Walt Disney Kimdir, Hayatı, Filmleri, Hakkında Bilgi

DISNEY, Walt (1901-1966) ABD’li çizgi film yapımcısı. Çizgi filme dünya çapında ünlü tipler kazandırmış, bu alanın yaygınlık kazanmasında öncülük etmiştir.

Walter Elias Disney 5 Aralık 1901’de Chicago’da doğdu, 15 Aralık 1966’da öldü. Gezginci bir marangozla bir ilkokul öğretmeninin oğluydu. İlkokul sıralarında resme ve desene büyük yeteneği olduğunu gösterdi. Aile Kansas’a taşındığında mektupla canlandırma film dersleri veren bir kursa başladı ve daha sonra da Kansas Sanat Enstitüsü ve Desen Okulu’na yazıldı. Ailenin yeniden Chicago’ya taşınması ve I. Dünya Savaşı’nm araya girmesiyle desen etkinlikleri yarıda kaldı. Savaştan sonra 1919’da gene Kansas’a giderek çeşitli stüdyolarda sanat yönetmeni olarak çalıştı. Bu stüdyolardan birinde canlandırmacı Ub Iwerks ile tanıştı. Disney ve Iwerks küçük bir stüdyo ve elden düşme bir kamera kiralayarak canlandırma reklam filmleri çekmeye başladılar. İlk çizgi film dizileri masallardan esinlenerek yaptıkları yedişer dakikalık filmlerden oluşan Alice in Cartoonland (Alis Çizgi Film Ülkesinde) oldu. Walt Disney daha sonra işin ticari yönünü iyi bilen kardeşi Roy ile birlikte çalışmak üzere Los Angeles’e gitti. Iwerks’i de kendileriyle birlikte çalışmaya razı etti.

Çizgi film tipleri
İkilinin yarattıkları ilk tip 1928’de Oswald, the Lucky Rabbit (Talihli Tavşan Oswald) oldu. Küçük bir ortaklığın başlangıcı olan bu tipi aynı yıl bir İkincisi, dünyaca ün kazanacak olan Mickey Mouse (Miki Fare) iziedi. Miki’li iki kısa film daha piyasaya verildi. 1927’de sesli sinemanın başlaması Walt Disney’ e sesli çizgi filmin sağlayacağı olanakları düşündürdü. Böylece hemen sesli bir Miki Fare serüveninin çekimine girişildi ve 1928’de piyasaya çıkan Steam-boat VZillie (İstimbot Wiüie) büyük başarı kazandı.

Miki’yi Wait Disney’in kendisi seslendiriyordu. Film, sesi, özellikle de müziği görsel ritmin bütünleyicisi olarak kullanması ile ilgi çekti.

1929’da Disney Silly Symphonies (Sersem Senfoniler) adını verdiği bir dizinin ilk filmi olan Skeleton Dance’ı (iskelet Dansı) yaptı. Filmde, mezardan kalkan bir iskelet Saint -Sâens ’ın Demse macabre parçası eşliğinde dans ediyordu. Ne var ki başarılı başlayan bu dizi, çizgilerinin zorluğu ve çizimin zahmetliliği yüzünden giderek tehlikeye düştü. Miki Fare ile kız arkadaşı Mini ’nin kazandıkları başarı Disney’i başka hayvanlara yöneltti. Böylece dizide yeni yeni hayvanlar yer almaya başladı: 1931’de Donald Duck (Vakvak Amca), 1932-1933’te Pluto ve Gufi adı verilen köpekler ve 1933’te Three Little Pigs (Üç Küçük Domuz), iktisadi krizin en buhranlı günlerinde ortaya çıkan bu filmlerin özellikle sonuncusu çok tutuldu. Film, evlerini yıkmaya çalışan kötü kurta karşı direnen üç küçük domuz masalının bir uyarlamasıydı. Kriz günlerinin seyircilerinde yüreklendirici bir etki yaptığı söylenen bu filmler Disney’i iktisadi krize karşın para kazanan sayılı kuruluşlardan birinin sahibi yaptı.

Disney, 1930’lar boyunca çizgi iilm alanında yenilikler yaparak etkinliklerini artırdı. Iwerks’in başkanlığında çalışan yetenekli genç canîandırmacılar-dan kurulu bir ekip geliştirdi. 1932’de Flowers and Trees de (Çiçekler ve Ağaçlar) çizgi filmde ilk kez renk kullandı. Çekirgelerle karıncalar, kaplumbağayla tavşan gibi sonradan pek yerleşmeyen yeni tipler denedi. Kardeşi Roy bir Miki Fare sanayiini kurmaya girişti. Miki Fare ve Vakvak Amca oyuncakları, gömlekleri vb nesnelerin satımıyla büyük kârlar sağlandı. Örneğin, 1933 Noel’inde satılan 250.000 adet Miki Fare oyuncak treni bu alanda bir rekor sayıldı.

Uzun metrajlı filmler 
Walt Disney sürekli yenilik peşindeydi. Çoktandır hayal ettiği bir işe, uzun metrajlı film çekimine girişti, ilk denemesi olan Snow White and the Seven Dmarfs’m (Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler) yapım çalışmalarına 1935’te başladı. Büyük bir organizasyon gerektiren bu yapıma canlandırmacılıktan çok koordinatör ve son seçici olarak katılmayı seçen Walt Disney bu zorlu girişimin altından başarıyla kalktı. Film, eleştirmenler ve halk tarafından çok tutuldu. Disney ilk olarak bu filmde insanları da çizgi film evrenine katıyordu, insanlar onun evreninde sevimli karikatürler olarak yer alıyor, cadı ve benzeri kötülük simgeleri dışında tedirgin edici olmaktan uzak sunulmalarına özen gösteriliyordu.

Filmin çekimi sırasında Iwerks Multiplane kamerayı ve Stereophonic ses düzenini geliştirdi. Bu teknikler ilk olarak 1940’ta Fantasia’da. başarıyla kullanıldı. Filmde Stravinski, Paul Dukas, Çaykovski gibi bestecilerin ünlü müzik parçalarına uygun olarak hazırlanmış çizgi film sekansları yer alıyordu.Disney’ bu sanatsal başarıdan sonra iki uzun metrajli çizgi film daha yaptı: Pinoccbio (Pinokyo) ve Dumbo. Dumbo, uçan bir filin öyküsüydü ve giderek mekanikleşen Disney yapımları içinde yapımcının ilk dönem filmlerinin sıcaklığını ve içtenliğini koruyan bir film olarak dikkati çekti.

Disney’e eleştiriler, tepkiler
Bu dönemde aydınlar ve eleştirmenler Disney’in beğenisini, sanat yeteneğini sorgulamaya başladılar. Onun, bazı sanatsal katagorileri umursamazcasına sömüren bir fırsatçı tüccar olduğunu söylediler. Disney ise büyük parasal başarıya kavuşmuş kimi sanatçıların rahat tavrıyla bu eleştirilere kulak asmaz göründü. II. Dünya Savaşı’nın araya girmesiyle birtakım ticari zorluklarla karşılaştı. O sırada üstünde çalışılan Bambi’nin yapımı kesintiye uğradı, stüdyoda konulu sinema filmlerinin çekilmesine girişildi. Bur-bank’daki Disney Stüdyosu’nun kurulması büyük masraflara maiölmuştu. Stüdyoda ertesi yıl çıkan grev Disney kuruluşlarında ciddi bir sarsıntıya yol açtı. Walt Disney’in sanatsal ve kişisel baskıcılığı çalışanların hoşnutsuzluğuna yol açıyordu. Grev zarar görmeden atlatıldıysa da olay kuruluşun dışa karşı durumunu sarstı. Walt Disney artık eskiden olduğu gibi ortak çalışmaya saygılı, yanında çalışanlara kol kanat geren bir patron olarak görülmüyordu. Ona ve onun çizgi film anlayışına karşıt bir görüş benimseyen çizgi film sanatçıları, UPA (United Productions of America-Amerikan Birleşik Yapımları) adım verdikleri bir yapımevi kurdular.

Savaştan sonra, Bambi ile elde edilen başarı ve doğalcılığa varan çizgi titizliği başka filmlerle de sürdürüldü. 1944’teki The Three Caballeros (Uç Süvari), çizgi filmle sinema filmini bağdaştırıyordu. Walt Disney II. Dünya Savaşı sırasında canlandırma sinemasıyla sinema filmini bağdaştıran propaganda sineması örnekleri de vermişti. Önceki deneylerine ve bu çalışmalarına dayanarak savaştan sonra bu tekniğe giderek ağırlık verdi.

Belgeselle konulu filmi bağdaştıran Disney filmleri arasında 1950’deki Beaver Valley (Kunduzlar Vadisi) ve The Living Desert (Yaşayan Çöl) gibi örnekler yer alır. Bunlarda da canlandırma filmlerinde olduğu gibi hayvanlar şirinleştiriliyor, doğa bir lunapark dekoru içinde veriliyordu.

Bu arada, uzun metrajlı çizgi filmlerden de vazgeçilmiş değildi. Cinderella (Külkedisi), Alice in Wonderland (Alis Harikalar Ülkesinde), PeterPan, Lady and the Tramp (Leydi’nin Aşkı) ve Sleepıng Beauty (Uyuyan Güzel) birbirini izledi. Öte yandan televizyonun yaygınlık kazanması ile televizyon dizileri daha kârlı yatırımlar olmaya başlıyordu.Televiz-yon için hazırlanan Zorro ve Davy Crockett dizileri, Hayley Mills ve öteki çocuk yıldızlara çevirtilen serüven filmleri Walt Disney stüdyolarının iyice zenginleşmesine yol açtı. Bu filmlerin yanı sıra bu filmlerdeki kahramanların posterleri, oyuncakları ve giysileri de pazarlanıyordu. Disney’in sinema filmleri alanındaki en büyük başarısı, baş oyuncusu Julie Andrews’a Oscar kazandıran 1964 tarihli Mary Pop-pins (Gökten İnen Melek) oldu. Bu arada Walt Disney stüdyoları televizyon için Walt Disney’s Wonderful World of Colour (“Walt Disney’in Harika Renk Dünyası”) adlı başarılı bir dizi film yaptı.

Wait Disney’in başka bir önemli girişimi de Disneyland adını verdiği eğlence parkıdır. 1955’te Los Angeles’da açılan bu park, tasarımı ve yapımı açısından Disney filmlerinin fantezilerini çağrıştırmaktadır. Büyük bir gelir kaynağı olan parkta ünlü çizgi film kahramanlarına adanmış bölümler bulunmaktadır. Walt Disney’in ölüm yılı olan 1966’da Florida’da Disney Wor!d adı verilen ikinci eğlence parkının kurulmasına girişilmişti.

Walt Disney, toplam 29 Oscar Ödülü almıştır. Sinema tarihinde canlandırma sinemasını ticari alanda söz sahibi yapan ilk sanatçı olarak bilinir. Hem yarattığı tipler, hem de sinemacılık serüveni yoğun bir ticari çabanın sonucudur. Çizgi film tipleri bugün Batı’nın ve Batıcılık’ı benimseyen kültürlerin vazgeçilmez prototipleri arasına girmiş bulunmaktadır.

• YAPITLAR (başlıca): Oswald, the Lucky Rabbit, 1928, (Talihli Tavşan Oswald); Mickey Mouse, 1928, (Miki Fare); Donald Duck, 1931, (Vakvak Amca); Snow Whtte and tbe Seven Dwarfs, 1937, (Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler); Fantasia, 1940; Pinocchio, 1940, (Pinokyo); Dumbo, 1941; Bambi, 1942; The Three Caballeros, 1944, (Uç Süvari); The Living Desert, (YaşayanjÇöl”), 1953, Cinderella, 1950, (Külkedisi); Alice m ffJonderland, 1951, (Alis Harikalar Ülkesinde); Peter Pan, 1953; Lady and the Tramp, 1955, (Leydi’nin Aşkı); Sleeping Beauty, 1958, (Uyuyan Güzel); Mary Poppins, 1964, (Gökten İnen Melek).

• KAYNAKLAR: R.D. Feild, The Art of Walt Disney, 1942; D. Disney Miller (P.Martin ile), The Story of Walt Disney, 1957; R. Schickel, The Disney Version, 1968.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Sitede Ara