Pierre Auguste Renoir Kimdir, Hayatı, Eserleri, Hakkında Bilgi

RENOİR, Pierre Auguste (1841-1919)

Fransız, ressam. Fransız izlenimcileri (Empresyonistler) arasında manzaradan çok figüre ağırlık vermesi ve çok renkli paletiyle tanınmıştır.

25 Şubat 1841’de Limoges’da doğdu, 17 Aralık 1919’da Cagnes’de öldü. Bir terzinin oğluydu. 1845’te ailesi Paris’e taşınınca, ilkokula orada başladı. Müzik öğretmeni Charles Gounod, onu müziğe yöneltmeye çalıştı. Ancak Renoir resme daha çok ilgi duyuyordu. Ailesi, üstün çizim yeteneğinden ötürü onu on üç yaşındayken bir porselen fabrikasında işe yerleştirdi. Renoir, 1857’de ilk resmini yaptı. 1862’de Ecole des Beaux-Arts’a girerek Marc Charles Gabriel Gleyre’nin (1806-1874) öğrencisi oldu. Aynı atölyede çalışan Monet, Sisley ve Jean-Frederick Bazille (1841-1870) ve Academie Suisse’de eğitim gören Cezanne ve C.Pissarro ile dostluk kurdu. Bazille ile bir süre aynı atölyeyi paylaştı. Boş zamanlarında Louvre’da eski Fransız ustaların resimlerini inceliyordu. 1863’te arkadaşlarıyla birlikte Barbizon’da resim yaptı. 1870’te Fransa-Prusya Savaşı çıkınca Bourdeaux’ya gönderildi. Bir yıl sonra Paris Komünü sırasında geri döndü. 1874’te İzlenimcilerim (Empresyonistler) ilk sergisine katıldı. İkinci ve üçüncü sergilere de katıldıktan sonra 1880’lerde İzlenimciler’den uzaklaşmaya başladı. 1881’de Cezayir’e ve İtalya’ya gitti. Floransa ve Roma’da İtalyan ustaların yapıtlarını inceledi. 1882’de Paris’e döndü. İzlenimciler’in ısrarı üzerine yedinci sergiye katıldı. Ancak 1883’ten sonra İzlenimciler’Ie dostluğunu sürdürmekle birlikte üslubunda onlardan bir uzaklaşma başladı. 1904’te yerleştiği Güney Fransa’da çalışmasını giderek güçleştiren romatizma ağrılarına karşın yaşamının sonuna değin resim çalışmalarını sürdürdü.

İlk resimleri
Renoir, sanat yaşamının ilk yıllarında atölyede çalışıyordu. 1863’te Monet, Sisley ve Bazille ile birlikte gittiği Barbizon’da ilk kez açık havada resim yaptı. Bu dönemde özellikle Courbet ve Delacroix’nın gerçekçi (realist) yaklaşımları ile Manet’nin etkisi altında kalmıştır. Ressam Sisley ve Karısı ile Güneşlikli Lise’de Manet’den, Odalık’ta da Courbet’den esinlendiği izlenir. 1860’larm sonlarına doğru, ışığın biçim üstündeki zenginleştirici vurgularını sezinleyen Renoir, onun niteliklerini ilk kez Kurbağalı Dere ve S cine Üstündeki Mavnalar adlı yapıtlarında işlemiştir. 1871 ’den başlayarak Monet ile birlikte yoğun bir çalışma temposuna girmiştir. Onlann birlikte çalışması İzlenimcilik ilkelerinin gelişmesinde etkili olmuştur. Renoir zaten bu dönemde parlak renkleri palet üstünde karıştırmadan, ufak fırça vuruşlarıyla tuvale uyguluyordu. Renk zenginliğinden ötürü kullandığı renklere “gökkuşağı paleti” deniyordu. Renoir izlenimci teknikleri uygulamaya başladıktan sonra yoğun boya hamuru kullanmaktan uzaklaşmıştır. Resimlerinde koyu tonların yerini daha açık ve ışıltılı tonlar almıştır. Ancak Renoir da, Manet gibi, siyahı paletinden eksik etmemiştir, izlenimci teknikler özellikle manzaralarında görülür. Portre ve ev içi resimlerinde ise bu tekniklere yer vermemiş, daha net renkler ve hacimli biçimler kullanmıştır. Renoir tutumunu 1883’e değin sürdürmüş, kimi resimlerinde bu iki üslubu birlikte uygulamıştır. 1875 dolaylarında Monet’den uzaklaşarak Manet’ye yakınlık duymaya başlamıştır. Loca ve Moulin de La Galette, bu döneminin en ünlü resimlerindendir.

Yeni uygulamaları
Renoir, 1880’lere doğru İzlenimcilik’te bir tıkanma ve kendini yineleme tehlikesi duyarak yeni arayışlara girmiştir. 1883 tarihli Bougival’de Dans, Kırda Dans ve Kasabada Dans adlı resimleri bu arayışların örneğidir. Kesin fırça vuruşları uygulayarak kesin biçimler elde etmiş ve parlak renkleri, genelde toprak renkleri ve karşıt renklerle birlikte kullanarak renk açısından belli bir kuruluk ortaya koymuştur. Onun bu “hırçın dönem” resimleri 1880’lerin sonlarına doğru yerini dağınık bir ışığın egemen olduğu, buzlu bir etki yaratan renklerle işlenmiş resimlere bırakmıştır. 1900’lerden sonraki resimlerinde ise daha çok Rubens’in etkileri gündeme gelmiş, dış çizgiler buğulu bir biçimde kütlenin içinde erimiştir. Yeşilin tonları, kırmızı, kahverengi ile kobalt mavisi, beyaz ve siyah kullandığı renklerdir.

Renoir, izlenimciler’den farklı olarak manzara ile yoğun bir biçimde ilgilenmemiş, figüre ağırlık vermiştir. Özellikle kız çocuklarını ve çıplakları işlediği bu resimlerinde her zaman canlı, neşeli bir anlatım benimsemiştir. Önceleri, zarif figürler çizerken, 1900’ lerden sonra Paris’in Yargılanması ve Yıkananlar’da görüldüğü gibi daha şişman figürlere yönelmiştir. Bu çalışmalarında birbirini yineleyen kompozisyon düzenlemeleri göze çarpar.

• YAPITLAR (başlıca): Anthony Ana’nın Ham, 1866, Ulusal Müze, Stockholm; Güneşlikli Lise, 1867, Folkwang Müzesi, Essen; Ressam Sisley ve Karısı, 1868, Wallraf-Richartz Müzesi, Köln; Kurbağalı Dere, 1868-1869, Ulusal Müze, Stockholm; Seine Üstünde Mavnalar, 1869; Odalık, 1870, Ulusal Sanat Müzesi, Washington D.C.; Loca, 1874, Courtauld Enstitüsü Galerisi, Londra; Salıncak, 1876, Jeu de Paume Müzesi, Paris; Moulin de la Galette, 1876, Jeu de Paume Müzesi; Deniz Kıyısında Çocuklar, 1881; Bouvigal’ de Dans, 1883, Güzel Sanatlar Müzesi, Boston; Kırda Dans; Kasabada Dans; Yıkananlar, 1884-1887, Philadeiphia Sanat Müzesi; Elinde Çember Tutan Jean Renoir, 1898; Bacağını Kurulayan Kadın, 1905, Sanat Müzesi, Sao Paolo: Paris’in Seçimi, \)\A\Yıkananlar, 1918, Jeu de Paume Müzesi, Paris.

• KAYNAKLAR: F.Fosca, Renoir: His Life and \Vork, 1961; W.Gaunt, Renoir, 1952; W.Pach, Renoir, 1951; J.Renoir, Renoir, My Father, 1962.

Türk ve Dünya Ünlüleri Ansiklopedisi

Sitede Ara