiyat Kuramları ve Eleştiri, 1981; M. Rifat, Dilbilim ve Göstergebilim Kuramları, 1983.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Sitede Ara