E. E. Evans-Pritchard Kimdir, Hayatı, Kitapları, Hakkında Bilgi

EVANS-PRITCHARD, Edward (1902-1973) İngiliz, antropolog. Afrika yerli toplumlarının sosyal ve kültürel yapıları, din ve büyüleri üzerine araştırmalar yapmıştır.

Edward Evan Evans-Pritchard Ingiltere’de, Crowborough’da (Sussex) doğdu, 1973’te öldü. Babası bir din adamıydı. 1916-1921 arasında Wincester College’a 1924’te çağdaş tarih eğitimi gördüğü Ox-ford Üniversitesi’ne bağlı Exeter College’a girdi. Aynı yıl London School of Economics’e kaydoldu ve Raymond Firth’le birlikte Malinowski’nin ilk iki antropoloji öğrencisinden biri oldu. 1927’de Güney Sudan’da yaşayan Azandeler arasında yaptığı bir alan araştırmasından kaynaklanan tezi ile doktorasını aldı.

1926-1930 arasında, Azandeler arasında alan araştırmalarım sürdürdü. 1930-1936 arasında yine güney Sudan’da yaşayan Nuerler’i inceledi ve aralarında bir yıla yakın bir süre kaldı. Bu iki topluma ilişkin etnografik çalışmalara öncülük etti. Gerçekte, Azandeler üzerindeki çalışması, Afrika topluluklarından biri hakkında profesyonel bir toplumbilimci tarafından yapılmış ilk kapsamlı araştırmaydı. Bu iki toplum arasında yaptığı çalışmalar, gelecekte, bu yörede ve başka yerlerde yapılacak araştırmalar için örnek olmuştur.

1932-1934 arasında Kahire’deki Fuacf Üniversitesi’nde çalıştı. 1935’ten 1940’a kadarOxford Üniversitesi’nde, Afrika sosyolojisi bölümünde ders verdi. Bu yıllar İngiltere’de sosyal antropolojinin en parlak yıllarıydı ve Qxford Üniversitesi de bu alanın merkezi idi. Evans-Pritchard, aynı yıllarda antropoloji bölümü başkanı olan A.R.Radcliffe-Brown’dan çok etkilendi ve onun Fransa’daki Durkheimcı Sosyoloji Okul’una karşı duyduğu ilgiyi paylaştı; ancak ikisi de farklı alanlarda çalışıyordu. II.Dünya Savaşı sırasında asker olarak, daha çok kuzey Afrika’da görev yaptı. 1942’de Bingazi’deki (Libya) İngiliz Askeri Yöneti-mi’nde “siyasi görevli”oldu. Zamanının çoğunu göçebe Bedeviler arasında geçirdi ve bol veri topladı. Savaştan sonra, 1945’te Oxford’a döndü, 1946’da sosyal antropoloji profesörü ve bölümün Radcliffe-Brown’dan sonraki başkam oldu. Bu görevi 1970’te emekliye ayrılıncaya değin sürdü. Aynı yıl “sir” unvanı aldı.

İlk bilimsel yönelimleri
Evans-Pritchard, 1930’lara kadar, öğretmeni Malinowski’nin pozitivist ve faydacı işlevselciliği ile Radcliffe-Brown’ın yapısalcı, fakat yine de pozitivist işlevselciliğinden etkilendi. Azandeler’in inanç sistemleri üzerindeki ilk çözümlemeleri işlevselci bir bakış açısı taşır. Ancak 1930’lardan sonra inanç sistemlerini kendi içlerinden ve özgün terimleri ile anlama eğilimi arttı ve işlevselci açıklamaları yetersiz bulmaya başladı. Bu hoşnutsuzluk özellikle 1940’lar ve 1950’lerde daha da belirginleşti. Düşüncesinde Durkheimcı işlevselcilikten idealist Durkheimcı yapısalcılığa bu kayış, ilk olarak 1937’de yayımladığı Witchcraft, Oracles, and Magic among the Azande (“Azandeler Arasında Büyü, Kehanet ve Efsun”) adlı çalışmasında belirginleşti. Evans-Pritchard’m önce Azandeler, sonra da Nuerler üzerinde yaptığı çalışmalar, sosyal antropolojide ilkel toplulukların düşünce ve anlam verme sistemlerine, bilimselden çok insancıl bir yaklaşımı başlatmıştır. İnançların öğeleri, Durkheimcı bir kalıtımla, bir sistemin parçaları olarak alınmakla birlikte, onların sosyal yapısal bağlantıları unutulmamıştır. Evans-Pritchard ve öğrencileri 1950’ler ve 1960’larda, ideolojik sistemler, özellikle anlam ve akılcılığın doğası üzerindeki çalışmalarına devam ettiler. Evans-Pritchard’ın bu yöndeki etkisi, Levi-Strauss ve diğer Fransız toplumbilimcilerin bir ölçüde Durkheim’dan kaynaklanan yapısalcı yaklaşımına seçenek oluşturdu.

1930’ların ortalarında Meyer Fortes ile başladıkları ve soyu (lineage) bir politik sistem olarak gören çözümlemeleri, soyu kişisel ilişkilerin örgütlenme biçimi olarak görenRadcliffe-Brown’m görüşlerinden ayrılan önemli bir ileri adımdır. Evans-Pritchard, sosyal yapıları, kişilerden çok grupların ilişkilerinin örgütü olarak görmeye başlamıştı. Bu bakış açısı en çok The Nuer adlı ünlü yapıtında belirgindir. Söz konusu yapıt, Meyer Fortes ile 1940’ta derlediği African Political Systems (“Afrika Siyasal Sistemleri”) ile birlikte, sonraki yıllarda siyasal antropolojinin temel kaynağı oldu.

İnaçların mantığı
Evans-Pritchard’ın 1937’de yayımlanan ilk kitabı, Witchcraft, Orades and Magic among the Azande, büyü hakkında, Malinowski’nin o döneme kadar egemen olan faydacı işlevselci görüşlerine bir tür meydan okumaydı. Evans-Pritchard Azandeler’in doğaüstü güçlere ilişkin inançlarını tıpkı çağdaş toplum-ların inançları gibi, sistemli, akılcı, güncel deneyimlerinde tutarlı ve kendine özgü mantığı olan düşünceler bütünü olarak görüyordu. Bu mantık, çağdaş toplum-ların mantığından farklı, fakat hiç de onlardan aşağı olmayan bir mantıktı. İlkel inanç sistemlerinin kendi koşulları içinde değerlendirildiğinde akılcı niteliği Tylor, Frazer ve Levy-Brühl gibi antropologlar tarafından daha önce vurgulanmıştı. Pritchard,ilkel düşüncenin ve akılcılığın doğası hakkmdaki bu anlayışı önemli ölçüde geliştirmiştir. Ayrıca, tüm inanç sistemlerinin alternatif sistemlerin mantığına hemen hemen kapalı olduğunu gösterdi.

Yapısalcı yaklaşım
1940’ta yayımladığı The Nuer adlı monografisi, sosyal antropolojinin klasiklerinden biri olarak kabul edilir. Evans-Pritchard, Ingiliz antropolojisinde yapısalcı yöntemin en güzel örneği olan bu çalışmasında, bilinçli olarak, çözümlemelerinde yapısal bir soyutlama düzeyine ulaşmaya çalıştı. Bu aynı zamanda başkansız (acephalus) topluluklarda sosyo-politik örgütlenmenin bir biçimi olan parçalı soy sistemlerinin (segmentary lineage systems) klasik bir açıklamasıdır. Mekanik dayanışmaya dayanan parçalı toplumlarm özelliğine ilişkin düşüncesi, bu bakımdan, Durkheim, W.Robertson Smith veRadcliffe-Brown’dan kaynaklanmaktaydı. Bu düşünürler gibi o da, paylaşılan değerler alanında düzen aradı ve değerlerin sosyal bağlantılarının, belirleyici sosyal çerçeveleri ile birlikte nasıl değiştiğini ortaya koydu. Bu, aşiretlerin çeşitli parçaları arasındaki sosyal ittifakların göreceliğini, çelişkinin entegratif (bir üst düzeye çıkıldıkça kapsamı genişleyen, daha çok parçayı birleştirerek içeren) özelliklerine ışık tutarak anlatan çok başarılı bir çözümlemedir. The Nuer adlı yapıtında ve başka çalışmalarında, bu insanların zaman ve mekân kavramlarını, onların dünyalarını, sosyal deneyimleri ve çevreleri arasındaki bağlantıları göstererek irdelemeye çalışmıştır.

Evans-Pritchard 1940’ta Meyer Fortes ile birlikte yayımladığı African Political Systems adlı yapıtında, Afrika kıtasının basit siyasal sistemlerinin karşılaştırmalı bir görüntüsünü verebilmek için Doğu Afrika toplumları üzerindeki çözümlemelerini genişletti. Bu, devlet-öncesi toplumlarm siyasal örgütlenmeleri üstüne yapılan ilk sistematik karşılaştırmalı çalışmaydı. Evans-Pritchard ve Fortes, siyasal örgütlenmeyi, karşıt çıkar grupları arasındaki çelişkiyi azaltan ve çözümleyen işlevi ile değerlendiriyorlardı. Bu çalışmalar, o sırada Afrika’da yerli yönetimler kanalıyla “dolaylı egemenlik” kurmaya çalışan İngiliz sömürgecilerinin özellikle işine yaradı.

Tarihsel antropolojiye katkısı
Evans-Pritchard, tarihsel antropolojiye asıl katkısını yaptığı The Sanosi of Cyrenaica (“Bingazi’li  Sinusî”) adlı yapıtını 1949’da yayımladı. Bu, yerli bedevi sosyopolitik yapılardan ve bu yapıların Türk ve İtalyan yönetimleri ile karşılıklı ilişkilerinin incelenmesinden yola çıkarak, çoban Bedevi toplumun-dan Libya Krallığı’nın doğuşunu anlatan bir çalışmaydı. 1964’te yayımladığı Social Anthropology and Other Essays (“Sosyal Antropoloji ve Diğer Denemeler”) adlı kitabındaki birçok denemesinde kültürel ve doğal bilimler arasında bir ayrım yaparak, antropolojiyi bir bilim olmaktan çok, bir tür tarih olarak görmeye başladı.

1951’de yayımladığı Kinship and Marriage among the Nuer (“Nuerler Arasında Akrabalık ve Evlilik”) adlı yapıtında Nuer akrabalık sisteminin çözümlemesini yaptı. Kitabın en ilgi çekici bölümleri, ruhlarle evlenme, kadın kadına evlenme ve dul kalan çocuksuz kadının ölen kocasının erkek kardeşi ya da en yakın erkek akrabası ile evlenme zorunluluğu gibi Nuer âdetlerini anlatan bölümlerdir. 1956’da yayımladığı ve bu toplum üstüne son kitabı olan Nuer Religion’du (“Nuer Dini”) ilkel din hakkındaki düşüncelerini geliştirdi. Bu, ilkel bir topluluğun dini inanç sistemleri hakkındaki en ayrıntılı ve karmaşık çalışmalardan biridir. Tartışılan başlıca konular totemizm, vücut sembolizmi, sınıflandırma ve kurbandır.

İlkel düşüncenin doğası
İlkel düşüncenin ilkel terimler ile anlaşılması üzerine yaptığı çalışmalar bilgi sosyolojisine ve özellikle de ilkel zihnin doğası üstüne süren araştırmalara önemli bir katkı oldu. Durkheimcı geleneğe ilgisi, yalnız kendi düşüncesinin temellerini oluşturmakla kalmamış, Fransız sosyoloji klasiklerinin İngilizce’ye çevrilmesine verdiği önem, Durkheim’ı çevrelemiş olan Annee Sociologique grubuna ilgiyi artırmıştır. Parçalı soy sistemi modeli, başkaları tarafından sık sık uygun olmayan sosyal çerçevelere uygulandıysa da, Nuer siyasal örgütlenmesi hakkındaki çözümlemeleri, sonraki yıllarda siyasal antropoloji için bir örnek oluşturmuştur. Belli Afrika toplumlarını anlamakta faydalı olan bu model, evrensel olarak kullanılmaya başlandığında, aynı ölçüde geçerli olamamıştır.

Evans-Pritchard’ın ilkel toplumlara yaklaşımı, kuşağının birçok antropologu için de tipikti. Sömürge yönetiminin her yerde varolan gerçeklerini unutarak, incelediği ilkel toplumları, sanki bir sosyal boşlukta yaşıyorlarmışçasına ele almıştır. Örneğin, The Nuer’ı okuyan biri, bu insanların, o araştırmasını yapmak için gelmeden kısa bir süre önce Ingiliz yönetimi tarafından vahşi bir biçimde “sakinleştirildiğini” anlayamazdı.Onların uzlaşmazlık ve düşmanlıklarına dikkat çekilirken; okuyucuya bunun her nasılsa onların karakterinin bir parçası olduğu izlenimi iletilir. Yine parçalı soy sistemi çözümlemesinde, sosyal değerleri ön planda ele almış, asıl sosyal deney üzerinde pek az durmuştur.

• YAPITLAR (başlıca): Witchcraft, Oracles and Magic among the Azande, 1937, (“Azandeler Arasında Büyü, Kehanet ve Efsun”); The Nuer, 1940, (“Nuer Toplumu”); African Political Systems, 1940, (“Afrika Siyasal Sistemleri”); The Sanosi of Cyrenaica, 1949, (“Bingazi’li Sinusî”); Kinship and Marriage among the Nuer, 1951, (“Nuerler Arasında Akrabalık ve Evlilik”); Nuer Religion, 1956, (“Nuer Dini”); Social Anthropology and Other Essays, 1964, (“Sosyal Antropoloji ve Diğer Denemeler”).

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Sitede Ara