Gabriel Faure Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

FAURE, Gabriel-Urbain (1845-1924) Fransız besteci, orgcu ve müzik eğitimcisi. Çağdaş Fransız müziğinin gelişimini en fazla etkilemiş müzikçilerdendir.

12 Mayıs 1845’te Pamiers’de doğdu, 4 Kasım 1924’te Paris’te öldü. 1854-1866 arasında Paris’te, isviçreli besteci ve eğitimci Abraham Louis Niedermeyer’in desteğiyle, onun kurmuş olduğu Niedermeyer Okulu’nda öğrenim gördü. Öğretmenleri arasında Saint-Saens da vardı.

1866’dan başlayarak çeşitli kiliselerde orgculuk yaptı. 1872’de Saint-Saens’m katkısıyla girdiği sanat çevresinde başta Gounod olmak üzere, dönemin önde gelen bestecilerini, ayrıca Flaubert, Verlaine ve Baudelaire gibi yazar ve şairlerin yapıtlarını tanıma olanağı buldu. Verlaine ve Baudelaire’in bazı şiirlerini besteledi. 1877’de Madeleine Kilisesi’ne koro şefi oldu. 1879’da ilk Piyanolu Dörtlü’sü seslendirildi ve bunu başka oda müziği yapıtları izledi. Yaklaşık iki yıl sonra bestelediği piyano ve orkestra için Ballade’ı, ona senfonik müzik alanında da sağlam bir yer kazandırdı. Madeleine Kilisesi’nin başorgculuğuna getirildiği 1896’da Paris Konservatuvarı’na da kompozisyon öğretmeni olarak atandı. 1905-1920 arasında aynı konservatuvarın müdürlüğünü yaptı.

Societe Nationale de Musique’in de (Ulusal Müzik Derneği) kurucularından olan Faure, yapıtlarının değeri çok tartışılmış bir bestecidir. Müziği genellikle melodi zenginliğiyle dikkat çeker. Öğrenim gördüğü Niedermeyer Okulu, öncelikle dinsel müziği öğretmeyi amaçlıyordu ve klasik tonaliteden çok, kilise modlarına dayanan bir eğitim veriyordu. Faure’ nin dinsel yapıtlar vermesi ve klasik armoninin dışına taşan yenilikler getirmesi bu eğitimin sonucudur. Konservatuvardaki öğretmenliği sırasında, klasik kuralların yanı sıra farklı armoni anlayışlarının tanıtılmasında rol oynamıştır.

Bu armoni yenilikleri, bir ölçüde Gounod ve Lalo’da da bulunmakla birlikte Faure, müzik tarihinde bir geçiş döneminde, hatta bir dönüm noktasında yer alır. Getirdiği yenilikler, yakın ve görece uzak geçmişin etkileriyle iç içedir. Üslubunda, klasik tarzın akılcı ve dengeli özelliklerinin yanı sıra, romantik anlayışa yönelik bir eğilim de belirgindir. Beethoven’a hayranlık duymuş, ilk piyano yapıtlarında Chopin’in etkisinde kalmış, oda müziğinde Schumann geleneğini sürdürmüştür. Yapıtları çoğunlukla Fransız müziğinin ince ve yalın anlatım özelliklerini taşır.

Faure’nin Fransız müziğindeki etkisi, müziğinden daha çok eğitimci yönünden kaynaklanmıştır. O dönemde Cesar Franck’ın öncülüğüyle Paris Konservatuvarı’nda Alman geleneğinden fazla uzaklaşmayan bir eğitim sürdürülüyor, Vincent d’Indy’nin yönettiği Schola Cantorum’da da benzer bir yol izleniyordu. Debussy ve izleyicileriyse resmi eğitime tepki duyan bir çevre oluşturmaktaydılar. Saint-Saens gibi, Faure de bu iki akımın dışında birleştirici bir tutum izlemiş ve başarılı bir öğretmen olarak 20.yy müziğinin hazırlayıcıları arasında yer almıştır. Öğrencileri arasında Ravel, Enesco ve Nadia Boulanger (1887-1979) gibi önemli müzikçiler vardır.

• YAPITLAR (başlıca): Sahne Müziği: Promethee, 1900, lirik trajedi; Penelope, 1913, lirik dram. Orkestra müziği: piyano ve orkestra için Ballade, 1881; Pelleas et Melisande, 1898, süit; piyano ve orkestra için Fantaisie, 1919; Masques et Bergamasques, 1920, süit. Dinsel Müzik: Messe de Requiem, 1887. Oda Müziği: Yaylı Çalgılar Dörtlüsü, 1923; keman ve piyano için 2 sonat; 2 piyanolu dörtlü; piyano ve yaylılar için 2 beşli; viyolonsel ve piyano için 2 sonat. Çeşitli: piyano müziği; şarkılar.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Sitede Ara