Memluk Devleti, Memluklarda -Toplumsal, Ekonomik Hayat- Hakkında Bilgi

Müslüman­lar, hıristiyanlar veyahudilerden meyda­na gelen Memlûk toplumunda çoğunlu­ğu oluşturan müslümanlar statü bakı­mından yönetici askerî sınıf ve halk kesi­mi olarak ikiye ayrılıyordu. Toprak imti­yazlı askerî sınıfın mülkiyetindeydi ve ik­tisadî hayata da onlar hâkimdi. Müslü­man halk kesimi arasından sadece dinî ve adlî görevlerle divan görevlerine geti­rilen âlimler ve büyük tüccarlar toplum­da kendileri için iyi bir yer edinmişlerdi. Âlimler halk tabakası ile yönetici asker sınıfı arasında bir aracı rolü oynar, sosyal hayatta önemli bir fonksiyon icra eder­lerdi. Büyük tacirler ise kendileri de doğ­rudan ticaretle uğraşan sultan ve emîr-ler nezdinde itibar sahibiydi. Bu dönem­de tasavvuf önderlerinin gerek sultanlar ve emîrler gerekse halk üzerinde büyük etkileri vardı. Ülkede nüfusun çoğunluğu­nu genelde maddî sıkıntı içinde olan ve timarlı askerlerin topraklarında çalışan çiftçiler, küçük tacirler, sanatkârlar, kü­çük esnaf ve göçebe Araplar teşkil ederdi. Bu kesim bilhassa son zamanlarda büyük ölçüde yoksullaştı. Ekseriyeti çobanlıkla geçinen göçebeler bu yüzden sık sık İs­yanlara teşebbüs ettiler ve idarecileri çok uğraştırdılar. Çarşılara çıkan ve ilim tah­sili için mescidlere devam edebilen ka­dınlar Memlûk toplumunda saygı görü­yordu. Onların arasından meşhur âlim ve şairler yetişmişti. Yahudiler ve hıristiyan­lar tam bir inanç Özgürlüğüne sahipti. Sultanlar, yahudi ve hıristiyan cemaatlerin başına onların istediği bir din adamını nazır olarak tayin ederdi. Eğitim ve öğre­tim kurumlarına sahip olan gayri müslimler vakıflar kurabiliyordu.

Memlûk ekonomisinin en önemli gelir kaynağı ülkeler arası ticaretti. Moğol is­tilâsı sırasında Doğu-Batı arasındaki tica­rette tek emniyetli yol olarak Kızıldeniz ve Mısır üzerinden geçip denizyoluyla Av­rupa’ya ulaşan ticaret yolu kalmıştı. Bu durum Memlûk devlet adamlarını dış ticareti geliştirmeye şevketti. Ticaret mer­kezi haline gelen büyük şehirlerde geniş çarşı ve pazarlar yanında yabancı tüccar­lar için hanlar, oteller, temsilcilik büroları kuruldu. Memluk ekonomisi 748 (1347) yılındaki veba salgını yüzünden büyük bir kriz yaşadı. Ekonomik sıkıntılar, XV. yüz­yılın başında Suriye’yi bir harabeye çevi­ren Timur işgaliyle iyice şiddetlendi. Ağır vergiler iç ve dış ticaret için büyük bir darbe oldu. Sultanların bu politikası yü­zünden zorda kalan Avrupalı tüccarların, Doğu’nun mallarını mâkul fiyatlarla elde etmek için gösterdiği çaba Ümitburnu’-nun keşfiyle sonuçlanınca Mısır ve Suri­ye’nin dış ticareti bütünüyle çöktü. İkti­sadî hayatın istikrarsızlığı maaşları ödenemeyen huzursuz askerî gruplar arasın­daki mücadeleyi daha da şiddetlendirdi. Endüstri alanında savaş aletleri ve harp gemileri yapımı yanında dokumacılık, ma­dencilik, camcılık, çömlekçilik ve ahşap iş­lemeciliği ilerlemişti. Mısır yün, ipek, ke­ten ve pamuk kumaşlarıyla meşhurdu. Bronz ve bakırın gümüş ve altınla kaplanması usulü gelişmişti. Saraciye işleri göz kamaştırıcı bir durumdaydı. Bu dönem­de üretilen eşyalardan günümüze ulaşan örnekler bunu açıkça göstermektedir.

TDV İslâm Ansiklopedisi

Daha yeni Daha eski