Ernst Fischer Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

FİSCHER, Ernst (1899-1972) Avusturyalı sanat kuramcısı. Toplumcu gerçekçiliğin sınırlarını genişletmek, Marxist sanat eleştirisine yeni bir yön çizmek istemiştir.

3 Temmuz 1899’da I.Dünya Savaşı öncesinde Avusturya sınırları içinde bulunan Komotau’da doğdu, 1 Ağustos 1972’de öldü. Köklü bir asker ailesinin oğluydu. 1918’de İtalyan cephesindeki yenilginin rdından askeri bir konseyde görev aldı. Graz’da felsefe okuduktan sonra işçi olarak çalıştığı bir fabrikada Arbeiterbewegung (İşçi Hareketi) adlı yayın organına katıldı. Bir süre yerel sosyal demokrat gazetelerde muhabirlik yaptı. 1927’de Viyana’da çıkan Arbeiter-Zeitung’a (İşçi Gazetesi) girdi ve 1934’e değin bu gazetede çalıştı. Bu dönemde Avusturya Sosyal Demokrat Partisi’nde oluşan sol kanat muhalefet hareketinin yönlendiricilerinden biriydi. 1934’te Avusturya Komünist Partisi’ne girdi. II.Dünya Savaşı sırasında Moskova’da radyo programcısı ve yorumcusu olarak çalıştı. 1945’te Avusturya’da kurulan geçici hükümeti oluşturma çalışmalarına katıldı ve bu hükümette Eğitim Bakanlığı görevini üstlendi. Aynı dönem Avusturya Parlamentosu’nda da görev yaptı ve Neues Österreich (Yeni Avusturya) adıyla kurduğu dergiyi yönetti. 1959’dan sonra kendini tümüyle edebiyat çalışmalarına verdi.

Ernst Fischer 1959’da yayımladığı Von der Notwendigkeit der Kunst (Sanatın Gerekliliği) adlı kapsamlı inceleme ve sanat kuramı kitabıyla, 20.yy Marxist sanat anlayışında önemli etkilerde bulunacak görüşler ileri sürdü. Bu kitapta ve 1966’da yayımladığı Kunst und Koexistenz’de (“Sanat ve Bir Arada Yaşama”) ileri sürdüğü görüşlerle bir sanat yapıtının değerini saptarken toplumcu, Marxist ideolojiye yararlı olup olmamasının önemi konusunda, kendinden önceki eleştirmenlerden büyük ölçüde ayrıldı. Ona göre bir yapıtı yalnızca “ilerici” ya da “gerici” olduğuna göre yargılamak yanlıştı, dahası toplumculuk, toplumcu gerçekçiliğin koyduğu ilkelerle sınırlanamazdı.

Fischer kapitalist ülkelerde, toplumcu olmayan yazarların yapıtlarının değeri konusunda da, bu konuyla yakından ilgilenmiş olan Lukacs’dan ayrılır. Ona göre günümüzün burjuva yazarlarının bir bunalım içinde olmalarının ve genel olarak insanlar arasında gerçek ilişki kurulamayacağına inanmalarının toplumsal koşullarla ilgili ve koşulların değiştirilmesiyle düzelebilir olmasına karşın, trajiğin ve “saçma”mn kimi öğeleri insan doğasından geldiği için hiçbir zaman tümüyle ortadan kalkmazlar. Fischer bu düşüncelerinin ışığında çağdaş burjuva düzeninin büyük sanat ürünleri yaratabileceğini öne sürmüş ve Kafka, Beckett, Faulkner gibi yazarları büyük sanatçılar olarak görmüştür. Gerçekçiliğin Marxist edebiyatın değişmez yöntemi olarak kabullenilmesine de karşı çıkarak önemli olanın belli bir yöntem değil, sanatçının tutumu olduğunu savunmuştur. Ona göre “sanatta burjuva ya da proleter, kapitalist ya da sosyalist biçimler ya da anlatım yolları yoktur. Toplumcu bakış açısı diye bir şey vardır”.

İnsanın sanatsal etkinliklerini, kendi kendini aşmak ve “bütünleşmiş” insana ulaşmak yolunda gösterdiği çabaların ürünü olarak değerlendiren Fischer insanlık hangi toplumsal aşamalardan geçerse geçsin, sanatın, gerekliliğini hiçbir zaman yitirmeyeceğini vurgulamıştır. İleri sürdüğü görüşleri temellendirmek amacıyla tarih öncesi mağara resimlerinden Picasso’ya, ilkel “taklit”ten modern tiyatroya, iş şarkılarından klasik müziğe dek çok sayıda sanat yapıtını ve akımını irdeleyerek sanatın tarihin, çeşitli dönemlerinde ne anlama geldiğini ortaya koymaya çalışmıştır.

• YAPITLAR (başlıca): Goethe, der grosse Hümanist, 1949, (“Büyük Hümanist Goethe”); Dıchtung und Deu-tung, 1953, (“Şiir ve Yorum”); Prinz Eugen, 1955; Von der Notwendigkeit der Kunst, 1959, (Sanatın Gerekliliği); Von Grillparzer zu Kafka, 1962, (“Grillparzer’den Kafka’ya”); Probleme der jungen Generation, 1963, (“Genç Kuşağın Sorunları”); Zeitgeist und Literatür, Gebundenheit urid Freiheit der Kunst, 1964, (“Çağın Ruhu ve Edebiyat Sanatın Bağımlılığı ve Özgürlüğü”); Kunst und Koexistenz, 1966, (“Sanat ve Bir Arada Yaşama”); Auf den Spuren der Wirkichkeit, 1968, (“Gerçekliğin İzinde”); Erinnerungen und Reflektioen, 1969, (“Anılar ve Düşünceler”).

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Sitede Ara