Organizmacılık Nedir? Tanımı (Felsefe Akımları) Hakkında Bilgi

 Organizmacılık, insanı, toplumu ve evreni, ruh ve hayat ilkesi gibi soyut kavramlarla değil, uzuvlar (organlar, örgenler) ve bu yapıların sistemleşmesi ile açıklamaya çalışan bir bilim ve felsefe teorisidir, aynı zamanda biyoloji, felsefe ve sosyoloji gibi disiplinlerin kesişiminde yer alır.


Biyolojideki ilerlemelerle şekillenen organizmacılık, canlılığı ve hayati olayları, metafizik kavramlardan uzak bir şekilde, sadece maddeye ve organik olaylara dayanarak açıklamaya çalışır. Bu yaklaşım, psikolojik ve kimyasal özelliklere başvurmayı gerektirmez ve mekanikçilik ile vitalizme karşı bir tutum sergiler. Organizmacılık, hayati olguları maddi yöntemlerle açıklarken, aslında maddenin içerdiği özel niteliklerin organizmaya hayat verdiğini öne sürer. Bu görüş, organizmadaki değişikliklerin hayati olayları da etkileyebileceğini savunan düşünürler tarafından sıkça dile getirilmiştir. Ancak, bu yaklaşımın eleştirmenlerince, maddenin bu metafizik tutuma yüklenmesiyle çeliştiği ifade edilmiştir.




Felsefe tarihinde, organizmacı açıklamaların ilk ve belirgin izlerinin Aristoteles'te bulunduğu söylenir. Aristoteles, çalışmalarında canlı nesneleri ve organizmaları merkeze alarak, doğrusal zaman anlayışının karşısına dairesel ve dönüşümlü bir zaman anlayışını koymuştur. Bununla birlikte, Antikçağ doğa filozoflarının hylozoist anlayışının da etkisiyle, Aristoteles için organizmacı bir yaklaşım öne çıkar.


Organizmacılık, felsefe tarihinde çeşitli yorumlarla ele alınmış ve çeşitli felsefi sistemleri etkilemiştir. Özellikle A.N. Whitehead gibi düşünürler, doğanın organik bir bütünlük olduğunu ve sürekli bir gelişim sürecinde olduğunu vurgulamışlardır. Toplumun açıklanmasında da etkili olan organizmacılık, Spencer, Durkheim, Lilienfeld, Schaffle, Worms ve Novicow gibi düşünürler tarafından temsil edilmiştir.


Organizmacı toplum anlayışı, toplumları insan organizmalarıyla benzerlikler taşıyan bir yapı olarak ele alır. Bu anlayış, Machiavelli ve Campenella'nın düşüncelerinde de görülebilir. 17. ve 18. yüzyıllarda, mekanikçilik ve bireycilik gibi görüşlerin gözde olduğu dönemlerde bile organizmacı toplum kuramları önemini korumuştur. Kant, Bonald, Maistre, Burke, Fichte gibi düşünürler, organizmacı yaklaşımı desteklemişlerdir.


Günümüzde, organizmacılığın etkisi hala sürmektedir. Spencer'ın "toplum bir organizmadır" sözü, organizmacı toplum izahını en net şekilde ifade etmektedir. Spencer, toplumların ve organizmaların büyüme sürecinde farklılaşma ve karşılıklı bağlılık olduğunu belirtmiştir. Diğer sosyologlar da, toplumları biyolojik organizmalarla benzerlikler taşıyan bir yapı olarak ele almışlardır.


Sonuç olarak, organizmacılık felsefi bir akım olarak günümüzde de önemini korumaktadır ve bilim, sosyoloji ve felsefe alanlarında etkisini sürdürmektedir.

Sitede Ara