William Faulkner Kimdir, Hayatı, Kitapları, Hakkında Bilgi

FAULKNER, William (1897-1962) ABD’li romancı. Konulan güney eyaletlerinde geçen öykü ve romanlarıyla insanın dramını evrensel boyutlar içinde ele almıştır.

25 Eylül 1897’de Mississippi Eyaleti’nin New Albany kasabasında doğdu, 6 Temmuz 1962’de aynı eyaletin Oxford kasabasında öldü. Ailesinin soyadı “Falkner”dı, “u” harfini yazar çok sonraları kendisi ekledi. “Güneyli” olmanın gururunu taşıyan ve İç Savaş’ta başarıyla savaşmış emekli bir albay olan büyük dedesi William C.Falkner’ın anılarıyla dolu bir ortamda büyüdü. Bu dedesinin, döneminde otuz altı kez basılacak kadar popüler bir romanı bulunması, Faulkner’ın daha çok küçükken yazarlığı kafasına koymasında etkili olmuştu. Yörenin lisesinde bir yıl okuduktan sonra ayrıldı. Düzenli bir eğitim görmekten kaçındı. Evinde bulunan çok sayıda kitaptan İngiliz ve Amerikan klasiklerini tanıdı. Kendi kendine Fransızca öğrendikten sonra Simgeciler’i (Sembolistler) ve öteki çağdaş yazar ve şairleri okudu. 1918’de Kanada Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne katıldı. I.Dünya Savaşı bitince ailesinin yanına Oxford’a döndü ve Mississippi Üniversitesi’ne girdi. Çok kısa süren üniversite öğrenciliği sırasında derslerden çok öğrenci birlikleri ve edebiyat kulübüyle ilgilendi. Buradan ayrıldıktan sonra bir yandan yazdı, bir yandan da günlük gereksinimlerini karşılamak için çeşitli işlerde çalıştı. 1921’de bir kitapçının yanında yardımcı, bunu izleyen üç yıl da Oxford’da postane müdürü olarak çalıştı.

1924’te bir arkadaşının yardımıyla pastoral şiirlerinin yer aldığı The Marble Faun (“Mermer Faun”) adlı kitabını yayımladı. 1925 yılını New Orleans’ta bohem edebiyat çevrelerinde geçirdi. Burada tanıştığı Sherwood Anderson’un yardımıyla, 1926’da ilk romanı Soldier’s Pay (“Askerin Ücreti”) basıldı. Roman, Hemingtvay’in aynı yıl yayımlanan The Sun Also Rises (Güneş de Doğar) adlı romanıyla aynı temayı, savaş sonrasındaki “yitik kuşağı” ele alıyordu. Faulkner bundan sonraki birkaç yıl boyunca hem yazmayı, hem de boyacılık, marangozluk, profesyonel golf oyunculuğu ve içki kaçakçılığı gibi işler yapmayı sürdürdü. 1927’de New Orleans edebiyat çevrelerini eleştiren ve bundan böyle bu gibi topluluklardan uzak durmayı kararlaştırdığını açıklayan Mosquitoes (“Sivrisinekler”) adlı romanını yayımladı. 1929’da yayımladığı Sartoris, daha sonraki romanlarında sürekli yer alan düşsel “Yoknapatawpha” yöresinin ilk kez tanıtıldığı yapıtıdır. Romanın kahramanı Bayard Sartoris, savaştan yeni dönmüş, duyduğu yabancılık duygusunu bastırabilmek için içkiyi, zorbalığı ve kendi kendine eziyet etme yolunu seçmiştir. Çevresiyle uyuşmazlığı onu, kendini öldürmeye sürükler. Yazarın acemilik döneminin son ürünü kabul edilen bu romanda, ilerki çalışmalarının başlıca temalarının ve değişik romanlarının kahramanlarının yer aldığı görülür.

Dizi romanlarının ilki
Faulkner, çok hızlı bir çalışma temposuna girdiği 1928’de ilk önemli romanını tamamladı. Yazım tekniği açısından deneysel, içerdiği şiddet ve cinsellik öğeleri açısından şaşırtıcı nitelikler taşıyan bir dizi romanın ilki olan The Sound and the Fury (Ses ve Öfke), soylu Compson ailesi aracılığıyla tüm bir toplumsal düzenin çürüyüşünü ve çöküşünü anlatır. Roman her biri çarpık psikolojik özellikleri olan dört ayrı kahramanın bakış açısıyla kaleme alınmıştır.

Haziran 1929’da gençlik sevgilisi Estelle Old-ham’la evlenen Faulkner, bir yandan itfaiyede gece nöbetçisi olarak çalışıyordu, bir yandan da durmadan romanlar, öyküler yazıyordu. 1930-1942 arasında iki kısa öykü derlemesi, bir şiir kitabı ve dokuz roman tamamladı. Bir yandan da Hollywood için film senaryoları üzerinde çalışıyordu. 1930’da yayımlanan As I Lay Dying (Döşeğimde Ölürken), yoksul bir ailenin bireylerinin, ölen annelerinin son isteğini yerine getirmek için onun tabutuyla birlikte giriştikleri uzun ve garip yolculuğun, yine değişik bakış açılarıyla ve bilinç-akımı tekniği kullanılarak anlatıl-masıydı. Ertesi yıl Faulkner’ın para kazanmak için “şişirdiğini” ileri sürdüğü, ancak eleştirmenler tarafından ciddiye alınan ve öteki romanlarına göre geniş bir okur kitlesi bulan Sanctuary (Kutsal Sığınak) yayımlandı. Bu dönemde yazdığı dokuz roman, biri dışında, düşsel Yoknapatawpha’da geçer ve romanların birinde yer alan kahramanlar, biraz değişmiş ve gelişmiş olarak bir başka romanda yeniden işlenir. Hepsine birden bakıldığında bu romanlar yerel, tarihsel ve toplumsal özellikleriyle belli bir bütün oluştururken, kullanılan yazım tekniği bakımından gene de apayrı yönelişlerin ürünüdürler. Faulkner ayrıca iç monolog gibi kendisinden önce geliştirilmiş teknikleri daha da ileri götürmekten kaçınmamıştır.

Bu yöndeki kimi denemeleri başarısızlıkla sonuçlanmış, ama gene de kendisinden sonra gelen Amerikan roman ve öykü yazarlarının kullandıkları temel teknikler arasına girmiştir.

1940’ların başlarında Faulkner’ın bir yazar olarak ünü, Fransa dışında neredeyse unutulmuştu. Bu yıllarda, aralarında “The Bear” (Ayı) gibi önemli bir yapıtın da bulunduğu öyküler yazdıysa da, ne okurlardan, ne eleştirmenlerden ilgi gördü. 1945’te kitaplarının çoğunun tükenmiş olmasına karşın, yeni baskıları yapılmamıştı. Romanlarıyla geçinme olanağı kalmayınca Hollywood’un maaşlı senaryo yazarları arasına katıldı.

Yeniden ünleniş
1946’da The Portable Faulkner (“Faulkner Cep < Kitabı”) adlı kitabın yayımlanması Faulkner’ın bir romancı olarak yeniden üne kavuşmasına ve eski kitaplarının birbiri ardından yeniden basılmasına yol açtı. Bu antoloji Yoknapatawpha yöresinde geçen romanlardan alınan parçaların, kronolojik sırada bir araya getirilmesiyle oluşan bir “destan”ı gerçekleştiriyordu. 1948’de yayımladığı yeni romanı Intruder in the Dust (“Toza Bulanmış Adam”) ise Kutsal Sığmak’ ‘ tan sonra en çok satan ikinci kitabı oldu. Roman gururlu bir zenciyi linç edilmekten kurtaran beyaz bir çocuğun öyküsüydü. 1949’da Faulkner’a Nobel Edebiyat Ödülü verildi. 1950’de basılan Collected Stories (“Toplu Öyküler”) o yılın Ulusal Kitap Ödülü’nü aldı.

Faulkner dünya çapında kazandığı ün sonucu ABD Dışişleri Bakanlığı’nm görevlisi olarak 1954-1961 arasında çeşitli ülkelerde konferanslar verdi, toplantılara katıldı. Ayrıca 1958’de Virginia Üniversitesi’nde konuk öğretim görevlisi oldu. Son yapıtları The Town (“Kasaba”) ve The Mansion (“Malikâne”) insan doğasına karşı daha yumuşak, hoşgörülü bir tavrın geliştiği romanlardır. 1962’de Faulkner’ın ölümü ve bir yıl sonra Hemingway’in kendini öldürmesi ile Amerikan edebiyatının yeni biçimlere ulaştığı bir dönem dç kapanmış oldu.

Amerikan edebiyatında “Güney”i konu alan yazarların başında gelen Faulkner, her şeyden önce yerel bir yazardır. Ancak bu özelliği onun, aynı zamanda tüm insanlığa yönelen bir evrenselliğe ulaşmasına da engel olmamıştır. Tersine, yazdıklarının birçoğunun, en ince ayrıntılarına kadar titizlikle kurguladığı ve Mississippi ya da Missouri gibi Güney eyaletlerinden birinin bir yöresi olabilecek bir yerde, Yoknapatawpha’da geçmesi ve bu yörenin somut insanlarını belli zamanlar içinde ele alması, bütün bir insanlık serüveninin evrenselliğini yakalamasına olanak sağlamıştır. Faulkner konu ettiği yörenin gösterdiği değişimleri, sınıflar arası ilişkileri ve bu ilişkilerin kişilerin davranışlarına etkisini yansıtmasıyla da, çok iyi bir toplum gözlemcisidir. Güney’le, Amerika’yla ve giderek tüm insanlık tarihiyle hesaplaşması, onu trajik bir dünya görüşüne sahip büyük bir yazar kılmıştır.

• YAPITLAR: Roman: Soldier’s Pay, 1926, (“Askerin Ücreti”); Mosquitoes, 1927, (“Sivrisinekler”); Sartoris, 1929; The Sound and the Fury,…1929, (Ses ve Öfke); As 1 Lay Dying, 1930, (Döşeğimde Ölürken); Sanciuary, 1931, (Kutsal Sığınak); Light in August, 1932, (Ağustos’ta Işık); Pylon, 1935, (“Tapınak Kapısı”); Absalom, Absalom!, 1936; The Wild Palms, 1939, (“Yaban Palmiyeleri”); The Hamlet, 1940; Go Doton, Moses, 1942, (İn Musa, İn); Intruder in the Dust, 1948, (“Toza Bulanmış Adam”); Requiem for a Nun, 1951, (“Bir Rahibeye Ağıt”); A Fable, 1954; The Toton, 1957, (“Kasaba”); The Mansion, 1959, (“Malikâne”). Öykü:    These Thirteen, 1931; Doctor Martino and Other Stories, 1934, (“Doctor Martino ve Öteki Öyküler”); The Unvanquisbed: Sartoris Stories, 1938, (“Yenilmeyenler: Sartoris Öyküleri”); Knight’s Gambit, 1949, (Duman); Collected Short Stories of William Faulkner, 1950, (“William Faulkner’ın Toplu Öyküleri”). Şiir: The Marble Faun, 1924, (“Mermer Faun”); A Green Bough, 1933, (“Yeşil Bir Dal”). Antoloji: The Portable Faulkner, Malcolm Cowley (der.), 1946, (“Faulkner Cep Kitabı”).

• KAYNAKLAR: W.Beck, Man in Motion: Faulkner’s Trilogy, 1961; J.L. Blotner, William Faulkner: A Biogra-phy, 2 cilt, 1972; J. Faulkner, My Brother Bili, 1963; F.J.Hoffman ve O.W.Wickery (der.), William Faulkner: Three Decades of Criticism, (bibliyografya içerir), 1960; I.Howe, William Faulkner: A Critical Study, 1962; R.P. Warren (der.), Faulkner: A Collection of Critical Essays, 1966; Yeni Dergi, (38), Faulkner özel sayısı, 1967.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Sitede Ara