Karl Eugen Dühring Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

DÜHRİNG, Karl Eugen (1833-1921) Alman, filozof ve iktisatçı. Toplum sorunlarının çözümünde özdekçi görüşün önemini vurguladı.

12 Ocak 1833’te Berlin’de doğdu, 21 Eylül 1921’de Berlin yakınlarındaki Nowawes’de öldü. Berlin Üniversitesi’nde önce matematik, gökbilim ve mekanik, sonra hukuk öğrenimi gördü. 1856-1859 arasında Berlin’de hukukçu olarak çalıştı, körlüğe varan göz rahatsızlığı yüzünden işini bıraktı. Berlin Üniversitesi’nde felsefe öğrenimi görerek, 1861’de felsefe doktoru sanını aldı. 1864’te aynı üniversitede ders vermeye başladı; ancak meslekdaşlarıyla çatıştığı ve üniversiteye yoğun eleştiriler yönelttiği için, 1877’de öğretim belgesi geri alındı. Lasallecılar ve Eisenachcılar’ın oluşturduğu Alman Sosyal Demokrat Partisi’nin kuramsal çalkantılar geçirdiği bu dönemde Marx ve Engels’e karşı çıktı. Kimi Sosyal Demokratlar arasında yandaşlar bularak 1899’da Personalist und Emanzipator adlı bir süreli yayın çıkartmaya başladı. İleri yaşlarında dine,Yahudiliğe, militarizme, Marxizm’e, Bismarck’ın devlet anlayışına ve genelde üniversitelere yönelttiği eleştirilerini yoğunlaştırdı. Felsefe ve ekonominin yanı sıra, matematik, fizik ve edebiyat alanlarında da yazılar yazdı. Ölümünden sonra E.Döll, onun anısına, Dühring vakfını kurmuştur.

Dühring felsefeye Kant’ın yapıtlarını, özellikle, Kritik der reinen Vernunft’u (“Salt Usun Eleştirisi”) okuyarak yaklaşmış, onun sorunlara eleştirici bir yöntemle çözüm arayışından etkilenmiştir. Sonra öteki Alman idealistlerini incelemiş, daha sonra pozi-tivist görüşe ilgi duymuştur. Kant’m “phairıomen-noumen” ayrımına karşı çıkan Dühring’e göre felsefenin önemli sorunlarından biri olan bilginin kaynağı en önce araştırılması gereken bir alandır.

Dühring’in ileri sürdüğü kurama göre insan bilgisinin kaynağı doğa bilimlerinin tanımladığı evrenle sınırlıdır, insandaki bilinçli etkinlik, cansız varlık alanında mekanik devinimlerden büsbütün ayrıdır. Mekanik sürecin özünü çarpışma oluşturur. Oysa bilinçli devinimde etki dıştan değil “kendiliğin-den”dir. Ayrıca bilinçle bilinen yalnız özdeksel varlık alanı değil, yaşam ve onunla ilgili devinim ortamıdır.

Gelenekçi metafiziği yadsımasına karşın, Dühring’in geliştirdiği gerçeklik kuramında da yer yer
spekülatif eğilimler görülür. Ona göre felsefe ve doğa bilimleri gerçekleri kavramada eşit olanaklardan yararlanır. Felsefeyle ilgili düşüncelerin üretilmesinde başlıca etken “ussal imgelem”dir. insan bu yetiyi kullanarak gerçekliğin bütününü kapsayan bilgiye ulaşabilir.

Dühring, “Sınırlı Sayı Yasası”nm, gerçekliği kavramakta temel yasa olduğunu öne sürmüştür. Ona göre, düşünülebilen bütün sayılar bütünlüklü ve sonludur; bu yüzden sonsuz ya da belirlenemez bir sayıdan söz etmek olanaksızdır. Bunun gibi, içinde yaşanılan süreden önce, geçmiş olaylar ve evrendeki nesneler de sonludur.

Dühring’e göre tarih, her türlü olay ve nesnenin kökeni olan bir “kaynak varlık”tan, bağdaşıktan ayrışmışa doğru, evrimleşerek gelişir. Fiziksel evrenin yasaları ve özdeği oluşturan atomlar, bir “kaynak varlık’hn değişmez ilke niteliği taşıyan izleridir. Evrenin evrimi yoluyla özgün ve yeni biçimler ortaya çıkacaktır. Değişim olasılıkları sonlu olduğu için evren süreci ya Nietzsche’nin önerdiği gibi sürekli yinelenecek, ya da son bulacaktır.

Dühring’in anlayışına göre insanlar birbirlerine yakınlık duymalarını sağlayacak içgüdülerle donatılmıştır. Bu yüzden işverenle işçinin çıkarlarının çatışmadığı bir “özgür rekabet” yoluyla iki sınıf arasında uyum ve geçim sağlanabilir. Dühring, ekonomiye de bu görüşle yaklaşarak, Darwinci varlık savaşımı kuramını yadsır. Ona göre, insanın mutluluğunu engelleyen yine insan yapısı kurumlardır. Dühring bu yaklaşımla, güce dayalı tüm insan ilişkilerinin ortadan kalktığı bir “özgür toplum” örneği önerir. Uluslar da iktisadi olarak kendilerine yeter duruma gelmeli ve gümrük vergileriyle korunmalıdır.

Din, bütün yanılsamaların beşiğidir.“Öbür dünya” kavramı, insanın yaşadığı dünyayı yeterince anlamasını engeller.

Bu görüşleriyle 19. yy’da belli bir popülerlik kazanan Dühring’i Engels kaba maddeci ve ütopyacı sosyalist olarak nitelemiştir. Engels, Anti-Dühring adlı yapıtında onun metafiziği yadsımakla birlikte, Hegel’in felsefeye önemli katkısı olan diyalektik yöntemi görmezden gelmesini eleştirmiş; soyut değerlere dayalı bir sosyalizm anlayışının kurulamayacağını söylemiştir.

• YAPITLAR (başlıca): Kapital und Arbeit, 1865, (“Sermaye ve Emek”); Kritiscbe Geschichte der PhilosophieA&tö, (“Eleştirel Felsefe Tarihi”); Kursus der National und Socialökonomie, 1873-1892,(“Ussal ve Toplumsal Ekonomi Dersleri”); Sacbe, Leben und Feinde, 1882, (“Nesneler, Yaşam ve Düşmanlar”).

• KAYNAKLAR: F. Engels, Herrn. E. Dührings Umwal-zungen der wissenschaft, 1878; G.Alberecht, Eugen Düh -ring, 1927.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

 

Sitede Ara