Erwin Piscator Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

PISCATOR, Erwin (1893-1966)

Alman tiyatro yönetmeni ve kuramcısı. Yaşadığı dönemin siyasal ve toplumsal çelişkilerini yansıtan bir tiyatro estetiği yaratmaya çaba göstermiştir.

17 Aralık 1893’te Ulm’da doğdu, 30 Mart 1966’da Münih yakınında Starnberg’de öldü. Münih Üniversitesi’nde felsefe, sanat ve tiyatro tarihi öğrenimini tamamlamadan I.Dünya Savaşı sırasında askere alındı. İki yıl süreyle cephede hizmet gördükten sonra 1917’de ordudaki bir tiyatro topluluğunda görevlendirildi. 1918’de Berlin’e döndüğü zaman, Dada akımının Marxist üyeleriyle ilişki kurdu. 1918’de yeni kurulan Alman Komünist Partisi’ne girdi. 1919’da Königsberg’ de (bugün Kaliningrad) kurduğu Das Tribunal adlı tiyatroda Strindberg, Wedeking ve Cari Sternheim (1878-1942) gibi yazarların oyunlarını sahneledi.

1920’de Komünist Gençlik Örgütleri lideri Her-mann Schüller’le Proletarya Tiyatrosu’nu kurarak burada sahnelediği oyunlarla o dönemin uyarma ve propaganda (ajit-prop) topluluklarına öncülük etti ve tiyatronun işçilere seslenmesini sağladı. Birkaç profesyonel oyuncunun yanı sıra çoğunlukla işçilerden oluşan bu topluluk, genellikle güncel siyasal olaylardan esinlenen propaganda oyunlarıyla bu sorunların daha yaygın bir tartışma ortamında ele alınmasına ve aynı türden yeni yeni toplulukların ortaya çıkmasına yol açtı. 1921’de Berlin polisi Proletarya Tiyatrosu’nun çalışmalarına sanatsal yetersizlik gerekçesiyle izin vermeyince, Piscator çalışmalarını bir yandan profesyonel olarak sürdürürken, bir yandan da Alman Komünist Partisi ile ilişkilerini pekiştirdi ve 1924’te parlamento seçimleriyle ilgili hazırlıklar sırasında binlerce kişinin izlediği Revue Roter Rummel (“Kail İsyan Revüsü”) adlı bir gösteri hazırladı.

İlk belgesel oyunu
Ertesi yıl Alman Komünist Partisi’nin ilk kongresini kutlamak amacıyla 3.300 kişilik Grosses Schau-pielhaus tiyatrosunda gerçek olaylara dayanan ve ilk belgesel oyun sayılan Trotz alledem’i (“Her Şeye Karşın”) sahneledi. 1914’te II. Dünya Savaşı’nın başlangıcından 1919’da Liebknecht ile Rosa Luxemburg’ un. öldürülmesine kadar geçen siyasal olayların sergilendiği bu oyunda ses kayıtlarından ve belgesel filmlerden yararlandı. Özellikle foto-montaj tekniğinin öncüsü sahne tasarımcısı John Heartfield’in gerçekleştirdiği çok katlı sahne düzeninin içinde aynı anda birçok olayın yer alması, bu gösteride siyasal propagandanın sanatsal bir boyut kazanmasını sağlıyordu.

1923-1924 mevsiminde Gorki, Tolstoy ve Rolland gibi yazarların oyunlarını sahneleyen Piscator, 26 Mayıs 1924’te Voİksbühne’de Alfons Paquet’nin Die Rahnen (“Bayraklar”) adlı oyununu sergiledi. Daha önce “dramatik bir roman” alt başlığını taşıyan yapıt sahnelenirken “epik oyun” tanımlamasıyla sunuldu. Piscator 1926’da aynı tiyatroda Schiller’in Die Rauber (Haydutlar) oyununu güncelleştirerek yorumladı. Bu yorumun Almanya’da büyük tepkilerle karşılanması üzerine klasiklerin güncelleştirilmesi konusu yoğun tartışmalarla gündeme geldi. Piscator sahnelediği Geu’itter über Gotland (“Gotland Üzerinde Fırtına”) oyununun büyük gürültüler koparması üzerine Voiksbühne’den ayrılmak zorunda kaldı.

Piscator-Bühne
1927’de Piscator-Bühne’nin kurulmasıyla Piscator’ un 1927-1931 arasında tiyatroyu en çok etkileyen çalışmalarını gerçekleştirdiği bir dönem başladı. Bu tiyatroda dönemin birçok önemli yazarı, sahne tasarımcısı, müzikçisi çalışıyordu. Ayrıca seçkin oyuncular da topluluğun gücünü artırıyorlardı. Topluluğun sunduğu ilk üç oyun olay yaratan gösteriler oldu. Kalabalık oyuncu kadrolarıyla oldukça pahalıya çıkan bu oyunlar gördükleri büyük ilgi yüzünden çok iyi iş yaptılar. Bunun üzerine Piscator, çalışmalarını ikinci bir tiyatroda da sürdürmek için Lessing Tiyatrosu’nu kiraladı, yeni denemelere girişti. Ayrıca Piscator-Bühne’de oluşturulan bir stüdyo tiyatrosu da 1928’de çalışmaya başladı.

Piscator 1929’da bir yandan Das politische Theater (Politik Tiyatro) adlı kuramsal kitabını yazarken, bir yandan da Waiter Mehring’in Der Kaufmann von Berlin (“Berlin Taciri”) adlı oyununu hazırladı. Bauhaus tasarım okulunun öğretmen sanatçılarından Moholy-Nagy’nin sahne düzenini gerçekleştirdiği bu oyun, Hans Eisler’in müziğiyle o dönemin Berlin’ini bütün görkemiyle sahneye getiriyordu. Çok pahalıya mal olan bu yapım ikinci Piscator-Bühne’nın kapanmasına yol açtı. 1929 büyük iktisadi bunalımıyla başlayan sarsıntılı dönemde çok güç koşullar altında çalışan Piscator, yanındaki genç oyuncularla Piscator-Bühne Kollektiv adlı bir topluluk oluşturdu. Birçok Alman kentinde turneye çıkarak büyük başarı kazandı ve 1930’da üçüncü Piscator-Bühne’yi kurdu.

ABD’ye gidişi
1931 ’de A.Seghers’in Der A nfstand der Fischer von S t. Barbara (Santa Barbaralı Balıkçıların Ayaklanması) romanını filme çekmek üzere Moskova’ya gitti. 1934’ te bu filmi bitirdiğinde, Almanya’da seçimler yapılmış ve Nasyonal Sosyalistler Hitler’in önderliğinde iktidara gelmişlerdi. Yurduna dönemeyen Piscator 1936’ da Paris’e gitti. Aynı yıl SSCB’de yöneticilerin sanatta biçimciliğe karşı savaş açmaları üzerine Moskova’ya da dönemeyerek 1938 sonunda karısıyla birlikte New York’a gitti. Orada New School for Social Research adlı yükseköğrenim kuruntunda bir tiyatro atölyesi açtı. Öğrencileri arasında Marlon Brando, Ben Gaz-zara, Rod Steiger ve Judith Malina gibi oyuncuların bulunduğu bu okulun stüdyo tiyatrosunda Tolstoy’ un ünlü romanından uyarladığı Savaş ve Barış, Sartre’ ın Sinekler gibi oyunlarını sahneledi.

II.Dünya Savaşı sonrası
II. Dünya Savaşı’nın bitiminden sonra ABD’de 4 Amerikan Aleyhtarı Etkinlikleri Araştırma Komitesi’ nin yarattığı tedirginlik yüzünden 1951’de Almanya’ ya döndü. Önce taşra kentlerinde klasik oyunlar sahneledikten sonra 1955’te Berlin’e dönerek Savaş ve Bartş’ı yeniden büyük bir başarıyla sergiledi. 1962’de Freie Volksbühne tiyatrosunun sanat yönetmenliğine getirilince, orada da R.Hochhuth H.Kipphardt ve P.Weiss gibi yazarların belgesel oyunlarını sahneledi.

Piscator’un tiyatroya getirdiği yenilikler, özellikle sınıf çatışmasını izleyicinin özümleyebileceği teknik bir anlatımla gerçekleştirmesine dayanıyordu. Piscator belgesel nitelikteki öğeleri, film sanatının kurgu özelliklerini, birçok olayı aynı zamanda gösterebilen eşzamanlı sahne düzenini hep bu amaçla kullanmış ve Politik Tiyatro kitabında açıkladığı kuramını, sahnelediği çeşitli oyunlarda uygulama alanına aktarmıştır.

• YAPITLAR (başlıca): Sahneye Koyduğu Oyunlar: Revue Roter Rummel, 1924, (“Kızıl İsyan Revüsü”); Trotz alledem, 1925, (“Her Şeye Karşın”); Die Rahnen, 1924, (“Bayraklar”); Die Rauber, 1926, (Haydutlar); Geuıitter über Gotland, 1926, (“Gotland Üzerinde Fırtına”); Hoppla, wir leben, 1927, (“Hoppala, Yaşıyoruz”); Die Abenîeuer des braven Soldaten Scbweik, 1928, (Aslan Asker Şvayk); Tai Yang envacht, 1931, (“Tai Yang Uyanıyor”); Savaş ve Barış, 1942; Sinekler; Der.Stellver-frefer,1963, (“Temsilci”); In der Sache J.Robert Oppenbeimer, 1964, (Oppenheimer Davası). Kitap: Das politische Theater, 1929, (Politik Tiyatro, 1985).

• KAYNAKLAR: Maria Lay-Piscator, The Piscator Experiment, 1967.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Sitede Ara