Memluk Devleti, Memluklarda -Askeri Teşkilat- Hakkında Bilgi

Tarihî önemini Moğol­lar ve bölgedeki Haçlılar karşısındaki başanlarından alan Memlükler, kuvvetli bir kara ordusuna ve güçlü denilebilecek bir donanmaya sahip bulunuyordu. Nizamî ordu, subay ve neferiyle köle pazarların­dan satın alındıktan sonra asker olarak yetiştirilen Türk, Çerkez, Kürt, Rum ve Rus asıllı kölemen askerlerden meydana geliyordu. Dîvân-ı Ceyş’e bağlı olan ordu el-memâlîkü’s-sultâniyye, ecnâdü’l-halka, memâlîkü’l-ümerâ, ayrıca ihtiyaç anında göreve çağrılan ve ecnâdü’l-Arab, ecnâ-dü’t-Türkmân, ecnâdü’l-Ekrâd olarak da adlandırılan yardımcı kuvvetler olmak üzere dört kısımdan meydana geliyordu. Emîrlerin isimlerine göre düzenlenen kü­tükler Mısır ve Suriye askerlerine ait iki şubesi bulunan Dîvân-ı Ceyş’te muhafa­za edilirdi. Memlûk ordusunda sultan ve subay çocuklarının teşkil ettiği, “evlâdü’n-nâs” diye isimlendirilen bir ihtiyat grubu daha vardı. Belirli rütbelerin üstüne çı­kamayan evlâdü’n-nâsın daha sonra ge­len nesilleri halka karışıp sivilleşti. Tam anlamıyla bir askerî iktâ devleti özelliğini taşıyan Memlükler’de iktâ arazileri yirmi dört parçaya ayrılmış, dört parçası sul­tana, on parçası emirlere, on parçası da ecnâdü’l-halkaya tahsis edilmişti. Bu uygulama, iktâ sahiplerinin sultana bağlı kalmaları ve bölgelerinde asayişi temin etmeleri yanında gerektiği zaman askerî hizmeti yerine getirmelerini sağlıyordu. Memlükler’de asıl olan süvari birlikle­rinden oluşan kara ordusuydu. Bu ordu ilk dönemlerde okçu-süvari birliklerinin tartışılmaz üstünlüğünü ortaya koymuş­tu. Kıpçak stepleri ve Kafkasya’dan geti­rilen memlüklerin çoğunluğu teşkil ettiği bu birlikler, binicilik ve silâh kullanmaktaki maharetleriyle savaşların kaderini belirleyen klasik tarzdaki süvari birlikle­rinin ilk örneği oldu. Memlükler mükem­mel okçulukları, şaşırtıcı mücadele ve çe­virme teknikleri, başarılı pusu ve yüksek manevra kabiliyetleriyle temayüz etmiş­ti. Kuşatma silâhlan olarak ateş çanak­ları, mancınık ve debbâbe kullanılıyordu. Kuruluş yıllarından itibaren barutu bil­melerine ve muhtemelen topu ilk kulla­nan devlet olmalarına rağmen yeni ateş­li silâhlardan geniş çapta ancak XV. yüz­yılın sonlarında faydalanmaya başladılar. Bu konuda bir reform teşebbüsünde bu­lunan Kansu Gavri dahi bu silâhları kullan­mak üzere oluşturduğu birlikleri, birinci sınıf askerler olan memlükler yerine bir nevi ihtiyat askeri olan evlâdü’n-nâs ve siyahî kölelerden teşkil etmişti. Akdeniz ve Kızıldeniz sahillerinin önemli kısımla­rına sahip olan Memlûk Devleti’nin do­nanması kara ordusu kadar güçlü değildi. Özellikle XIII. yüzyılın sonlarında Haçlı saldırılarının deniz saldırılarına dönüş­mesi sebebiyle savunma ve taarruz açı­sından güçlendirilen donanma Barsbay döneminde Kıbrıs’ı fethederek en önem­li zaferini kazanmıştı. Ancak Memluk de­niz kuvvetleri, son zamanlarda Kızıldeniz’de ve Hindistan sahillerinde okyanus için hazırlanmış güçlü Portekiz donan­ması karşısında bir varlık gösteremedi. Kansu Gavri, Osmanlılar’dan yardım ala­rak donanmayı güçlendir d iyse de bu ye­terli olmadı.

Adlî Teşkilât, Eyyûbîler’de Şafiî mez­hebinden olan bir kâdılkudât görev ya­parken Baybars dört Sünnî mezhepten birer kâdılkudât tayin etti. Ayrıca Dımaşk’-ta da dört kâdılkudât bulunuyordu. Diğer kadılar sultanın tayin ettiği bu başkadı-lar tarafından görevlendirilirdi. Önemli bir adlî görev de kazaskerlikti. Hanefî, Şa­fiî ve Mâliki olmak üzere üç mezhepten tayin edilen kazaskerlerden sonra gelen dârüladl müftüleri dinî meselelerde fet­va verirdi. Başkanlığını sultan veya vekili­nin yaptığı mezâlim mahkemesi haftada iki gün dârüladlde toplanırdı ve Dımaşk’ta da bir şubesi vardı. Bu üst mahkeme­de devlet memurları ve sultan aleyhinde açılan davalara bakılırdı. Adlî görevliler­den muhtesib genel ahlâk kurallarının korunmasını sağlar ve günümüz belediye hizmetlerinin önemli bir kısmını yürütür­dü. Darülâdle bağlı olarak çalışan beytül-mâl vekili beytülmâlle ilgili alım satım iş­lerine bakardı. Emniyet ve asayiş işlerini şurta teşkilâtı yürütürdü. Gece emniye­tini sağlayan ases teşkilâtı aynı zamanda itfaiye görevini yapardı.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Sitede Ara